GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 52,6316 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.341.058 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 52,6316 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.341.058 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 52,6316 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.341.058 ₺
15 Nisan 2026 - 23:20

info@turkglobalmedia.com

Tekrarın İçinde Kaybolmak; Melodinin Şehri
Köşe Yazısı

Tekrarın İçinde Kaybolmak; Melodinin Şehri

15.04.2026 14:36
Prof. Dr. Yiğit UYANIKGİL

Prof. Dr. Yiğit UYANIKGİL, “İnsanın yaşadığı şehrin ritmini insanın nasıl taşıyabildiğini, yavaş yavaş form değiştiren bir melodi kimliğiyle İZMİR" üzerinden şiirsel bir gerçeklikle” TGM için kaleme aldı… Keyifli okumalar…

Bu köşe yazısını paylaş:

Yürüyorum.
Dar, kuytu sokaklarda; sesin bile kendini kısmayı öğrendiği yerlerde.

Gün batımı, şehrin üzerine bir perde gibi inerken kulaklığımı takıyorum. İlk adımlar her zaman en sessiz olan. Ritim henüz dışarıda değil, içeride. 

Denize yaklaştıkça farkına varıyorum. Adımlarım müziğe uymuyor artık, müzik adımlarımı takip etmekte. 

Akşam İzmir’de bir zaman dilimi değil, bir eşik sanki.

Gün bitmiyor; çözülüyor.

Gün biterken şehir susmuyor; sadece ton değiştiriyor keskince. Kordon boyunca yürürken hissettiğim hayatın eksilmediği, sadece seyreldiği.

Kulaklığımda piyano ve arkadan yükselen soprano saksafon tınıları: My Favorite Things…

Melodi ısrar etmiyor, kuşatıyor.
Tekrar ettikçe derinleşmiyor; içini boşaltıyor.
Tanıdık olanı parlatmıyor; aşındırıyor.

İzmir de tam olarak böyle değil mi?

İlk bakışta dingin.
İkinci bakışta kararsız.
Üçüncüde ise neredeyse bilinçli bir yavaşlık—hatta bir tür direnç.

Bazı şehirler hızla ilerler. Bazıları ise ilerlemeyi geciktirerek derinleşir.

Kordon’da insanlar oturuyor.
Bu artık basit bir eylem değil—bir tavır da değil, neredeyse bir ideoloji 

Oturmak: Acele etmemek.
Oturmak: Zamanla kavga etmemek.
Oturmak: Hiçbir yere varmamak pahasına, anı genişletmek.

Ama her genişleme, içinde bir erteleme barındırır.
Konfor çoğu zaman fark edilmeyen bir donukluk.
Ve tekrar, her zaman derinlik üretmez; çoğu zaman sadece alışkanlıkları parlatır.

Farklanma ise burada başlamakta,
Tekrar etmekle, yerinde saymak aynı şey değil.

Aynı melodiyi çalabilirsiniz-

Ya onu dönüştürürsünüz, ya da onun içinde kaybolursunuz.

Şehir ise çoğu zaman bu ayrımı yapmamakta.
İki uç arasında pervasızca salınmakta:
Hoşgörü ile umursamazlık, kabullenme ile vazgeçiş arasında.

Ve insan…

İnsan sandığından çok daha fazla taşır şehrin ritmini.

Bir yanda hafiflik: Hayatı ciddiye almamanın o baştan çıkarıcı konforu.

Diğer yanda ağırlık: Sürekli ertelenmiş kararların tortusu.

İnsan sadece yaptıklarıyla değil,

Yapmadıklarıyla da biçimlenir.

Gün batarken, Kordon’da her şey kısa bir süreliğine kusursuz.
Deniz, ışık, insanlar… Hepsi yerli yerinde.

Ama kusursuzluk çoğu zaman bir kompozisyon hatasıdır.
Fazla iyi kurulmuş bir sahne, gerçeği gizler.

İzmir’in sırrı belki de tam burada:
Çatışmayı çözmez, yumuşatır.
Keskinliği ortadan kaldırmaz, törpüler.
Hayatı dönüştürmez, katlanılabilir kılar.

Ve bu hiçte masum değil.
Sanki, inceltilmiş bir kaçış.

Çünkü dikkatli dinlerseniz o ritmin içinde çatlaklar var:
Yarım kalmış cümlelerde, gereksiz uzayan suskunluklarda, gözlerin bir anlık kaçırılışlarında…

Hiçbir melodi sonsuza kadar aynı kalmaz.
Hiçbir şehir de.

Bazıları değişimi ilerleme diye satar.
Bazıları ise tekrarları karakter diye kutsar.

İzmir…
Kendi tekrarlarının içinde yavaş yavaş form değiştiren bir melodi.

Ve tam da bu yüzden tehlikeli:
İnsan her daim en çok sevdiği şeyin içinde kaybolur.

 

 

Prof. Dr. Yiğit UYANIKGİL

Yayınlanma: 15.04.2026 14:36