GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 48,7805 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.806,54 ₺ ₿BTC: 4.113.467 ₺ 🇺🇸USD: 48,7805 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.806,54 ₺ ₿BTC: 4.113.467 ₺ 🇺🇸USD: 48,7805 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.806,54 ₺ ₿BTC: 4.113.467 ₺
25 Eylül 2026 - 01:30

info@turkglobalmedia.com

Köşe Yazısı

Algoritmanın Sildiği Yerel Estetik

24.09.2026 10:30
Sinem PARSADAN
33 okunma
Algoritmanın Sildiği Yerel Estetik

Yapay Zeka Eğitmeni ve Kreatif Direktör Sinem PARSADAN, yeni köşe yazısında “Dijital dünyada Yapay Zeka araçları ile oluşturulan içerikler üzerinde yaratıcı süreçler ve estetik değerlerin geçirdiği yapısal dönüşümü" TGM için analiz etti. Keyifli okumalar…

Bu köşe yazısını paylaş:

Yapay zekâya "güzel bir kadın", "modern bir ev", "başarılı bir insan" ya da "mutlu bir aile" çizmesini istediğinizde karşınıza çıkan görüntülere hiç dikkat ettiniz mi?

Bir süre sonra fark ediyorsunuz: farklı komutlardan hep benzer bir dünya çıkıyor. Benzer yüzler. Benzer evler. Benzer bedenler, benzer ışıklar. 

Sanki dünyanın estetik merkezi çoktan belirlenmiş ve geri kalan her şey o merkeze ne kadar yaklaşırsa o kadar "güzel", "modern" ya da "doğru" sayılıyor.

Elbette yapay zekânın Batı'ya karşı özel bir sempatisi yok. Ama onu besleyen verilerin, o verileri sınıflandıran sistemlerin ve bu teknolojiyi geliştiren yapıların bir coğrafyası var. Dolayısıyla algoritmanın önümüze koyduğu dünya da hiç de nötr değil.

Ben bu meseleyi bir süredir kendi akademik araştırmam üzerinden takip ediyorum. Midjourney'de aynı prompt yapısını kullanarak 15 farklı ülkede "anne" temsilinin nasıl değiştiğine bakıyorum. 

Kültür değişiyor, coğrafya değişiyor; ama bazı kalıplar şaşırtıcı derecede sabit kalıyor. Yerel farklılıklar çoğu zaman birkaç güçlü sembole indirgeniyor: bir kıyafet, bir desen, bir ten rengi, bir mimari detay bazen de tek bir yüz ifadesi.

Türkiye promptunu eklediğimde karşıma çıkan anneler ise beni bambaşka bir yerde durdurdu. Yüzlerinde belirgin bir yorgunluk vardı, bir yılgınlık, bir ağırlık. Sanki "Türkiye'de anne" dediğiniz anda sistem, bakım veren bir kadından çok, hayatın yükünü sırtlanmış bir kadın hayal ediyor. Fedakârlık, yorgunluk, sessizce taşıma hali neredeyse görsel bir kimliğe dönüşmüş durumda.

Araştırmacı olarak bu ilginç. Bu coğrafyada büyümüş bir kadın olarak ise, itiraf edeyim, biraz yürek burkucu.

Ve mesele tam da burada benim için başka bir yere geçiyor. Çünkü artık soru yalnızca "Yapay zekâ bizi doğru temsil ediyor mu?" değil. Bizi hangi imgeler üzerinden tanıyor? Hangi klişeleri kültürel kimlik sanıyor? Bir toplumu gerçekten görüyor mu, yoksa internette en çok tekrarlanmış görüntülerini mi yeniden önümüze koyuyor?

Bu noktada aklıma iletişim ve bilgi araştırmacısı Safiya Noble'ın çalışmaları geliyor. 

Noble, arama motorlarının ve algoritmik sistemlerin hiçbir zaman tarafsız olmadığını, aksine toplumda zaten var olan güç ilişkilerini ve önyargıları sessizce yeniden ürettiğini savunuyor. Ona göre teknoloji nötr bir ayna değil; hangi verinin öne çıkarılıp hangisinin görünmez kılınacağına karar veren bir süzgeç. 

Benim Midjourney'de karşılaştığım "yorgun anne" imgesi de büyük olasılıkla tam olarak bu süzgecin bir sonucu: sistem internette en çok dolaşan, en çok tekrarlanan temsili öğreniyor ve onu bize "gerçek" diye geri sunuyor.

Bugün yerel olanı üretebilmek için genellikle ayrıntılı tarifler vermeniz gerekiyor: hangi bölge, hangi dönem, hangi malzeme, hangi doku. Buna karşılık Batılı, kentli ve küresel estetik çoğu zaman hiçbir açıklamaya ihtiyaç duymadan, sanki varsayılanmış gibi karşımıza çıkabiliyor.

Bence asıl risk, yerel estetiklerin tamamen ortadan kalkması değil. Daha sessiz, daha sinsi bir şey oluyor: törpüleniyorlar, sadeleştiriliyorlar, tanınabilir birkaç sembole indirgeniyorlar. Anadolu motifi dekorasyona dönüşüyor. Geleneksel kıyafet kostüme dönüşüyor. Kültürel kimlik, üzerine yapıştırılmış bir görsel etikete dönüşüyor.

Ve biz bu görüntüleri ne kadar çok görürsek, bir süre sonra onları algoritmanın bir tercihi değil, gerçeğin kendisi sanmaya başlayabiliriz.

Bu yüzden yapay zekâya artık yalnızca "Bana güzel bir şey üret" demek yetmiyor. Belki önce şunu sormak gerekiyor:

Kimin güzellik anlayışına göre?

 

Sinem PARSADAN

Yayınlanma: 24.09.2026 10:30