2026 için küresel ekonomi, kriz sinyalleri olmasına rağmen 15 yıldır süregelen durgunluktan sonra ılımlı büyüme gösteriyor.
IMF’ye göre dünya ekonomisi yaklaşık %3’lük bir büyüme kaydederken, AI yatırımları, ABD mali dengeleri ve jeopolitik belirsizlikler önemli riskler yaratıyor.
Bir “olumsuz senaryo” ile birlikte üç ekonomik olasılık tartışılıyor: dayanıklılık, karışık sonuçlar ve distopik çöküş.
Ekonomistlerin çoğu ekonomik tahminin yanlış çıktığını söyleyen eski bir espri vardır; Gerçekçilik payı vardır: çoğu tahmin yanılır ve 2008 gibi büyük krizler dünyayı hazırlıksız yakalar. Ancak şimdi görünüşe göre tam tersi bir durum var.
Küresel ekonomi, 2020’den beri devam eden çok yönlü krizlere rağmen, (pandemi, enflasyon dalgası ve savaş şoklarına rağmen) 15 yılı aşkın süredir yaygın bir resesyon yaşamadan devam ediyor.
COVID-19’un ardından enflasyon 40 yılın en yüksek seviyesine çıktı; merkez bankaları faizleri sert şekilde artırdı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali Avrupa’da enerji krizine neden oldu, Trump yeniden Beyaz Saray’a döndüğünde küresel ticaret savaşını ilan etti.
Buna rağmen, 2025’in sonunda 2023 ve 2024’e benzer şekilde genel ekonomik çıktı beklenenden iyi görünüyor. Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre küresel büyüme yaklaşık %3 seviyesinde seyredecek.
ABD’de %1,9, Euro Bölgesi’nde ise büyüme oranı yaklaşık %1 olarak tahmin ediliyor. Hisse senetleri rekor seviyelere ulaştı ve gelişmiş ülkelerde işsizlik düşük durumda.
Yine de ABD ekonomisinin bazı zayıf noktaları var. Özellikle yapay zekâ (AI) çevresindeki finansal coşku, büyümenin düzensiz dağılımını, zayıf tüketici harcamalarını ve teknoloji dışı sektörlerde yatırım eksikliğini gölgede bırakıyor.
Yapay Zeka alanındaki yatırım tahminleri 2030’a kadar 8 trilyon doları aşabilir, ancak bunun geri dönüşü garanti değil.
Çin de ihracat azaldıkça kendi ekonomik dengesizlikleriyle karşı karşıya. Euro Bölgesi’nde İspanya makroekonomik olarak nispeten güçlü kalırken, Almanya’nın sanayi iyileştirme planının başarısı ve Fransa’nın bütçe sorunları belirsizlik yaratıyor.
Trump yönetiminin Fed’in bağımsızlığına müdahale etme ihtimali, enflasyonla mücadelede kredi itibarını zedeleyebilir.
Ticaret tarifeleri ve jeopolitik gerilimlerle ilgili belirsizlik büyük. BBVA Başekonomisti Jorge Sicilia, “en çok endişe veren şey total belirsizlik” diyor:
60 yıldır yürürlükte olan uluslararası ekonomik kurallar artık geçerli değil. Funcas makroekonomi direktörü Raymond Torres ise “50 yıldır hiçbir şey kesin değil” diye ekliyor.
Üç Olası 2026 Senaryosu
1. Dayanıklılık Senaryosu
Küresel ekonomi genel anlamda güç gösteriyor ve büyüme tahminleri aşağı yukarı mevcut seviyelerde — yavaş ama istikrarlı bir seyir izleniyor. Avrupa’da istikrar, Alman programlarının başarısı, ABD ile Çin arasında diplomatik uzlaşma gibi faktörler iyimserliği artırabilir.
2. İyi / Kötü Karışık Senaryo
Buna göre büyüme sürse bile, faiz oranları, enflasyon ve kamu borcu gibi yapısal riskler ortadan kalkmıyor. Euro Bölgesi’nde bütçe açıkları ve ABD’de hükümet bütçe dengesi sorunları bu karmaşık tabloyu derinleştiriyor.
3. Distopik Senaryo
En ciddi risk senaryosu, AI balonunun kontrolsüz patlaması ve Trump yönetimi gibi beklenmedik jeopolitik şokların ekonomik çöküşü tetiklemesi olarak kabul ediliyor.
IMF eski yardım müdürü Gita Gopinath’a göre dot-com balonu benzeri bir düzeltme, Amerikan hane halkı servetinin 20 trilyon dolarını kaybedebilir ve küresel yatırım kaybı ciddi mali etkilere yol açabilir.
Böyle bir durumda doların güvenli liman rolü de zayıflayabilir.
EL PAÍS