GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 49,0196 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.839,91 ₺ ₿BTC: 4.098.668 ₺ 🇺🇸USD: 49,0196 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.839,91 ₺ ₿BTC: 4.098.668 ₺ 🇺🇸USD: 49,0196 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.839,91 ₺ ₿BTC: 4.098.668 ₺
01 Ekim 2026 - 01:14

info@turkglobalmedia.com

Avrupa Birliği

AB, Aday Ülkelere Tek Pazar Erişimi Sunacak

30.09.2026 22:44
TGM Haber Merkezi
9 okunma
AB, Aday Ülkelere Tek Pazar Erişimi Sunacak

Plana göre ekonomik avantajlar koşula bağlı olacak

Bu haberi paylaş:

AB üyesi olmayan ülkelerin demokrasiden geri adım atması veya hassas teknolojileri dost olmayan hükümetlerle paylaşması durumunda bu avantajlar geri alınabilecek.

Avrupa Komisyonu taslak teklifine göre Avrupa Birliği, birliğe katılmayı bekleyen ülkelere, düşman devletlere ve sanayi alanındaki rakiplere karşı AB’nin yanında yer almaları koşuluyla geniş ekonomisini açacak.

Bazıları AB üyesi olabilmek için onlarca yıldır bekleyen aday ülkelere, üyelik başvuruları değerlendirilirken benzeri görülmemiş bir “kademeli entegrasyon” imkânı sunulacak. Taslak plana göre bu kapsamda engelsiz ticaretin yanı sıra araştırma programlarına erişim de sağlanacak.

Aday ülkelere sunulacak “genişleme öncesi” avantajların gözden geçirilmesine ilişkin belgede, “Tek Pazar, ekonomik yakınlaşma açısından ilk önceliktir” ifadeleri yer alıyor.

Belgede, “Daha erken entegrasyon, Birlik şirketleri için fırsatlar yaratacak, Avrupa değer zincirlerini güçlendirecek ve stratejik bağımlılıkları azaltacaktır. 

Komisyon, doğrulanmış mevzuat uyumu ve uygulama kapasitesinin araştırma, inovasyon ve sanayi iş birliğine daha derin katılıma ve daha geniş pazar erişimine olanak sağladığı alanları belirleyecektir. Öncelik, katılım hazırlıklarını ilerleten ve ortak ekonomik ve stratejik ihtiyaçları karşılayan fırsatlara verilmelidir” deniliyor.

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un danışmanlarından biri olan ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in üst düzey danışmanı Alexandre Adam’ın gözetiminde yürütülen inceleme, AB’nin komşu ülkelerle ilişkilerinde izlediği yaklaşımı kökten değiştirebilir.

Şu anda daha yakın iş birliğinin sağladığı ekonomik avantajların neredeyse tamamı üye ülkelere ayrılmış durumda. Ancak 2013’te Hırvatistan’ın katılmasından bu yana AB’ye yeni bir ülke üye olmadı.

Adam’ın hazırladığı tedbirler paketinin bir parçası olarak Ukrayna, Moldova, Arnavutluk ve Karadağ’a önümüzdeki yıllarda üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla hazırlanmış “yol haritaları” sunulacak.

Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna-Hersek, Sırbistan ve Türkiye gibi diğer ülkelerde ise süreç uzamış durumda. Bu ülkelerin AB’den uzaklaşabileceği veya Rusya ya da Çin’e daha fazla yaklaşabileceğine ilişkin endişeler giderek artıyor.

Komisyonun planına göre aday ülkelere sunulacak ekonomik avantajlar, bu ülkelerin AB’nin dış politika hedeflerine verdiği desteğe bağlı olacak. Tek Pazar’a erişim ise söz konusu ülkelerin kilit teknolojileri düşman devletler ve ticari rakiplerle paylaşmamasına bağlanacak.

İnceleme belgesinde, “Sanayi ve pazar entegrasyonu derinleştikçe hassas sektörlere katılımın; yatırım taraması, ihracat kontrolleri, yaptırımların uygulanması ve hassas teknolojilerin korunması konularında iş birliğiyle birlikte yürütülmesi gerekir” deniliyor.

Belgede ayrıca, “Erişim değerlendirmelerinde stratejik uyum, kritik bağımlılıklar ve altyapı ile tedarik zincirlerine yönelik riskleri yönetme kapasitesi dikkate alınmalıdır. Bu koşulların karşılanmadığı durumlarda katılımın kapsamı, ilgili araç çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir” ifadeleri kullanılıyor.

Daha yakın iş birliği için değerlendirilen alanlar arasında yarı iletkenler, kuantum teknolojileri, biyoteknoloji, yapay zekâ ve uzay bulunuyor.

Bekleme Odasında

Von der Leyen, Batı Balkanlar turu kapsamında çarşamba günü görüşmeler yapmak üzere Arnavutluk’a gidecek. AB Komisyonu Başkanı ayrıca yeni plan kapsamında AB’ye katılım için hızlandırılmış süreçten yararlanamayacak olan Kosova ve Kuzey Makedonya’yı da ziyaret edecek ve ziyaretleri sırasında daha yakın uyumun sağlayacağı ekonomik avantajlar için çağrıda bulunacak.

Kosova Başbakanı Albin Kurti, yaptığı açıklamada, “Kademeli entegrasyonun vatandaşlarımız ve işletmelerimiz açısından somut olması gerekiyor” dedi.

Kurti, “AB Tek Pazarı’na daha geniş erişim, Avrupa finansmanı ve mali programları ile enerji, dijitalleşme, araştırma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda ortak programlar istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Kurti sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kademeli entegrasyonu destekliyoruz ancak bunun tam AB üyeliğine giden bir yol olması gerekiyor; paralel bir süreç ya da üyeliğin yerine geçen bir alternatif olmamalı. Kosova üzerine düşeni yapmaya hazır.”

İncelemeye göre aday ülkelerin nihai hedefi tam AB üyeliği olmalı.

Belgede, “Ancak katılım zaman alıyor: Aday ülkelerin titiz ve liyakate dayalı bir süreci tamamlaması ve kapsamlı ve kalıcı reformlar gerçekleştirmesi gerekiyor” deniliyor.

Belgede ayrıca, “Bu süre, hem Birliği daha geniş bir üyeliğe hazırlamak hem de karşılıklı çıkar alanlarında kademeli entegrasyonu derinleştirmek için stratejik olarak bütünüyle kullanılmalıdır” ifadelerine yer veriliyor.

Ancak sağlanacak avantajlar ülkelerin kendi yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olacak.

Taslakta, “Bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği durumlarda katılım geri döndürülebilir olmalıdır. Gerektiğinde erişim askıya alınmalı veya geri çekilmelidir” uyarısı yapılıyor.

İç Değişiklikler

Mevcut AB üyeleri, birliğe kabul edilecek yeni ülkelerin daha sonra taahhütlerinden geri adım atarak temel politikaları sekteye uğratabileceği ihtimalinden endişe duyuyor.

Eski Başbakanı Viktor Orbán döneminde Macaristan, Rusya’ya yönelik yaptırımları ve Ukrayna’ya verilen desteği engellemek için veto yetkisini kullandı.

Adam’ın incelemesi, von der Leyen’in Batı Balkanlar turundan dönmesinin ardından 6 Ekim’de üst düzey yetkililere sunulacak. İncelemede, AB’ye katılacak ülkelerin demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarında geriye gitmesini önlemek amacıyla yeni koşullar önerilecek.

Belgede, “Katılım süreci hukuki uyumdan daha fazlasını sağlamalıdır. Kurumlar uygulamada işler durumda olmalı ve reformlar kalıcı olmalıdır. Bu nedenle izleme, teşvikler ve yaptırım mekanizmaları, katılım sonrasına da uzanan sürekli bir çerçevenin parçası olmalıdır” deniliyor.

Ancak AB de daha geniş bir üyeliğe uyum sağlamak üzere değişecek. Birlik, başlangıçta tasarlandığı varlıklı Batı Avrupa demokrasilerinden oluşan yapıdan çok daha geniş bir üyelik yapısına dönüşebilir.

İncelemenin sonucuna göre Birlik, temel AB hukuku maddelerini yeniden açmak ve bunun sonucunda birlik genelinde ulusal referandumları tetiklemek zorunda kalmadan, kurallarını tek tek üyelerin tercihleri karşısında daha az kırılgan hâle getirebilir.

Belgede, “Komisyon, gerekli olduğu durumlarda Antlaşma değişikliğini desteklemektedir ancak Antlaşmalar kapsamında hâlihazırda mevcut olan tedbirlerin şimdi hayata geçirilmesi gerektiğini düşünmektedir” deniliyor.

Değerlendirilen seçeneklerden biri, daha fazla kararın üye ülkelerin nitelikli çoğunluğuyla alınabilmesini sağlayacak bir düzenleme yapılması.

Belgede, “Nitelikli çoğunlukla oylama, Antlaşmalar kapsamında hâlihazırda genel kuraldır ancak stratejik açıdan önemli bazı alanlarda oybirliği şartı devam etmektedir. Üyelik arttıkça gecikme veya engelleme riski de muhtemelen artacaktır” ifadeleri yer alıyor.

Sözde geçiş hükümleri (passerelle clauses) kullanılarak yaptırımlar, insan hakları krizlerine verilecek tepkiler ve çatışma bölgelerine sivil misyonların gönderilmesi gibi konularda kararların oybirliği yerine çoğunluk oyuyla alınması kolaylaştırılabilir.

Ancak bu hükümlerinin ilk etapta devreye alınabilmesi için üye ülkelerin oybirliğiyle destek vermesi gerekiyor.

AB genelindeki liderlerden, yeni üyelerin birliğe nasıl dahil edileceği ve hâlâ bekleyen ülkelere neler sunulacağı konusundaki tartışmaya görüş bildirmeleri istenecek. Bu konu, 15 Ekim’den itibaren Brüksel’de düzenlenecek iki günlük zirvede ele alınacak.

Von der Leyen’in genişlemeden sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos, yeni tekliflerin başkentlerden sürecin hızlandırılmasına yönelik destekle birlikte değerlendirilmesi hâlinde, benzeri görülmemiş değişikliklerin gerçekleştirilebileceği bir “genişleme sonbaharı” fırsatı sunduğunu söyledi.

 

Politico

Yayınlanma: 30.09.2026 22:44
Ana Sayfaya Dön