GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 46,0829 ₺ 🇪🇺EUR: 53,1915 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.430,14 ₺ BTC: 2.848.699 ₺ 🇺🇸USD: 46,0829 ₺ 🇪🇺EUR: 53,1915 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.430,14 ₺ BTC: 2.848.699 ₺ 🇺🇸USD: 46,0829 ₺ 🇪🇺EUR: 53,1915 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.430,14 ₺ BTC: 2.848.699 ₺
10 Haziran 2026 - 21:44

info@turkglobalmedia.com

 Modada Sürdürülebilirlik mi, Yeni Bir Tasarım İdeolojisi mi?
Köşe Yazısı

Modada Sürdürülebilirlik mi, Yeni Bir Tasarım İdeolojisi mi?

10.06.2026 10:00
Doç.Dr.Gözde YETMEN
12

Doç. Dr. Gözde YETMEN, “Modada sürdürülebilirlik kavramını ve endüstriyel tasarım süreçlerindeki ideolojik dönüşümü" TGM için kaleme aldı. Keyifli okumalar…

Bu köşe yazısını paylaş:

Biyoteknolojik tekstiller, planlı eskitmenin reddi ve döngüsel üretim anlayışı, moda sektörünü yeniden yapılandırıyor.

21.Yüzyılın en büyük tartışmalarından biri, tasarımın doğayla kurduğu ilişkinin yeniden tanımlanmasıdır. 

Özellikle moda endüstrisi, yüksek karbon salınımı, yoğun su tüketimi ve hızlı tüketim kültürü nedeniyle küresel çevre krizinin temel aktörlerinden biri haline gelmiştir. 

Ancak günümüzde sürdürülebilirlik yalnızca çevreci bir söylem değil; aynı zamanda yeni bir tasarım ideolojisine dönüşmektedir.

Piñatex ve Orange Fiber gibi biyomalzeme örnekleri, tekstil üretiminin artık yalnızca endüstriyel hammaddelere bağlı olmadığını göstermektedir. Ananas yapraklarından ya da narenciye liflerinden geliştirilen kumaşlar, moda sektöründe “atık” kavramının yeniden düşünülmesine neden olmaktadır.

Bu yaklaşımın arkasındaki temel felsefe, üretimin doğrusal değil döngüsel olması gerektiği düşüncesidir. Yani çağdaş tasarım anlayışı yalnızca estetik ürün ortaya koymayı değil; aynı zamanda ekolojik sorumluluk üretmeyi hedeflemektedir.

Burada özellikle dikkat çeken kavramlardan biri planlı eskitmenin reddidir. 

Modern tüketim kültürü uzun yıllar boyunca ürünlerin kısa sürede işlevsiz hale gelmesi üzerine kuruluydu. Moda sektörü de “hızlı moda” anlayışıyla tüketiciyi sürekli yeni ürün almaya yönlendiren bir ekonomik sistem oluşturdu.

Ancak çağdaş tasarım felsefesi, artık dayanıklılığı, yeniden kullanılabilirliği ve uzun ömürlü tasarımı merkeze almaktadır.

Bu nedenle günümüzde sürdürülebilir moda yalnızca geri dönüştürülmüş kumaş kullanmak değildir. Aynı zamanda gereksiz üretimi azaltmak, tüketim hızını yavaşlatmak ve ürünlerin yaşam döngüsünü uzatmaktır. Başka bir ifadeyle mesele yalnızca çevreyi korumak değil; tüketim ideolojisini dönüştürmektir.

Bu noktada katılımcı tasarım anlayışı da önemli hale gelmektedir. Tüketici artık yalnızca satın alan kişi değildir; üretim süreçlerine geri bildirim veren, kişiselleştirme talep eden ve markaların etik sorumluluklarını denetleyen aktif bir aktöre dönüşmektedir. 

Çağdaş moda markaları bu nedenle kullanıcı deneyimini yalnızca satış sonrasına değil; tasarım sürecinin tamamına yaymaktadır.

Ancak burada önemli bir paradoks da bulunmaktadır. Çünkü sürdürülebilirlik, küresel moda endüstrisinde zaman zaman yeni bir pazarlama stratejisine dönüşebilmektedir. 

“Yeşil moda” söylemi, bazı markalar tarafından yalnızca tüketici davranışlarını yönlendiren sembolik bir etikete indirgenebilmektedir. Dolayısıyla mesele yalnızca yeni malzemeler geliştirmek değil; aynı zamanda tüketim kültürünü dönüştürebilmektir.

Çağdaş tasarım felsefesi tam da bu noktada devreye girmektedir. Tasarım artık yalnızca “güzel olanı üretmek” değil; etik, ekolojik ve toplumsal sonuçları hesaplayabilen düşünsel bir süreçtir.

Bugün moda sektörünün temel sorusu şudur: Daha fazla ürün mü üretmeliyiz, yoksa daha az ama daha anlamlı tasarımlar mı geliştirmeliyiz? 

Geleceğin tasarım anlayışı büyük ölçüde bu soruya verilecek cevaba bağlı olacaktır.

 

Doç.Dr. Gözde YETMEN

İzmir Demokrasi Üniversitesi / GSF Öğretim Üyesi

Yayınlanma: 10.06.2026 10:00