Alaçatı’nın Sessizliği Satılık Değildir
Kentbilimci ve Siyasal İletişim Uzmanı Dr. Ahmet GÜLER, "İzmir'de turistik ilçelerde ses denetimi ve yüksek ses karşısında turizmin gördüğü zararı ve kaybedilen kültürün temel sonuçlarını" TGM için kaleme aldı.. Keyifli okumalar.
Köyiçindeki gece gürültüsü üzerine
Alaçatı’yı Alaçatı yapan şey hiçbir zaman yalnızca taş evler, begonviller ve yel değirmenleri olmadı.
Bu dokunun içinde süren sakin bir yaşam vardı: akşamüstü kapı önünde oturan yaşlılar, dar sokaklarda yankılanan sohbetler, gece serinliğinde açık bırakılan pencereler. İnsanlar yıllarca buraya bu huzuru yaşamak için geldi.
Bugün köyiçinde oturan bir aile için, ya da on odalı küçük bir otelde kalan bir misafir için yaz gecesi çoğu zaman sabaha kadar süren bir gürültü demek.
Köyün göbeğine yerleşmiş bir grup büyük eğlence mekânı, sokağa taşan yüksek sesli müzikle gece yarısını çoktan geçen saatlere kadar yayın yapıyor. Her mekânın müziği bir diğerininkine karışıyor, taş duvarlar ve dar sokaklar bu sesi bir kat daha büyütüyor. Ortaya çıkan şey eğlence değil, bütün bir mahallenin üstüne çöken bir ses kirliliği.
Dolu oteller her şeyi anlatmıyor
Geçen yaz Alaçatı’da temmuz ve ağustos aylarında birçok tesisin doluluğu yüzde 90’ı aştı, bazı günler yüzde 100’e ulaştı. İlk bakışta bu rakam ortada bir sorun olmadığını düşündürebilir. Ama ortalamalar köyiçindeki gerçeği gizliyor.
Köyiçindeki küçük otel işletmecilerinden dinlediklerimiz bambaşka bir tablo çiziyor. Gürültülü mekânlara komşu oteller misafirler tarafından giderek daha az tercih ediliyor.
Erken rezervasyonlar gürültü yüzünden iptal ediliyor, kimi misafir tatilini yarıda kesip ayrılıyor. Rezervasyon sitelerindeki yorumlar da aynı şeyi söylüyor; misafirler otelin konumunu övüyor ama gelecek olanlara “gürültüye hazırlıklı olun” diye not düşüyor.
Bu yeni bir şikâyet de değil. 2019 yazında tatilcilerin gürültü yüzünden rezervasyonlarını erken bitirip otellerden ayrıldığı basına yansıdı.
Bir yıl sonra Alaçatı Turizm Derneği, bir önceki sezonda yüksek sesli müzik nedeniyle rezervasyon iptalleri yaşandığını kamuoyuyla paylaştı. Aradan geçen yıllarda sorun küçülmedi, yalnızca alışkanlık hâline geldi.
Zararı gören yalnızca turist de değil. Alaçatı’nın asıl ruhunu taşıyan eski Alaçatılılar, yaşlılar, küçük çocuklu aileler bu evlerde yaşıyor.
Birkaç günlüğüne gelen misafir katlanıp gidiyor; burada yaşayan insan ise her yaz aynı uykusuzluğu yeniden yaşıyor. Yerli halk köyünü terk ederse geriye ziyaret edilecek bir Alaçatı kalmaz, yalnızca bir eğlence dekoru kalır.
On yıldır aynı sezon, aynı şikâyet
Haksızlık etmeyelim: Çeşme Kaymakamlığı, Çeşme Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, emniyet ve jandarma bu konuda yıllardır yoğun çaba gösteriyor. Ama tablo, çabanın tek başına yetmediğini açıkça ortaya koyuyor.
2018’de Alaçatı Turizm Derneği’ne üye 135 işletme, sokaklarda 75 desibelin üzerinde müzik yayını yapmama sözü verdi. Kaymakamlık ve belediye kararıyla merkezde gece 01.00’den sonra müzik yayını yasaklandı. Ne var ki pek çok işletme bu kurallara uymadı; müzik sabaha karşı üçe kadar sürdü, ses sınırı defalarca aşıldı.
2020’de Bakanlık gürültü denetim yetkisini Çeşme Belediyesi’ne devretti. Denetimler arttı, cezalar büyüdü. Belediye Başkanımız Lâl Denizli’nin açıkladığına göre yalnızca 2025 sezonunda emniyet, jandarma ve belediye ekipleri yaklaşık 150 milyon liralık gürültü cezası kesti.
Bu rakam bir başarı göstergesi olduğu kadar bir alarm zilidir. Bir sezonda 150 milyon liralık ceza kesilen bir yerde sorun birkaç kuralsız işletme değil, yerleşmiş bir düzendir. Yüksek ciro yapan büyük mekânlar için ceza, ödenip geçilen sıradan bir işletme giderine dönüştü.
Ceza yazan belediye, belgeyi veren Ankara
Sorunun asıl düğümü yetki dağılımında. Müzik yayın belgelerini 2022’den bu yana Bakanlık veriyor. Belediye denetliyor ve ceza kesiyor ama belgeyi iptal edemiyor; raporlarını Kaymakamlık aracılığıyla Ankara’ya gönderiyor. Yani zincirin en etkili halkası, sahaya en uzak noktada duruyor.
Oysa mevzuat elimize güçlü araçlar veriyor. Bugün eğlence kaynaklı gürültünün cezası 419 bin liranın üzerinde. 2022’de yürürlüğe giren Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği, müzik yayını yapan işyerlerine ses sınırlayıcı kurulmasını ve sesin sürekli olarak izlenmesini öngörüyor. Sorulması gereken soru basit: Alaçatı köyiçindeki mekânlarda bu sistemler kurulu mu, çalışıyor mu, birileri bu verileri takip ediyor mu?
Üstelik bu yaz yapılan bir düzenlemeyle müzik yayın izin belgelerinin süresi üç yıldan beş yıla uzatıldı. İptal mekanizması hızlanmazsa, sorunlu belgeler de artık daha uzun süre geçerli kalacak.
Unutmayalım ki mesele yalnızca konfor değil, halk sağlığı.
Dünya Sağlık Örgütü gece gürültüsünün yıllık ortalamada 40 desibeli aşmamasını öneriyor ve 55 desibelin üzerindeki uzun süreli maruziyetin yüksek tansiyon, hatta kalp krizi riskini artırdığını söylüyor. Alaçatı sokakları için hedeflenen 75 desibel bile bu eşiklerin çok üzerinde.
Kalıcı çözüm: Gürültüyü köyün dışına taşımak
Ceza yazmak gerekli ama yeterli değil. Kalıcı çözüm, yüksek sesli müzik yapan büyük mekânların köyiçinden çıkarılıp meskûn alanın dışında, toplu bir eğlence bölgesine taşınmasıdır.
Bu bir yasak önerisi değil, bir yer değiştirme önerisidir. Eğlence Alaçatı’dan gitmeyecek; yalnızca insanların yatak odalarının dibinden uzaklaşacak.
Bu fikir yeni değil, işe yaradığı da görüldü. Alaçatı Turizm Derneği daha 2019’da en doğru çözümün yüksek sesli müzik isteyen işletmelerin yerleşim alanının dışına taşınması olduğunu söylemişti.
2022’de bazı büyük mekânlar sörf bölgesine giden yol üzerindeki bir alana taşındı ve köyiçindeki baskı bir ölçüde hafifledi.
Çeşme Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Osman Köfüncü de köyiçinin bir yaşam alanı olduğunu, burada yüksek sesle müzik çalan bar ve kulüplere yer olmaması gerektiğini açıkça dile getirdi. Yapılması gereken, yarım kalan bu işi tamamlamak.
Bunun için önce köyiçinin hassas alan olarak kabul edilmesi, burada açık ve yarı açık mekânlara yeni yüksek sesli müzik izni verilmemesi ve mevcut izinlerin süresi dolduğunda yenilenmemesi gerekiyor.
Kaymakamlık, Belediye ve İl Müdürlüğü birlikte köy dışında ulaşımı, otoparkı ve altyapısı hazır bir eğlence bölgesi belirlemeli; taşınacak işletmelere makul bir geçiş süresi ve kolaylık tanınmalı.
Taşınma tamamlanana kadar köyiçindeki mekânlarda ses sınırlayıcı ve sürekli ölçüm sistemleri zorunlu olmalı, ölçüm sonuçları da kamuoyuyla paylaşılmalı.
Tekrar tekrar kural ihlal eden işletmelerin müzik izinlerinin iptali aylar sürmemeli; belediyenin bu konuda doğrudan yetkisi olmalı. Köyiçinde kalan işletmeler için ise kural açık ve tek olmalı: dış hoparlör yok, müzik içeride ve sokağa taşmayacak düzeyde.
Alaçatı’nın kaybedecek sezonu yok
Çeşme Belediyesi, Alaçatı Kentsel Tasarım Rehberi’nin önümüzdeki sezon bütünüyle uygulanacağını ve 2027’de meydan düzenleme projesinin hayata geçirileceğini açıkladı. Bu adımları yürekten destekliyoruz. Ancak taş evlerin cephesini korumak, o evlerde yaşayan insanı korumadan eksik kalır. Ses kirliliği bu planların tam merkezinde yer almalı.
Alaçatı bir açık hava diskosu olmak zorunda değil. Eğlenceye karşı değiliz; eğlencenin yeri ile yaşamın yerinin ayrılmasını istiyoruz.
Çeşme Kent Konseyi olarak Kaymakamlığımıza, Belediyemize, İl Müdürlüğümüze, işletmecilere ve bütün Alaçatılılara çağrımız şu: 2027 sezonu açılmadan gürültülü mekânların köy dışına taşınması için ortak bir takvim belirleyelim. Çünkü Alaçatı’nın sessizliği satılık değildir.
Dr. Ahmet GÜLER
Çeşme Kent Konseyi Başkanı