GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,8469 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.676,28 ₺ BTC: 3.063.422 ₺ 🇺🇸USD: 47,8469 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.676,28 ₺ BTC: 3.063.422 ₺ 🇺🇸USD: 47,8469 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.676,28 ₺ BTC: 3.063.422 ₺
12 Ağustos 2026 - 14:35

info@turkglobalmedia.com

Bir Milletin Hafızasında Yaşayan İsim: Cengiz Topel
Köşe Yazısı

Bir Milletin Hafızasında Yaşayan İsim: Cengiz Topel

12.08.2026 12:05
Prof.Dr. Cem GÜZELOĞLU
32

Prof. Dr. Cem GÜZELOĞLU, "Kıbrıs Barış Harekatının sembol ismi aziz şehidimiz Cengiz Topel için anma yazısını” TGM için kaleme aldı… Saygı ve Özlemle…

Bu köşe yazısını paylaş:

Bazı fotoğraflara uzun süre bakamazsınız. 

Gözünüz üzerinde durur ama zihniniz reddeder. Çünkü gördüğünüz şey yalnızca bir görüntü sayılmaz; insanlığın başarısızlığıdır aynı zamanda.

Kıbrıs meselesi üzerine konuşurken çoğu zaman devletlerin diline teslim oluyoruz. Masaların etrafında yapılan görüşmeleri, uluslararası kararları, garantörlük haklarını, stratejik dengeleri tartışıyoruz. 

Oysa tarihin gerçek yükünü devletler değil, insanlar taşır. Bir annenin bekleyişi, bir çocuğun korkusu, bir askerin yalnızlığı…ve bazen bir insan bedeninin taşıyabileceğinden çok daha fazla acı.

Kıbrıs'ta yaşananları anlamak için haritaya değil, insan hikâyelerine bakmak gerekir. Çünkü haritalar ağlamaz. İnsanlar ağlar.

Bugün üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen Cengiz Topel'in adı anıldığında içimizde bir sızı oluşuyorsa, bunun sebebi bu hikâyenin yalnızca bir savaş hikâyesi olmamasıdır. Bu, bir insanın esaret ve zulüm karşısında nasıl bir vakar gösterebildiğinin hikâyesidir.

1964 yazında Kıbrıs'ta Türk toplumuna yönelik saldırılar giderek artarken Türkiye müdahil olmak zorunda kalmıştı. O günlerde görev emri alan genç bir hava pilotu, diğer silah arkadaşları gibi vazifesini yapmak üzere havalandı: Yüzbaşı Cengiz Topel. 

Ne destan yazmak için havalanmıştı ne de adını tarihe kazımak için…muhtemelen her asker gibi görevini tamamlayıp evine dönmeyi düşünüyordu. 

Ama kader bazen insanı kendi hayatının dışına çıkarır ve onu bir milletin hafızasına teslim eder.

Uçağı vuruldu. Paraşütle atladı, sağ olarak yere indi ve esir düştü.

İşte hikâyenin en ağır kısmı da tam burada başlıyor. Çünkü bundan sonrası artık savaş değildir. Bundan sonrası insanlıktır…ya da insanlığın yokluğudur.

Günler sonra Türkiye'ye teslim edilen naaşı üzerinde yapılan incelemeler, sıradan bir ölümün değil, sistematik işkencenin izlerini ortaya koydu. 

O dönemde otopsiye katılan doktorların yıllar sonra verdikleri röportajlar okunduğunda insanın boğazına bir düğüm oturuyor; meslek hayatlarında sayısız ölüm görmüş bu insanlar bile anlatırken gözyaşlarını tutamıyor. 

Bir doktorun, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen sesinin titremesi, bazen tarih kitaplarından daha güçlü bir belgedir. 

Çünkü doktorlar duygularıyla değil bulgularla konuşur…ama bazı yaralar vardır ki bilimsel raporların dili bile yetersiz kalır. İşkencenin bıraktığı izleri tarif etmek mümkündür; bir insanın o acıyı yaşarken ne hissettiğini tarif etmek değil.

Belki de bu yüzden Cengiz Topel'in hikâyesi yalnızca bir şehit hikâyesi olarak okunamaz. O hikâye, aynı zamanda Kıbrıs'ta yaşananların insan tarafıdır.

Bazen düşünüyorum: o son saatlerinde ne düşündü? Annesini mi, babasını mı, çocukluğunu mu? Bir gün yeniden gökyüzüne çıkmayı mı, yoksa kendisinden sonra gelecek insanların özgür yaşayacağı bir Kıbrıs'ı mı? Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Ama bildiğimiz bir şey var: Acı insanı küçültebilir, korku susturabilir, zulüm teslim alabilir. Ama bazı insanlar, yaşadıkları acının büyüklüğüne rağmen taşıdıkları onuru kaybetmez. İşte bu yüzden Cengiz Topel bugün yalnızca bir asker olarak değil, bir sembol olarak hatırlanıyor.

Kıbrıs denildiğinde akla gelen şey yalnızca toprak değildir. Orada yaşanmış hayatlar, yarım kalmış hikâyeler, dönememiş insanlar, bekleyen anneler ve mezar taşlarına sığmayan hatıralar vardır. 

Kıbrıs Türkü'nün verdiği mücadeleyi anlamak isteyen herkes önce bu insan hikâyelerine kulak vermelidir …çünkü bir milletin haklılığını çoğu zaman en iyi anlatan şey siyasi söylemler değil, çekilmiş acılardır.

Aradan geçen bunca yılın ardından Cengiz Topel'in adı hâlâ saygıyla anılıyorsa, bunun sebebi yalnızca cesareti değildir. İnsanlığın kaybolduğu bir yerde insan onurunun nasıl ayakta kalabileceğini göstermesidir.
 

Bazı insanlar yaşarken kahraman olmaz, öldükten sonra da kahraman olmak istemez. Sadece görevlerini yaparlar. Sonra zaman geçer, nesiller değişir, tarihin sayfaları çevrilir. Ama bir millet, kendisine ödenen bedelleri unutmaz…unutmamalıdır da. Çünkü unutulan acılar tekrar eder; hatırlananlar ise milletlerin vicdanını diri tutar.

Bugün Cengiz Topel'in mezarı başında duran herkes aslında aynı soruyla baş başadır: Bir insan ne kadar acı çekebilir? Ve uğruna inandığı değerleri korumak için ne kadar büyük bir bedel ödeyebilir?

Bu sorunun cevabı belki hiçbir kitapta yazmıyor. Ama Sakarya'da yatan o genç pilotun sessizliği, aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ cevap vermeye devam ediyor.


Prof. Dr. Cem GÜZELOĞLU

Yayınlanma: 12.08.2026 12:05