GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 48,3092 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.740,78 ₺ BTC: 3.768.758 ₺ 🇺🇸USD: 48,3092 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.740,78 ₺ BTC: 3.768.758 ₺ 🇺🇸USD: 48,3092 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.740,78 ₺ BTC: 3.768.758 ₺
01 Eylül 2026 - 18:04

info@turkglobalmedia.com

Politika

Almanya'da eyalet seçimi

01.09.2026 16:16
TGM Haber Merkezi
10 okunma
Almanya'da eyalet seçimi

AfD ile kiliseler karşı karşıya

Bu haberi paylaş:

Bu Pazar eyalet seçiminin yapılacağı Saksonya-Anhalt da AfD teşkilatı, kiliselerle açık bir çatışma politikası izliyor. Kilise temsilcileri ise hem kaygılı hem de aşırı sağcı partiye güçlü şekilde karşı duruyorlar.

Magdeburg'daki Katolik katedralinin önünde bayraklar rüzgârda dalgalanıyor. Üzerlerinde "Komşunu sev. Diyalog. İnsan onuru. Dayanışma. Bilinçli oy ver" yazıyor. Herhangi bir partinin adı geçmiyor. Ancak uyarının ne anlama geldiği açık.

Birkaç dakika yürüme mesafesinde Protestan cemaatine ait binada ise "Çeşitlilik ilahidir" yazısı yer alıyor. Bölgedeki diğer Protestan kiliselerinde "Nefret yerine yürek" yazılı pankartlar asılı.

Saksonya-Anhalt eyaletinde seçimleri kazanacağı öngörülen 

Almanya için Alternatif'e (AfD) yönelik uyarılar aylardır kiliselerin gündelik hayatının bir parçası.

Magdeburg Piskoposu Gerhard Feige, Eylül 2025'te Huysburg Manastırı'na düzenlenen geleneksel piskoposluk hac ziyaretinde 3 bin kişiye "Umudun hacıları" başlıklı vaazını verirken, umudun hacılarının "maviye" oy kullanmayacağını söyledi. Sözleri uzun süre alkışlandı. Mavi AfD'nin rengi.

Parti, 6 Eylül'deki eyalet seçimleri öncesinde aylardır anketlerde açık ara birinci sırada. AfD'nin tek başına hükümet kurması bile mümkün görünüyor.

Anayasayı Koruma Teşkilatı, AfD'nin Saksonya-Anhalt teşkilatını "kesinleşmiş aşırı sağcı" olarak sınıflandırıyor. Aynı zamanda AfD'nin kapatılmasıyla ilgili tartışmalar da son dönemde yeniden alevlenmiş durumda.

Magdeburg'daki bir kilisenin önünde "Bilinçli oy verin" mesajlarının yer aldığı pankartlar
Magdeburg'daki kiliseler, eyalet seçimleri öncesinde "bilinçli oy verme" çağrısı yapıyor. Fotoğraf: Christoph Strack/DW

AfD'nin Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerindeki başbakan adayı Ulrich Siegmund ise "sempatik halk adamı" profili çizerek partisinin olumsuz imajının önüne geçmeye çalışıyor.

Eyalette ne kadar Müslüman var?

2,1 milyon nüfuslu Saksonya-Anhalt'ta halkın yaklaşık yüzde 10'u Protestan, yüzde 3'ü Katolik. Müslüman veya Yahudi inancına mensup olanların sayısı ise yalnızca birkaç bin. Nüfusun yüzde 85'inden fazlası herhangi bir dine bağlı değil. Almanya genelinde bu oran yüzde 47.

Ancak doğudaki bu eyalette kiliselerin demokrasiyi savunan ve uyarılarda bulunan kurumlar olarak rolü, rakamlardan çok daha büyük. Görünüşe göre AfD'yi rahatsız eden de tam olarak bu.

Eyalet teşkilatının Nisan ayında kabul ettiği hükümet programı, Protestan ve Katolik kiliselerine karşı kapsamlı bir saldırı niteliğinde.

Programa göre AfD, eyaletin her iki kiliseye yaptığı bütün ödemeleri durdurmak istiyor. Ülkelerine gönderilmekten korktukları için kilise binalarına sığınan mültecilerin yararlandığı "kilise ilticası" uygulamasında ise kiliselerin "kalıcı olarak" mali açıdan sorumlu tutulması isteniyor.

Ayrıca Saksonya-Anhalt Protestan Akademisi'ne artık hiçbir devlet desteği verilmemesi öngörülüyor. Gerekçe olarak "eski partilerin çizgisinde siyasi ajitasyon: iklim doktrini ve gökkuşağı kültü" gösteriliyor. Akademinin "kontrolsüz kitlesel göçü" desteklediği de ileri sürülüyor.

Oysa Saksonya-Anhalt'da yabancıların nüfusa oranı oldukça düşük.

 

Ulrich Siegmund basın toplantısında konuşuyor, arka planda Almanya'ya ait bayrak ve armalar var
35 yaşındaki Ulrich Siegmund, genç ve enerjik bir isim olarak öne çıkıyor. Fotoğraf: Chris Emil Janssen/picture alliance

Kilise daha önce de AfD'ye karşı çıktı

Eleştirilerin sertliği, Almanya için Alternatif'in diğer eyalet örgütlerinden veya federal düzeydeki temsilcilerinden duyulanın ötesine geçiyor. Partinin kuruluş yıllarında AfD temsilcilerinin kilise günlerine veya Katolik buluşmalarına davet edilmemekten yakındığı dönemler artık çok geride kaldı.

Katolik Alman Piskoposlar Konferansı Genel Kurulu, Şubat 2024'te oy birliği ile "Etnik milliyetçilik ile Hristiyanlık bağdaşmaz" başlıklı bildiriyi kabul etmişti. Bildiride AfD'nin etnik-milliyetçi anlayışına dikkat çekilerek "gerçek bir aşırı sağcılıktan" söz edilmişti.

2024'teki belgenin hazırlanmasına, o dönem Almanya'nın doğusundaki Thüringen, Saksonya ve Brandenburg eyaletlerinde yaklaşan seçimler vesile olmuştu. Şimdi Eylül 2026'da Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin'de seçimler var. AfD ile kiliseler arasındaki mücadele şu anda en sert biçimde Saksonya-Anhalt'ta görülüyor.

Piskopos Feige'ye göre AfD'nin izlediği çizgide "kesinlikle" etnik milliyetçilik var. DW'ye konuşan Feige, "Saksonya-Anhalt'ın şimdiye kadarki sloganı 'Modern düşün' idi. AfD bunu 'Alman gibi düşün' ile değiştirmek istiyor" diyor:

"Bu etnik milliyetçilik değil de nedir?"

"AfD'nin seçim afişleri açık bir dil kullanıyor: 'Ülkenizi kurtarın', 'Ülkenizi geri alın', 'İlk dakikadan itibaren sınır dışı!' Bu etnik milliyetçilik değil de nedir?"

74 yaşındaki Feige, şu yorumu yapıyor:

"Bugün yeniden bu kadar çok insanın kandırılmaya açık olabileceğini hiç düşünmezdim. Kundakçıların, fareli köyün kavalcılarının ve ateşle oynayan sözde saygın kişilerin ortaya çıkacağını ve bu kadar çok insanın onların tuzağına düşeceğini de..."

AfD'nin eyaletteki okullarda yeniden uygulamaya koymak istediği "bayrak törenini" örnek gösteriyor. Bayrağın göndere çekilmesi ve millî marşın söylenmesi için Feige, "Bu Nazi döneminde vardı, Doğu Almanya da bunu devraldı. Şimdi yeniden mi gelecek? Bunu kabul edilemez buluyorum" diyor.

Her iki kilise de bir siyasi partiye karşı değil, "Hristiyan insan anlayışını savunmak için" seslerini yükselttiklerini vurguluyor.

Orta Almanya Protestan Kilisesi Eyalet Piskoposu Friedrich Kramer, kısa süre önce çevrim içi yayın platformu Die Eule'ye yaptığı açıklamada, ister iklimin korunması, ister yabancılara yaklaşım olsun, kiliselerin uyarılarının "öncelikle siyasi değil, Hristiyan mesajlar olduğunu ve belirli bir parti renginin desteklenmesi şeklinde okunmaması gerektiğini" söylüyor.

AfD için din özgürlüğü ne demek?

AfD'nin hükümet programında Yahudilerden ve Yahudi yaşamından hiç söz edilmiyor. İslam ise birkaç kez gündeme geliyor. Programa göre AfD, "din özgürlüğünü yeniden makul ölçülere çekecek." 

Programda, İslamın "kültürümüze yabancı bir din" olduğu savunuluyor. "İslam lobisinin her talebini yerine getirmenin" din özgürlüğü olmadığı belirtiliyor.

AfD'nin programında aynı zamanda, kendi deyimiyle "kilise vergisi kiliselerinin" artık yerine getirmediği bir "Hristiyanlık görevi"nden söz edilmesi dikkat çekiyor. Bu deyişle parti dini kurumları, "sadece para toplayan yapılar olarak" eleştiriyor.

Dron ile havaden çekilmiş bu görselde, namaz için bir futbol sahasında toplanan binlerce Müslüman düzenli saflar hâlinde görülüyor
2025'te Halle şehrinde bayram namazı için bir stadyumda toplanan Müslümanlar. Fotoğraf: Hendrik Schmidt/picture alliance/dpa

AfD'nin din politikası yalnızca kiliselerle yaşadığı gerilimden ibaret değil. Saksonya-Anhalt'ta Müslümanların nüfus içindeki payı düşük olsa da, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) verileri kullanılarak yapılan hesaplamaya göre, eyalette yaklaşık 58 bin ila 62 bin Müslüman yaşıyor. Bu, eyalet nüfusunun yaklaşık yüzde 2,7 ila 2,9 demek.

Ancak söz konusu tahmin 2021 verilerine dayanıyor ve dinî aidiyete ilişkin kesin güncel istatistik bulunmuyor.

AfD İslam konusunda kiliselere yönelik eleştirilerinden çok daha sert bir çizgi izliyor. Parti programında açıkça "İslam Almanya'ya ait değildir" deniyor. AfD, camilerin yabancı devletler veya kuruluşlar tarafından finanse edilmesinin engellenmesini, imamların daha sıkı denetlenmesini ve kamusal alanda bazı İslami kıyafetlerin sınırlandırılmasını savunuyor.

"Saksonya-Anhalt pilot proje olacak"

Parti, hukuka bağlı ve topluma entegre Müslümanları kabul ettiğini belirtse de İslam'ın Almanya'daki kurumsal varlığını güvenlik, entegrasyon ve "paralel toplumlar" tartışması üzerinden ele alıyor.

Piskopos Kramer, "AfD'nin hükümete katılması çok ağır sonuçlar doğurur" diyor. Bu nedenle sivil toplumda faaliyet gösteren bütün kültürel kurumların AfD'ye karşı ortak uyarılarda bulunduğunu belirtiyor.

Katolik mevkidaşı Feige de bir AfD hükümetinin "hafife alınmaması" gerektiği konusunda uyarıyor. Feige'ye göre, parti seçim kampanyasında "mesihçi tasavvurlarla" ortaya çıkıyor ve "Her şey iyi olacak" ya da "Her şey mümkün" gibi mesajlarla seçmene sesleniyor.

AfD'nin başbakan adayı Ulrich Siegmund'un "çok akıllı, sempatik ve coşkulu bir görüntü verdiği" için bazı insanların bunda "aşırı sağcı veya tehlikeli" olanın ne olduğunu sorguladığını belirten Feige, "Ama bunun arkasında insanı korkutabilecek güçler var" uyarısında bulunuyor. 

Feige sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Burada AfD'nin tek başına hükümet kurması bir pilot proje olacak. O zaman Saksonya-Anhalt federal siyasete açılan kapı olarak kullanılacak."

 

DW

Yayınlanma: 01.09.2026 16:16
Ana Sayfaya Dön