GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,8469 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.676,28 ₺ BTC: 3.063.422 ₺ 🇺🇸USD: 47,8469 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.676,28 ₺ BTC: 3.063.422 ₺ 🇺🇸USD: 47,8469 ₺ 🇪🇺EUR: 55,2486 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.676,28 ₺ BTC: 3.063.422 ₺
12 Ağustos 2026 - 14:34

info@turkglobalmedia.com

Unutmayı Unuttuk mu?
Köşe Yazısı

Unutmayı Unuttuk mu?

12.08.2026 12:55
Prof. Dr. Yiğit UYANIKGİL
36

Başyazarımız Prof. Dr. Yiğit UYANIKGİL, "Düşünme pratiklerinin felsefi zeminde inşa edilmesinde dikkat ve bilinç eylemlerinin zihinsel özekliğin tasarımındaki rollerini", TGM için kaleme aldı… Keyifli okumalar…

Bu köşe yazısını paylaş:

İnsan çoğu zaman “Ben buyum” deme kolaycılığına kaçar. 

Karakterini, korkularını ve zihinsel sınırlarını statik bir öz zanneder. Oysa ne sinirbilim bu kadar muhafazakârdır ne de felsefe. 

Herakleitos’un “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” ilkesi, bugün beynimizin sinaptik ağlarında canlı bir biyolojik gerçeklik olarak karşımızda: Zihin, verili bir töz değil; maruz kaldığı her uyaranla yeniden biçimlenen dinamik bir oluş sürecidir.

Yakıcı soru ise: Zihnimizi gerçekten biz mi şekillendiriyoruz, yoksa maruz kaldıklarımız mı?

Öğrenmeyi zihne pasif bir veri istifleme eylemi sanıyoruz. Oysa beyin ahlaki bir süzgece sahip değildir; doğruyu değil, yalnızca tekrar edileni öğrenir. 

Spinoza’nın Etika’da söylediği gibi, zihin neyi algılarsa ve neye odaklanırsa zorunlu olarak onun kopyasına, onun niteliğine dönüşür. Sürekli uyarılmayı, sığ içerikleri ve anlık hazları tekrar ederseniz; beyniniz derinleşmeyi değil, sabırsızlığı ve yüzeyselliği bir varoluşsal mod hâline getirir.

Bunun tam karşısında duran unutmak ise zihnin bir kusuru veya bir bellek kaybı değil, en hayati ayıklama mekanizmasıdır. 

Nietzsche’nin vurguladığı gibi; hazmetmek, eyleme geçebilmek ve yeniye yer açmak için unutmaya muhtacız. Unutmak, zihnin çöplüğü değil; bit nevi editörüdür. 

Unutamayan, her uyaranı aynı ağırlıkta saklayan bir zihin düşünemez; kendi hafızasının yıkıntıları altında ezilir ve sadece gürültü biriktirir.

Ne var ki bugün dijital dünya hem öğrenmenin derinliğini hem de unutmanın bu özgürleştirici süzgecini felç ediyor. Sürekli yenilenen akışlar ve birkaç saniyelik videolar, dikkati felç eden algoritmik bir mimari kuruyor. 

Heidegger’in işaret ettiği o gerçeğe yönelen "derin düşünme" yetisi yerini, insanı araçsallaştıran teknolojik gürültüye ve hesaplayıcı akla bırakıyor. Sartre’ın bulantı duyduğu o anlamsız nesne yığını, bugün dijital içerik biçiminde zihnimize boca ediliyor.

Bu yüzden çağımızın radikal varoluşçu direnişi ve en büyük lüksü kesintisiz dikkat ve bilinçli sessizliktir. Ekranı kapatıp tek bir fikrin üzerinde durabilmek, artık basit bir dinlenme değil; zihinsel özerkliği ve "kendisi olma" kapasitesini koruma savaşıdır.

Bireysel özgürlük, önümüze koyulan simülasyonlar arasından bir içeriğe tıklamak değildir. Özgürlük, dışsal uyaranlar ile bizim ona verdiğimiz tepki arasındaki o ince boşlukta dikkatimizi nereye vereceğimizi seçebilmektir.

Çünkü insan önceden yazılmış, tamamlanmış bir öz değildir; neye bakıyor, neyi tekrar ediyor ve neyi unutmayı seçiyorsa, zamanla ona dönüşen, kendi kendini inşa eden tamamlanmamış bir hikâyedir.

 

Prof.Dr. Yiğit UYANIKGİL

Yayınlanma: 12.08.2026 12:55