GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 46,5116 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.489,96 ₺ BTC: 2.760.782 ₺ 🇺🇸USD: 46,5116 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.489,96 ₺ BTC: 2.760.782 ₺ 🇺🇸USD: 46,5116 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.489,96 ₺ BTC: 2.760.782 ₺
24 Haziran 2026 - 21:08

info@turkglobalmedia.com

İnsan Zihninin Dönüşümü: Kalıplaşma ve Şartlanmalar
Köşe Yazısı

İnsan Zihninin Dönüşümü: Kalıplaşma ve Şartlanmalar

24.06.2026 14:06
Dr. Mehmet Raci HOŞGÖR
31

Sosyolog ve Kültür Bilimci, Dr. Mehmet Raci HOŞGÖR, "İnsan zihninin pozitif-negatif çözümleme eylemlerinin zihnin dönüşümüyle olan ilişkisini kalıplar ve şartlanma eylem tipolojileri üzerinden değişimini", TGM için kaleme aldı… Keyifli okumalar…

Bu köşe yazısını paylaş:

Bazen gerçeklikten kopmak insana iyi gelmektedir. Ancak, akıl tutulmalarımız ,maske kullanmamız, çarpıtmalarımız, abartmalarımız uzun sürerse bize sıkıntı oluşturmaktadır.

Az gelişmiş toplumlarda ön yargı, klişeler, adam karalamalar ön plandadır. Kişiler, kendisiyle ilgili herhangi bir etiketlemeye karşı çok tepki gösterirken başkalarına için hiç düşünmeden, ezber yapıştırmaları kolaylıkla yapabilmekte, bunun bir suç, günah olduğunu ( bir bedeli olduğunu) aklına bile getirmemektedir. Zaman zaman , gerçeği dile getirmenin sonucu, aşağılanmak ve linç edilmek olmaktadır.

Adem oğlu devamlı kendini inşa etme sürecinde olduğundan ve toplumun bir parçası haline gelirken, sosyalleşirken, akran gruplarından, ailesinden, büyüklerinden, çevresinden (başkalarından) gördüğü, kabul ettiği sosyal güçler dediğimiz kültürel normlar ve müeyyideler (yaptırım,cezalar) çerçevesince hareket eder, sosyal medya ve ekranların etkisini iliklerinde hisseder. 

Elalem ne der fikri beynimize atılan bir tohum olup, onaylanmak önemli ihtiyacımızdır. Güzel ve anlamlı sözcükler, algı kapumızdan zihnimize ve kalbimize süzülüp duygu biriktirmektedir. 

Gerçi argo, dilimizi ele geçirmiş, rengini soldurmuş, canına okumuş olduğundan duygu tomurcuğu yeşerememektedir. Lünpenleşme ve onun getirdiği düşünce sığlığı, sığlaşmanın oluşturduğu duygu ve düşünceleri en az kelimeyle, öfkeyle , anlayamadıklarını başkalarını suçlayarak ifade etme halleri ise ayrı bir sorundur.

Bu çağda insan zihni, her tıklaması, beğenisi kontrol edilmekte, değerlendirilmektedir. Gerçeklik sandığımız sınırlayıcı inançlarımız, eylemlerimizi belirlemektedir. 

Bu nedenle, içimize dönüp kendimizi sorgulamamız miras aldığımız meta (mental ) programa bakmamız gerekir. Belki de ilkel görüntülere konu olmak istemiyorsak bir koça ,bir akıl hocasına ihtiyaç duyma zamanı gelmiştir.

İçinde yaşadığımız toplumda iğne deliğinden bakan kişiler her geçen gün artmaktadır. Hayata bakışımız, nereden, nasıl baktığımızla bağlantılı, ilişkilidir. Kişinin hayata bakış şemaları ne kadar katıysa yaşamı o kadar zorlaştırır. 

Tepkilerimizi; şartlanmalarla, ezberlerle, içimizden geldiği gibi köylü hoyratlığıyla vermekteyiz. Bir beyaz vazo gösterip rengini insanlara sorsak vazonun rengi vazoyu gösterene göre değişmektedir. Velhasıl kutuplaşmayı seven bir milletiz.

Bilim; yeni düşünce , yeni katkılardan oluşmaktadır. Şoklanmış eski yerleşik yapı, yani kalıp kolay kırılmaz Zaten donduğu için kalıp olmuştur. Kalıbın, tanımının dışına çıkınca kimse sizi dinlemez. Kalıbı, buz kırıcılar gibi parçalamaya zorlamak kolay iş değildir. 

İnsan eleştirilmek korkusuyla yaşar, bu korku onu ayakta tutar. Ezber bozmak bir anlamda alışkanlıktan kurtulmaktır. Eski alışkanlıklarımızı bırakabiliyorsak, sorunlarımızı çözebiliyorsak, yeni şartlara uyum sağlayabiliyorsak, düştüğümüzde hemen ayağa kalkabiliyorsak yeterince esneğiz demektir. 

Dayanıklı olmak esneklikle ilişkilidir. Güçlü ve dayanıklı olmak katılık değildir. Sert bir darbe katı cismi kırabilir, yıkabilir. Kasırgalar dev ağaçları söküp atmasına rağmen esneyen ağaçlara hiçbir zarar veremez. Hayat demek esnemek demektir. 

Bu esneklik olaylara bakış açısında, düşünde kalıplarında kendini var etmektedir. İnsan, sosyal ve dinamik olan bir varlıktır. Esneklik, dinamizmini kaybederse stabil hale gelir üretkenliği durur.

Klişeleri ve kalıpları kırma; kültürel dayatmaları, önyargıları veya oturmuş yerleşik düşünce sistemini susturarak yeni, özgün bir bakış açısı kazanma sürecidir. Bu da konfor alanından çıkmak, ezberleri bozmak demektir. 

Her oluşum, her hal, her veri birbirine benzese bile parmak izi gibi farklıdır. Başkalarının bizim için içimizde biriktirdiği boş, yanlış inançlarla bize lutfedilmiş yaşamı hapis etmekteyiz.

Alternatifleri, fırsatları görecek netlik, esneklik içinde olmayan kişi kendi zihinsel süreçlerini kilitler, gerçek dışı veya olumsuz düşündükçe istediği sonucu alamaz, kendine zarar verir. Zira dinlediğiniz müzik bile insanı olumlu, olumsuz programlamaktadır. 

İyi şeylerden faydalanmak kötü gidişatı da durdurmak ile mümkündür. Dolayısıyla akışı doğru yönetmek; başarıya giden yolda önemli bir anahtardır.

Güçlü bir belleği, deneyimi olan sağlıklı, bütünsel, tutarlı düşünen şuurlu bir kişi her zaman en iyi tanımlamaları yapabilmektedir. Şablonlardan, klişelerden, şartlanmalardan uzak doğru sorular, akıllı ilişkilendirmeler canlı bir zihnin göstergesidir.

 

Dr.Mehmet Raci HOŞGÖR

Yayınlanma: 24.06.2026 14:06