AB, kısa süreli kiralamaları sınırlamak için planını açıkladı
Avrupa Komisyonu, konut krizine yönelik büyük kamuoyu baskısının ardından plan hazırladı
Avrupa Komisyonu, yerel yönetimlere kısa süreli kiralamaları kısıtlama konusunda daha geniş yetki vermeyi hedefliyor.
Yerel yönetimler, Avrupa Komisyonu tarafından çarşamba günü sunulan yeni kriterler kapsamında “konut baskısı” yaşanan bölgeleri belirleyerek tatil amaçlı kiralamaları ve diğer kısa süreli kiralamaları kısıtlama konusunda daha geniş bir hareket alanına sahip olacak.
Son yirmi yılda, Airbnb gibi çevrim içi platformların etkisiyle konutların gezginleri ve turistleri ağırlamak amacıyla ilan edilmesinde büyük bir artış yaşandı.
Enerji ve Konuttan Sorumlu Komiser Dan Jørgensen, Uygun Fiyatlı Konut Yasası’nı (Affordable Housing Act)tanıtırken, “Kısa süreli kiralamalar birçok şehirde sorunun bir parçası” dedi.
Jørgensen, bazı Avrupa kentlerinin belirli bölgelerinde kısa süreli kiralamalardaki artışın “normal insanların evlerinden dışlanmasına yol açtığını” söyledi ve ekledi: “Bu durum fiyatlarda tamamen kabul edilemez bir artışa yol açtı.”
Yeni kurallar, ulusal hükümetlere “konut baskısı” yaşanan bölgelerin belirlenmesi için ortak bir yöntem sağlayacak.
Plan kapsamında, bir bölgedeki konutların fiyat-gelir oranının 8 veya daha yüksek olması durumunda söz konusu bölge konut baskısı altında olarak belirlenebilecek. Bu, ortalama büyüklükteki bir ev satın almanın kişi başına düşen kullanılabilir gelirin sekiz yıllık tasarrufuna eşdeğer bir miktar gerektirmesi anlamına geliyor.
Fiyat-gelir oranının ayrıca son on yıl içinde yükselmiş olması gerekiyor. Ancak oran halihazırda 10 veya daha yükseksebu koşul uygulanmayacak.
Herhangi bir kısıtlama getirilmeden önce yerel yönetimlerin, kısa süreli kiralamaların konut arzı üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu ve mevcut durumun önümüzdeki üç yıl içinde düzelmesinin olası olmadığını göstermesi gerekecek.
Planlanan tedbirler yalnızca tatil amaçlı kiralamaları değil, ikinci konutları da etkileyebilir. Avrupa genelinde turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paris, Milano ve Barselona gibi popüler şehirler, konut talebi ile arzı arasındaki giderek büyüyen farkla mücadele ediyor.
Bir Komisyon yetkilisi, Birliğin yoğun kamuoyu baskısına yanıt olarak harekete geçtiğini söyledi. Kentlerde yaşayan Avrupalıların çoğunluğu (yüzde 51’i), konutların karşılanabilir olmasını acil bir sorun olarak nitelendiriyor.
AB Rekabet Komiseri Teresa Ribera, “Avrupa’nın en popüler turistik destinasyonlarının ve şehir merkezlerinin bazılarında kısa süreli kiralamalar konutların yüzde 20’sine kadarını oluşturabiliyor ve bu durum fiyatları ve kiraları etkiliyor” dedi.
Komisyon, yeni kuralların Brüksel’in kendi yetkilerini genişletmediğini özellikle vurguladı. Bir AB yetkilisi, kuralların uygulanıp uygulanmayacağına büyük ölçüde ulusal hükümetlerin, bölgelerin ve yerel yönetimlerin karar vermeye devam edeceğini söyledi.
Jørgensen, “Üye devletlerimizdeki ve yerel topluluklarımızdaki karar vericilerin, isterlerse bu sorunu çözmek için tedbirler alabilmeleri gerekiyor” dedi.
Airbnb sözcüsü ise çarşamba günü AB’nin planına ilişkin yaptığı açıklamada, taslak teklifin “uzun vadeli kiralama piyasasına tek bir konut bile eklemeyeceğini” söyledi.
Euractiv