Binlerce Çin vatandaşı vizesiz olarak Sırbistan ya da Bosna-Hersek’e seyahat ediyor ve buradan Avrupa Birliği’ne geçiş yapıyor.
ABD’ye yerleşme umutları giderek azalırken, artan sayıda Çin vatandaşı vizesiz olarak Sırbistan ya da Bosna-Hersek’e gidip oradan Avrupa Birliği’ne geçmeye çalışıyor.
Wang Qing* Bosna-Hersek ile Hırvatistan arasındaki nehrin buz gibi sularına temkinli adımlarla girdi. Kıştı, gecenin en karanlık saatleriydi.
Yanında seyahat ettiği kişilerle birlikte karşı kıyıya ulaştılar ve kaçakçıların kendilerini almasını “çok uzun süre” beklediler.
“Baştan aşağı sırılsıklam olmuştuk,” diyen Wang, Aralık 2024’te 19 yaşındaydı ve Çin’in doğu bölgesindendi.
Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex verilerine göre, o yıl Batı Balkan rotasında Çin vatandaşları tarafından 620’den fazla yasa dışı sınır geçişi kaydedildi; ayrıca 30 kişi de Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden geçti.
2022’de Batı Balkan rotasında bu sayı sadece 88’di. Geçen yıl ise 706’ya ulaştı.
Ekonomik sıkıntılar ve siyasi memnuniyetsizlik nedeniyle artan sayıda Çin vatandaşı Balkanlar üzerinden AB’ye ulaşmaya çalışıyor.
ABD’ye giden yolları ise Ekvador ile vizesiz rejimin sona ermesi ve Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki ikinci döneminde artan sert politikalar nedeniyle daha zor hale geldi.
Bugün sosyal medyada Almanya’nın sosyal yardım sistemi övülerek cazip gösteriliyor; ancak ilk durak neredeyse her zaman vizesiz giriş yapılabilen Sırbistan oluyor.
Riskler ise büyük.
Geçen yıl Ekim ve Aralık aylarında yaşanan iki ayrı olayda, Sırbistan’dan Hırvatistan’a geçmeye çalışan dört Çin vatandaşı boğularak hayatını kaybetti.

Çin’i geride bırakmak
Wang, Bosna’nın Bihaç kenti yakınlarında AB’ye geçmenin bir yolunu ararken otoyol boyunca yürüyor.
Çin’den ayrılmadan önce okulu bırakmış ve farklı işlerde çalışmıştı.
Wang, “Memlekette işler çok yorucu. İzin yok ve maaşlar çoğu zaman gecikiyor.” dedi.
2023’ten beri işsiz olan Wang, ailesinden aldığı bir miktar parayla Avrupa’ya gitmeye karar verdi. Bu, Çin dışına yaptığı ilk seyahatti.
Çin’de genç işsizlik oranı yüksek seyrediyor. 16–24 yaş grubunda işsizlik geçen Ağustos ayında yüzde 18,9’du. 2023’te ekonomik yavaşlama sinyalleri arasında oran yüzde 21,3 ile rekor kırdı.
Balkan rotasındaki bazı Çinli göçmenler, küçük işletmelerinin COVID-19 kapanmaları sırasında zarar görmesinin ardından ülkeyi terk etmeye karar verdiklerini söyledi.
Azalan ekonomik fırsatlar ve son yıllarda artan toplumsal denetim de hoşnutsuzluğu artırdı; bazı Çinliler özellikle çocukları için daha iyi bir yaşam umudunu kaybediyor.
43 yaşındaki Zhang Ming denizde çalışıyordu; ancak görece iyi maaşının bile ailesine uzun vadeli ekonomik güvence sağlamaya yetmediğini söyledi.
“Denizde para kazanabiliyorsun ama aileden biri hastalansa yetmeyeceğinden hep korkuyorsun,” dedi.
Zhang ayrıca çocukların okulda maruz kaldığını söylediği “beyin yıkama”dan — askeri üniforma giyme ve savaş şarkıları söyleme gibi uygulamalardan — endişe duyduğunu belirtti.
Zhang, “Çin’deki durumu değiştiremem. Sadece kaçabilirim,” diyor.
Bunun üzerine Sırbistan’a çalışmak için gitti ve AB’ye geçme ihtimalini orada duydu. Eylül 2023’te bir kaçakçı tutarak Schengen bölgesi üyesi Macaristan’a geçti.

Balkan rotası
On yılı aşkın süredir Balkan rotası, çoğunlukla Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan gelen düzensiz göçmenlerin AB’ye ulaşmak için kullandığı önemli bir güzergâh.
Çin’in Sırbistan ve Bosna ile vizesiz anlaşmaları olması Çin vatandaşlarına avantaj sağlıyor; Belgrad’a doğrudan uçup Bosna’ya vizesiz geçebiliyorlar.
Ancak Sırbistan merkezli Klikaktiv adlı STK ile bağlantılı avukat Milica Svabic’e göre bu durum iki ucu keskin bir kılıç.
Özel konaklama kiralayarak görünmeden hareket edebilen Çin vatandaşları “tamamen görünmez” hale geliyor, diyen Svabic, “Devlet kurumları ve STK’lar için görünmezler ve bu durum emek sömürüsü ya da cinsel sömürüye kapı aralayabilir,” dedi.
Birçoğu AB’ye geçmek için kaçakçılara başvuruyor.
Wang önce Belgrad’a uçtu. Zhang kuzeye, Macaristan’a yönelirken Wang Bosna’ya otobüsle geçerek AB ve Schengen üyesi Hırvatistan’a doğru ilerledi.
Soğuk nehri geçmeden önceki son durağı ise Bihaç’tı.
- Göçmenlerin sığınak olarak kullandığı terk edilmiş bir su kulesinde, kaçakçılar hizmetlerini duvarlara çok dilli ilanlarla yazıyor. Çince en son eklenen dil oldu.
- Bir WhatsApp numarasının yanında şu yazıyor: “Avrupa’ya (İtalya, Almanya, Fransa vb.) gitmek istiyorsanız size yardım edebiliriz. Teşekkürler.”
Wang, Bihaç’taki bir hostelde birkaç Çinliyle tanıştı ve birlikte orman yolundan Hırvatistan sınırına yürüdüler.
İlk geçiş denemesinde Hırvat sınır polisi onları geri itti.
Wang ve beraberindekiler, polisin biber gazı kullandığını ve telefonlarını kırdığını anlattı. Bosna sınırında ağır polis müdahaleleri daha önce de belgelenmişti. Telefon kaybı yalnızca iletişimin değil, ödeme aracının da kaybı anlamına gelebiliyor.
İkinci denemesinde Wang yaklaşık 2.000 avro karşılığında kaçakçı tuttu. Yeniden geri itildi, ancak üçüncü denemesinde başarılı oldu ve Almanya’ya ulaşıp iltica başvurusunda bulundu.

ABD rotası belirsizliklerle dolu
Çince’de buna “yolu yürümek” deniyor — genellikle ABD’ye, Meksika üzerinden güney sınırından yasa dışı geçiş süreci.
Çin’in 2023 başında COVID seyahat kısıtlamalarını kaldırmasından sonra sayılar hızla arttı.
Birçok kişi önce vize gerekmeyen Ekvador’a uçuyor, ardından Meksika’ya geçiyordu.
Yalnızca 2023’te 37 binden fazla Çin vatandaşı ABD’nin güney sınırından yasa dışı geçiş girişiminde yakalandı.
Ancak Temmuz 2024’te Ekvador vize muafiyetini kaldırdı; Washington da özellikle Trump’ın ikinci başkanlık döneminde güney sınır kontrollerini sıkılaştırdı ve belgesiz göçmenlere yönelik ülke çapında baskıyı artırdı.
Avrupa ise B planı haline geldi.
Türkiye’nin İstanbul kentinde misafirhane işleten ve Telegram’da kaçakçılık hizmetleri reklamı yapan Çinli bir işletmeci, “Artık birçok müşteri Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya ve İtalya’ya gidiyor. ABD’ye gitmek mümkün olmadığı için Avrupa’ya yöneliyorlar,” dedi.

Sosyal medyanın cazibesi
Bosna’nın kuzeybatısındaki Bihaç, Hırvatistan sınırı yakınında, Batı Balkan rotasının kritik geçiş noktalarından biri.
Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) verilerine göre Almanya’da iltica başvurusu yapan Çin vatandaşlarının sayısı son beş yılda düzenli olarak arttı.
2025’te bu sayı 1.700’e ulaştı; 2023’e göre üç kat artış anlamına geliyor.
Geçen Eylül ayında Çin, Almanya’daki iltica başvurularında menşe ülkeler arasında sekizinci sıradaydı.
İtalya’da ise sayı daha da yüksek: 2025’te 3.800’den fazla başvuru yapıldı. Britanya’da ise 1.500 kişi koruma talep etti.
Almanya’nın iltica sistemi başvuru sahiplerine ücretsiz yiyecek ve barınma, sağlık sigortası ve entegrasyon kursları sağlıyor. Her başvuru sahibine aylık yaklaşık 400 avro ödeniyor.
Bu destek birçok AB ülkesinden daha cömert; Çinli göçmenler de bunu sosyal medyada paylaşıyor.
YouTube’da 22 yaşındaki bir Çinlinin Balkanlar üzerinden Almanya’ya yolculuğunu ve başvuru sonrası aldığı desteği anlattığı video 370 binden fazla izlendi.
Ancak çoğu zaman Çinli iltica başvurularının düşük kabul oranından söz edilmiyor. BAMF verilerine göre 2025’te 2.000’den fazla başvurunun yüzde 56’sı reddedildi.
Zhang’ın başvurusu reddedildi; ancak itiraz sonrası “tolere edilen kalış” statüsü aldı, yani hemen sınır dışı edilme riski yok. Çalışma izni aldıktan sonra bir e-ticaret deposunda ve ardından bir gıda işleme fabrikasında çalıştı.
“Başta yasa dışı yollardan girdim ama Alman devleti bana yiyecek, barınma ve ücretsiz entegrasyon kursları sağladı — hepsi Alman vergi mükellefleri tarafından karşılandı,” dedi. “Bu yüzden minnettar olmalı ve çalışıp vergi ödeyerek karşılığını vermeliyim.”
İltica reddedilse bile düzenli gelir, vergi ödeme ve entegrasyon şartlarını yerine getirirse uzun süreli oturum alabilir. O zaman eşi ve çocuklarıyla Almanya’da yeniden birleşmeyi umuyor.
Wang ise dil bariyeri ve kaldığı kabul merkezinde tek Çinli olmanın yalnızlığıyla zorlandı.
Başvurusu hâlâ incelenirken ve uzun süreli oturum için yıllarca bekleme ihtimali varken, biriktirdiği aylık ödenekle Çin’e dönüş bileti aldı.
“Sadece oturum için değmez gibi geldi.”
Bu tür hayal kırıklıkları yaygın. Bazı Çinli göçmenler Almanya’dan Güney Avrupa’ya gidip kayıt dışı ekonomide Çinli topluluklar içinde çalışıyor ya da Almanya’daki aylık ödenekten daha fazla kazanma umuduyla Sırbistan ya da Orta Doğu’ya dönüyor.
Çin’de yeniden güvencesiz işlerde çalıştıktan sonra Wang bir kez daha Balkanlara döndü. Bu kez çok daha fazla Çinli göçmenle karşılaştı.
Saraybosna’daki bir otobüs terminalinde Bihaç ve Velika Kladuşa’ya giden yaklaşık bir düzine Çinliyle tanıştı.
“Herkes çok temkinli, bilgi topluyor, ekipler oluşturup birlikte hareket ediyor,” dedi.
Ancak iki hafta sonra Wang yeniden Çin’e döndü; göçün cazibesi azalmıştı.
- “O ‘iyi hayat’ benim istediğim şey değil,” dedi. “Gerçekten entegre olmam imkânsız.”
- “Aileme ihtiyacım var, bir daha denemeyeceğim.”
*Haberde adı geçen göçmenlerin isimleri değiştirilmiştir.
Balkan Insight