GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 46,5116 ₺ 🇪🇺EUR: 53,1915 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.489,96 ₺ BTC: 2.962.455 ₺ 🇺🇸USD: 46,5116 ₺ 🇪🇺EUR: 53,1915 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.489,96 ₺ BTC: 2.962.455 ₺ 🇺🇸USD: 46,5116 ₺ 🇪🇺EUR: 53,1915 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.489,96 ₺ BTC: 2.962.455 ₺
20 Haziran 2026 - 21:29

info@turkglobalmedia.com

Direnmenin Sessiz Biçimleri
Köşe Yazısı

Direnmenin Sessiz Biçimleri

20.06.2026 11:51
Prof. Dr. Yiğit UYANIKGİL
127

Prof. Dr. Yiğit UYANIKGİL, "Kaygı ve umutsuzluk yerine ayakta kalarak yaratılacak ruhsal bir direncin, insanlığın yaşama duygusundaki etkilerini Mitolojik bir karakter olan Sisifos üzerinden", TGM için kaleme aldı… Keyifli okumalar…

Bu köşe yazısını paylaş:

İnsanlık tarihi, büyük ölçüde direnme hikâyelerinden oluşur. 

Savaşlar, salgınlar, ekonomik krizler ve toplumsal kırılmalar… Her çağın kendine özgü büyük yükleri olmuştur. Ancak günümüz insanının mücadelesi çoğu zaman görünmezdir. 

 

Düşman artık yalnızca dışarıda değil; zihnimizin içinde büyüyen kaygılar, geleceğe dair belirsizlikler ve ruhumuza sessizce yerleşen umutsuzluklardır.

 

Modern çağ insanı, tarihte hiç olmadığı kadar yoğun bir haber akışına ve bilgi seline maruz kalmaktadır. Dünyanın her köşesindeki acıların ve sorunların tanığı olmak, çoğu zaman taşıma kapasitemizin ötesinde yükleri omuzlarımıza bırakmaktadır.

Gölge ve Felç: Kaygı ile Umutsuzluk

Kaygı aslında insanın düşmanı değildir; belirsizlik karşısında bizi dikkatli olmaya çağıran doğal bir uyarı sistemidir. Sorun, kaygının geleceği aydınlatan bir fener olmaktan çıkıp bugünü karartan bir gölgeye dönüşmesidir. Henüz yaşanmamış olumsuzlukların zihinsel hapishanesinde yaşamak, insanı hayatın kendisinden uzaklaştırır.

Umutsuzluk ise daha derin bir kırılmadır. Kaygı insanı harekete geçirirken, umutsuzluk çoğu zaman felç eder. İnsan artık çaba göstermenin anlamına inanmadığında, gelecekle arasındaki bağ zayıflamaya başlar.

Tam da bu kırılma noktasında psikolojik direnç kavramı önem kazanmakta. Direnç göstermek; her şeyin iyi olacağını söyleyen bir iyimserlik ya da acıyı inkâr etmek değildir. Gerçek direnç; zorlukları bütün çıplaklığıyla görüp, yine de yaşamın tarafında kalmayı seçebilmektir.

İçimizdeki Yenilmez Yaz

Nietzsche’nin şu sözü, bu noktaya güçlü bir ışık tutar:

“Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla katlanabilir.”

 

İnsanın en büyük gücü, dış koşulların rahatlığından değil; içinde taşıdığı anlam arayışından doğar. Yaşamın içinde bir amaç, bir sevgi, bir sorumluluk ya da uğruna mücadele edilecek bir değer bulabilen kişi, en karanlık tünellerden bile geçebilir.

 

Albert Camus ise insanın anlamsızlık karşısındaki asil direncini şu sözlerle ifade eder:

Kışın ortasında, içimde yenilmez bir yaz bulunduğunu öğrendim.”

 

Bu söz, umudun dış dünyanın koşullarından değil; insanın kendi içindeki dayanma gücünden beslendiğini anlatır. Hayat bazen gerçekten sertleşir. Kayıplar yaşanır, beklentiler boşa çıkar, gelecek sislerin ardında kalır. 

İnsanı ayakta tutan şey, her şeyin bir anda düzeleceğine dair kör bir iyimserlik değil; tüm zorluklara rağmen yürümeyi sürdürebilme iradesidir.

Sisifos’un Kayası ve Küçük Devam Edişler

Yunan mitolojisinde Sisifos, tanrılar tarafından devasa bir kayayı sonsuza kadar bir dağın zirvesine taşımaya mahkûm edilir. Kaya tam zirveye ulaştığında yeniden aşağı yuvarlanır ve Sisifos aynı mücadeleyi tekrar tekrar yaşar.

Camus’nün yorumunda olduğu gibi; insan da bazen aynı kayayı yeniden omuzlamak zorunda kalır. Ancak yaşamın gerçek değeri yalnızca ulaşılacak zirvede değil, o kayayı her şeye rağmen tekrar kaldırabilme cesaretinde saklıdır.

Direnç, çoğu zaman büyük ve görkemli kahramanlıklar şeklinde ortaya çıkmaz.

 

Sabah yataktan kalkmak…

Yarım kalan bir işe ısrarla devam etmek…

Bir dostun sesinde teselli aramak…

Bir kitabın sayfalarında kaybolmak…

Ya da sadece yeni bir gün için küçük bir plan yapabilmek…

 

Bunların hepsi direncin sessiz biçimleridir. Hayat, yalnızca büyük zaferlerle değil; küçük ama kararlı devam edişlerle sürer.

Kaygılarımız olacak. Zaman zaman umutsuzluğun kıyısına da vuracağız. Ancak insanı insan yapan şey, bu duygulardan tamamen arınmış olmak değil; onların varlığına rağmen yaşamı ve yürümeyi seçebilmesidir.

 

Belki de direnmek, en sade ve en kararlı biçimiyle zihnimize şu cümleyi bırakmaktır:

“Bugün zor olabilir. Ama hikâye henüz tamamlanmadı.”

 

Prof.Dr. Yiğit UYANIKGİL

Yayınlanma: 20.06.2026 11:51