Almanya'da kuraklık alarmı
Büyük hasat kaybı kapıda
Almanya'da tarımı kuraklık vurdu. Çiftçiler Birliği, bazı bölgelerde tam hasat kaybı yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Yem sıkıntısı yüzünden hayvanlar erken kesime gönderiliyor.
Alman Çiftçiler Birliği (DBV), ülkede aylardır süren kuraklık nedeniyle bu yıl tarımsal üretimde ciddi kayıplar bekliyor. Birlik Başkanı Joachim Rukwied, Alman basınına yaptığı açıklamada, bazı bölgelerde hasadın tamamen kaybedilebileceğini, buğday ve kolza (kanola) üretiminde ise ortalamanın altında bir verim beklendiğini söyledi.
Rukwied, sonbaharda hasat edilecek ürünlerde önemli rekolte kayıpları beklendiğini belirterek bundan en çok patates, sebze ve şeker pancarı ile dane mısır ve soya fasulyesinin etkileneceğini ifade etti.
Almanya'nın çok daha kurak geçen güney kesimlerinde ürün kayıplarının tam hasat kaybına kadar varabileceğini kaydeden Rukwied, kuzey bölgelerinde zaman zaman görülen yağışlar sayesinde durumun biraz daha iyi olduğunu, ancak oralarda da ortalamanın altında verim beklendiğini söyledi.
Yem sıkıntısı büyüyor, hayvanlar kesime gönderiliyor
Kuraklığın beraberinde başka sorunlar da getirdiğini ifade eden Çiftçiler Birliği Başkanı Rukwied, Güney Almanya'da hayvan yemi üretiminin durma noktasına geldiğini aktardı.
Verdiği bilgiye göre, bazı eyaletlerde silolardaki yem stokları hızla eridi. Bu durum, bazı çiftçileri hayvanlarını planlanandan daha erken kesime göndermeye zorluyor.
Çiftçilerin üzerindeki ekonomik baskının çok büyük olduğunu vurgulayan Rukwied, işletmelerin nakit sıkıntısını aşabilmek için geçici kredilere ve likidite desteklerine yoğun talep gösterdiğini de belirtti.
"Tarım sektörünün ekonomik durumu son derece gergin. Hem üretim girdilerinin maliyeti yüksek hem de tarımsal ürün fiyatları düşük" diyen Rukwied, çiftçilerin içinde bulunduğu çıkmaza dikkat çekti.

Çiftçiler hükümetten destek istiyor
Rukwied, hükümetin çiftçilere acil destek vermesini de talep ediyor. Çiftçiler Birliği Başkanı, öncelikle Avrupa Birliği (AB) gübre desteğinin 60 milyon eurodan 180 milyon euroya çıkarılmasını, ayrıca çiftçilere verilen doğrudan AB desteğinin de yüzde 80'inin öne çekilerek Ekim ayında ödenmesini istiyor. Almanya'da bu destek normalde Aralık ayında veriliyor.
Rukwied, ayrıca Kasım sonuna kadar dizel üzerindeki vergilerin düşürülmesini beklediklerini ifade etti. Alman hükümetinin gündemindeki tarımsal düzenlemeleri de hatırlatan Rukwied, çiftçilerin zor yıllar için vergiden muaf bir risk rezervi oluşturabilmesine imkân sağlayacak düzenlemenin acilen hayata geçirilmesini istedi.
İklim değişikliğine tarım sektörünün uzun süredir uyum sağlamaya çalıştığını savunan Rukwied, sıcağa ve kuraklığa daha dayanıklı bitki çeşitlerinin geliştirilmesine de hız verilmesi gerektiğini söyledi.
Bakan'dan destek sinyali
Son günlerde çiftçilerin yaptıkları endişeli açıklamalara Almanya Tarım Bakanı Alois Rainer'den tepki geldi. Bakan, aşırı kuraklığın sonuçlarından kendisinin de büyük endişe duyduğunu ifade etti ve etkilenen çiftçilere tazminat verilmesinin gündeme gelebileceğini söyledi.
Kölner Stadt-Anzeiger gazetesine konuşan Bakan, "Zararın gerçek boyutlarının, ağustos ayı sonunda resmî hasat verileri ortaya konunca belli olacağını ve bunun değerlendireceğini, ardından da eyaletlerle biraraya gelinerek gerekli adımların atılacağını söyledi.
Hükümetteki Hristiyan Birlik ittifakının küçük ortağı, sadece Bavyera Eyaleti'nde örgütlü olan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili Bakan Rainer de çiftçi bir aileden geliyor, kasaplık eğitimi alan Rainer senelerce ailenin besicilik tesislerini yönetti.

Kuraklık tarlalarda sebzeleri kuruttu
Almanya'nın birçok bölgesinde nehir ve dereleri korumak amacıyla tarımsal sulamaya yönelik su çekimine sınırlamalar getirildi. Bunun sonucunda tarlalardaki soğan ve patateslerin yeterince büyümediği, aşırı güneş nedeniyle marulların da kuruduğu bildiriliyor.
Heilbronn yakınlarındaki Schwaigern kasabasında çiftçilik yapan Thomas Schmälzle de ay başında kamu yayıncısı SWR'e tam da tarladaki ürünlerin suya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu şu dönemde iki haftadır tarlalarını sulayamadıklarını anlattı.
Schmälzle, normalde Ağustos başında 6 ila 7 santimetre çapa ulaşması gereken soğanların, kuraklık nedeniyle yaklaşık 3 santimetrede kaldığını söyledi. Derelerden tarımsal sulama amacıyla su çekiminin de yasaklanması nedeniyle çıkmazda olduklarını ifade etti.
Freiburg yakınlarındaki Emmendingen'de çiftçilik yapan Oliver Dinger ve ailesi ise ürünlerinin bir bölümünü damla sulama sistemiyle ve şebeke, yani içme suyu kullanarak suladıklarını belirtiyor. Bunun maliyetleri ciddi ölçüde artırdığını ifade eden aile, yine de bu yöntemle tam ürün kaybını önlemeye çalıştıklarını anlatıyor.
Çiftçiler için geçim meselesi
Resmi makamlar ise derelerden su çekilmesine getirilen kısıtlamaların, su kaynaklarını ve içme suyu arzını korumak amacıyla uygulandığını belirterek tedbiri savunuyor.
Çiftçiler ise sulama yapamamaları halinde sezon boyunca elde etmeyi planladıkları geliri kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını söylüyor.
Kurak yazların tekrarlanması halinde birçok çiftçinin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği, ayrıca büyük ürün kayıplarının yaşandığı dönemlerde tüketicilerin gıda, meyve ve sebzeyi daha yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Yeraltı suları da alarm veriyor
Sorun yalnızca yüzey sularıyla sınırlı değil. Baden-Württemberg Çevre Kurumu'na göre yeraltı suyu seviyeleri de hızla düşüyor.
Kurum uzmanlarından Michel Wingering, bu yaz görülen tablonun 2018 yılında kaydedilen rekor düşük seviyelere yaklaştığını belirtiyor. Kuraklığın sürmesi halinde önümüzdeki bir iki ay içinde eyaletteki yeraltı suyu ölçüm istasyonlarının yaklaşık yarısında yeni rekor düşük seviyelerin görülebileceği uyarısı yapılıyor.

Avusturya'da da "tarihi kuraklık felaketi"
Avusturya'da da haftalardır süren kuraklık ve rekor sıcaklıklar nedeniyle tarım sektöründe yaklaşık 1 milyar euroluk zarar oluştuğu açıklandı.
Tarım sektöründeki hava koşullarına bağlı zararları sigortalayan Avusturya Dolu Sigortası'nın Genel Müdürü Kurt Weinberger, mevcut durumu "tarihi bir kuraklık felaketi" olarak nitelendirdi. Weinberger, "Daha önce hiç bu kadar büyük yağış eksikliği, bu kadar çok sıcak gün ve bu kadar yüksek sıcaklıklar yaşamadık" dedi.
Avusturya makamları da ülke genelinde ortalama ürün kaybının yüzde 30 civarında olmasını beklediklerini söylüyor. En büyük zararı meralar ve yem üretimi görürken Almanya'da olduğu gibi Avusturya'da da yem sıkıntısı nedeniyle bazı çiftçilerin sığırlarını acil kesime göndermek zorunda kaldığı bildirildi.
Ülkede mısır, soya ve tahıl üretiminde de ciddi kayıplar bekleniyor. Uzmanlara göre son yıllardaki gelişmeler, Avusturya'nın gıda arzı açısından endişe verici bir tablo ortaya koyuyor.
Ülke halihazırda tahıl, patates ve bitkisel yağ ihtiyacının bir kısmını ithalatla karşılarken 2050-2060 döneminde tahıl ihtiyacının yaklaşık yüzde 50'sinin, patates ihtiyacının yüzde 70'inin ve bitkisel yağ ihtiyacının yüzde 80'inin ithalat yoluyla karşılanabileceği öngörülüyor.
Weinberger ayrıca sanayi ve ticari yapılaşma nedeniyle tarım arazilerinin hızla betonlaştığını belirterek bunun ülkenin gelecekteki gıda güvenliğini tehdit ettiğini söylüyor.
DW