GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 50,0000 ₺ 🇪🇺EUR: 55,8659 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.976,71 ₺ ₿BTC: 3.895.273 ₺ 🇺🇸USD: 50,0000 ₺ 🇪🇺EUR: 55,8659 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.976,71 ₺ ₿BTC: 3.895.273 ₺ 🇺🇸USD: 50,0000 ₺ 🇪🇺EUR: 55,8659 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.976,71 ₺ ₿BTC: 3.895.273 ₺
01 Kasım 2026 - 13:08

info@turkglobalmedia.com

Köşe Yazısı

Sepete Eklenen Ben: Algoritma Giydirir, Gözetim Dikiş Atar

31.10.2026 10:00
Doç.Dr.Gözde YETMEN
13 okunma
Sepete Eklenen Ben: Algoritma Giydirir, Gözetim Dikiş Atar

Doç. Dr. Gözde YETMEN, Köşe yazısında "Dijital çağın ve algoritmik gözetimin moda üzerindeki dönüştürücü etkisini, akıllı tavsiye motorlarının veri toplama pratikleri üzerinden bireysel tarzı nasıl yeniden biçimlendirdiğini" TGM için kaleme aldı. Keyifli okumalar…

Bu köşe yazısını paylaş:

Moda yüzyıllarca terzinin gözüyle ölçüldü. Bugün ölçen, hiç uyumayan bir modeldir. 

"Endüstri 4.0" bize akıllı fabrikalar ve kişiye özel üretim vaat etmişti. Yapay zekâ geldi ve vaat sessizce el değiştirdi: artık giysiyi değil, giyeni üretiyoruz. Tahmin edilen, profillenen, "sana özel" önerilen bir müşteri.

Moda,tüketim ve gözetim toplumunun kesişim kümesinde şekillenen bu yeni estetik düzeni sorgularken, okuru "sepete eklenen" dijital kimliğimizle yüzleşmeye davet ediyor.

İşin ironisi şu: Moda hep özgürleşmenin dili sayıldı, bugün ise en çok öngörülebilir olmanın dili. 

Sektör, öneri motorlarından tahmine dayalı analitiğe kadar yapay zekâ araçlarını hızla benimseyerek algoritmik veri pratiklerinin en ön safına yerleşti. "Tarzını keşfet" cümlesi, aslında "tarzını bize bırak" demektir.

Felsefe bunu çoktan söyledi. Foucault'da panoptikon, bakışın içselleştirilmesiydi. Deleuze'ün kontrol toplumunda birey, veri izlerinin toplamına, yani "dividüel"e dönüşür. 

Zuboff'a göre bu izler tahmin ürününe çevrilip satılır. Han'ın şeffaflık toplumunda ise kimse zorlamaz, herkes kendini sergiler. Simmel'in "taklit ve ayrışma" ikiliğine bugün üçüncü bir şık eklendi: tanınmak.

Chris Gilliard'ın "lüks gözetim" kavramı ironiyi keskinleştirir. İzleme ve ölçme özellikleri, kullanıcının kutlayacağı birer fayda olarak algılanır. Akıllı saat, çipli etiket, bağlantılı çanta: Hepsi izlenmeyi statüye çevirir.

Yine de bu dijital dikiş payında asıl kaybedilen şey, modanın o kadim ve tekinsiz tesadüfleridir. 

Algoritma bize mükemmelen "uymak" için tasarlanmıştır; ancak estetik, tam da uymayanın, yanılmanın ve o beklenmedik stil hatalarının yarattığı çatlaklardan doğar. 

Bizi kendi geçmiş tıklamalarımızın kusursuz birer yankı odasına hapseden yapay zekâ,özgünlüğü garanti ederken tarzın sürprizlerle dolu doğasını sterilize eder.

Küresel eğilim paradoksu derinleştiriyor. 

AB'nin Dijital Ürün Pasaportu, ürünün menşei, malzemesi ve çevresel etkisini içeren dijital bir kimlik sunuyor. Tekstil için zorunlu uyum 2028 olarak bekleniyor. 

Gerekçe sürdürülebilirlik ve şeffaflık, ki bu değerlidir. Ama hukukçular aynı altyapının markalara izleme ve yaptırım için güçlü bir veri kaynağı da sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Soru, ışığın giysiye mi, giyene mi düştüğü.

Moda kendi panzehirini de üretiyor: Yüz tanımayı şaşırtan desenler, algoritmaya karşı makyajlar. Ama görünmez kalmak da pahalı bir tasarım meselesine dönüşüyor.

Son tahlilde, vitrin ile ayna arasındaki sınır hiç olmadığı kadar belirsizleşiyor. Sepete eklediğimiz her kumaş parçasıyla birlikte, kendi veri bedenimizi de o devasa kontrol mekanizmasının askısına asıyoruz. 

Belki de geleceğin en radikal şıklığı, algoritmaların bizi okuyamadığı o "hesaplanamaz" ve kumaşı dikiş tutmaz anlarda saklı kalacaktır.

Etiketteki çip beni mi tanıyor, yoksa ben mi onda tanınmayı arıyorum? Algoritma bugün ne giyeceğimi söylüyor. Yarın ne olacağımı söylerse, ona teşekkür edip sepete ekleyeceğim.

 

Doç.Dr. Gözde YETMEN

Yayınlanma: 31.10.2026 10:00