GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.142.901 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.142.901 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.142.901 ₺
21 Temmuz 2026 - 19:45

info@turkglobalmedia.com

AB genişlemesi: Karadağ'ın üyelik maliyeti düşündürüyor

AB genişlemesi: Karadağ'ın üyelik maliyeti düşündürüyor

Politika
21.07.2026 12:32
TGM Haber Merkezi

Avrupa Komisyonu'nun Karadağ'ın AB üyeliği için mali paket takibi sürüyor

Bu haberi paylaş:

Karadağ'ın Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin, Birliğin gelecekteki genişleme politikasının nasıl finanse edileceğine ilişkin tartışmalarda emsal oluşturması bekleniyor. 

Bu durum, AB'nin bir sonraki uzun vadeli bütçesine ilişkin zaten zorlu olan müzakerelere yeni bir tartışma başlığı ekliyor.

Karadağ'ın durumu zorlu bütçe görüşmelerini daha da karmaşıklaştırabilir. Zira üyelik için hazırlanan 3,2 milyar euroluk mali paket, tutarından çok gelecekteki genişleme dalgasının nasıl finanse edileceğine ilişkin tartışmalar nedeniyle Birlik içinde emsal dosya olarak görülüyor.

Avrupa Komisyonu, geçen ay AB üyeliği sürecinde aday ülkeler arasında en ileri aşamada bulunan Karadağ için hazırladığı mali paketi açıkladı.

Yaklaşık 626 bin nüfuslu Batı Balkan ülkesinin Birliğe katılımının ekonomik maliyeti 3,2 milyar euro olarak hesaplandı. Bu tutar, AB'deki her bir vergi mükellefi için 1 euronun altında bir maliyete karşılık geliyor. Komisyon yetkilileri bunu "bir fincan kahveden daha düşük bir maliyet" olarak nitelendiriyor.

Her ne kadar söz konusu maliyet, yaklaşık 2 trilyon euroluk AB uzun vadeli bütçesi içinde oldukça sınırlı kalsa da Karadağ'ın bütçe görüşmeleri üzerindeki siyasi etkisinin büyüklüğünün çok ötesinde olabileceği değerlendiriliyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir AB diplomatı, "Karadağ'ın mali paketi, içerdiği para miktarından çok ilkesel yönü nedeniyle tartışma yaratacak," dedi.

AB'nin genişleme süreci, Hırvatistan'ın 2013 yılında Birliğe katılmasının ardından uzun süre yavaş ilerlemişti. Ancak son dönemde süreç yeniden ivme kazandı.

Komisyon yetkilileri, son altı ayda genişleme konusunda son 10 yıldakinden daha fazla ilerleme kaydedildiğini savunuyor.

Bununla birlikte, genişleme sürecinin yeniden hız kazanması, üyelik mekanizmasının reforme edilmesi yönündeki çağrıları da artırdı. Bazı üye ülkeler, Ukrayna başta olmak üzere aday ülkeler için yeni demokratik güvenceler getirilmesini ve Birliğe kademeli entegrasyon modelinin uygulanmasını öneriyor.

Katılım Antlaşması'nın hazırlanmasına birkaç hafta önce başlanan Karadağ, bu nedenle AB'nin bir sonraki genişleme dalgasının nasıl şekilleneceğinin ilk sınavı olarak değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu da bu alandaki inisiyatifi yeniden ele geçirmek amacıyla kendi reform önerileri üzerinde çalışıyor.

Bir başka AB diplomatı ise, "Karadağ bir emsal niteliğinde. Aslında olmaması gerekirdi ancak kaçınılmaz olarak öyle oldu," değerlendirmesinde bulundu.

Diplomat, üye ülkelerin, AB'nin yeni Çok Yıllı Mali Çerçevesi'ne (MFF) ilişkin bütçe müzakerelerindeki pozisyonlarının Karadağ dosyasına da yansıtılmasını istediğini belirtti.

Bütçesel sonuçlar

Anlaşmazlığın odağında, Karadağ'ın AB bütçesine getireceği ek maliyetlerin mevcut kaynaklar yeniden paylaştırılarak mı yoksa yeni kaynaklar bulunarak mı karşılanacağı ve bunun birlik fonları açısından ne anlama geleceği yer alacak.

Fon programları, üye devletlerin farklı siyasi önceliklerini yansıtıyor ve bütçe müzakerelerindeki başlıca fay hatlarından birini oluşturuyor. Güney ve doğu Avrupa ülkeleri uyum ve tarım politikalarına daha fazla kaynak ayrılması için bastırırken, kuzeydeki başkentler rekabetçilik ve savunmaya odaklanılmasını istiyor.

Karadağ AB ülkesi olursa, birliğe ödediğinden daha fazla kaynak alacak olan, yani sözde 'net alıcı' konumuna geçecek. Komisyonun teklifine göre, uyum ve tarım için ayrılacak fonların önemli bir bölümü, Karadağ'a AB'nin kalkınma yardımı programı olan Küresel Avrupa Planı kapsamında zaten tahsis edilmiş kaynaklardan sağlanacak.

Başka bir deyişle, Karadağ kalkınma yardımı almaya uygun olmaktan çıktığında, halihazırda kendisine ayrılmış para tarım ve bölgesel fonlara yönlendirilecek. Diğer mali programların nasıl finanse edileceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor.

Komisyon, savunma ve rekabetçilik gibi alanlara ayrılan kaynakların orantılı biçimde artırılmasını, bunun da "AB-27 için öngörülen fonlamada olumsuz bir etki olmamasını sağlamayı" hedeflediğini söylüyor.

Ancak bu ilave paranın nereden geleceği sorusu açıkta duruyor. Bu da ya birlik genelindeki vergilerden elde edilen ek gelir, yani 'öz kaynaklar', ya da üye devletlerin ulusal katkılarının artırılması anlamına gelecek.

Almanya ve Hollanda gibi, "tutumlu" olarak bilinen "net katkı sağlayan" ülkeler, ulusal katkıları asgari düzeyde tutmak için AB bütçesinin toplam büyüklüğünün küçültülmesini savunuyor ve bu nedenle yeni gelir yaratmak yerine mevcut kaynakların yeniden dağıtılmasını talep etmeleri bekleniyor.

Tutar ulusal bütçeler açısından ihmal edilebilir düzeyde olsa da, bu tartışmanın, ister Arnavutluk ve Moldova gibi daha küçük ülkeler ister çok daha karmaşık bir dosya olan Ukrayna söz konusu olsun, gelecekteki katılım antlaşmaları için emsal oluşturması bekleniyor.

Sonuç, paranın birlik içinde nasıl dağıtıldığına dair bir güç mücadelesinin ötesine geçebilir. Bu süreç, baştan itibaren net katkı sağlayıcı olacak, üyeliği düşünen daha zengin ülkeler üzerinde de caydırıcı bir etki yaratabilir.

Özellikle İzlanda, 2015'te askıya aldığı AB'ye katılım başvurusunu yeniden açıp açmama konusunda, ağustos ayı sonunda yapılacak bir referanduma gidiyor.

Konuya doğrudan hâkim bir başka kaynak, "Karadağ emsal teşkil ediyor. AB'nin gelecekteki katılım süreçlerinde tutarlı olması gerekecek. Paranın hangi fondan çıkacağı tartışmalı olacak," dedi.

 

Euro News

Yayınlanma: 21.07.2026 12:32
Ana Sayfaya Dön