GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 2.966.660 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 2.966.660 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 2.966.660 ₺
05 Nisan 2026 - 09:21

info@turkglobalmedia.com

CHP Lideri Özgür Özel: Artık Karşımızda Bir İktidar Partisi Yok

CHP Lideri Özgür Özel: Artık Karşımızda Bir İktidar Partisi Yok

Gündem
23.12.2025 19:06
TGM Haber Merkezi

AK Parti Yönetme Kabiliyetini Kaybetti, Muhalefete Hazır

Bu haberi paylaş:

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Hoş geldiniz. Değerli milletvekillerimiz, Türkiye’nin dört bir yanından ve Ankara’dan gelen değerli konuklar, bizleri televizyonlarından izleyen, radyolarından dinleyen değerli vatandaşlarımız, hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi adına saygı ile selamlıyorum.

2025 yılının son grup toplantısını yapıyoruz. Yaklaşık bir ayı geçen bir süredir, 35 gündür grup toplantılarımızı hem bütçe maratonu nedeniyle, hem de birkaç haklı ve üzücü mazeretimizden ötürü yapamamıştık. Bugün yılın son grup toplantısında birlikteyiz” dedi. 

Özel, şunları söyledi:

“ZULMÜ GÖRDÜK, SIKINTILARI BİRLİKTE OMUZLADIK”

“Geride bıraktığımız yılı maalesef ağır sorunlar altında geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. Zulmü de gördük, darbeyi de yaşadık. Sıkıntıları hep birlikte omuzladık. En yakınlarımızın, evlatlarımızın kayıplarıyla sınandık. Ancak bugün burada bir yılın muhasebesini yapmak ve yeni yıla girerken umutları tazelemek üzere buradayız. 

Konuşmama başlarken haziran ayında elim bir kazada kaybettiğimiz Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız, kardeşim Ferdi Zeyrek’i ve hepimize siyasette nezaketi gösteren, adeta Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Cumhuriyet’in yaşayan, ayaktaki kütüphanesi olan, ağaçlar gibi ayakta hayatını kaybeden Genel Başkanımız Altan Öymen’i kaybettik. 

Henüz daha dokuz gün önce de doğduğum, büyüdüğüm Şehzadeler ilçesinin genç kadın belediye başkanını, 21 yaşından itibaren partimizde koşan, o ilçe belediyesinde 21 yaşındayken partiyi yüzde 6’dan yüzde 13’e çıkarmayı başarı saydığımız günde emek veren ve sonra her adımında bizimle bir koşan, ilde yüzde 60 ve parti tarihinde alınmış en yüksek oyla da tek başına ittifaksız o ilçeyi kazanmayı başaran Gülşah Durbay kardeşimize, evladımızı kaybettik. 

Hepsinin ve Türkiye’nin dört bir yanında örgütümüze, partimize emek veren, bugün aramızda olmayan, 2025 yılında kaybettiğimiz bütün üyelerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. 2026’nın böyle büyük acılar getirmemesini temenni ederek sözlerime başlamak istiyorum.”

“MECLİS AÇIK OLMASAYDI YİNE MENEMEN’DE OLACAKTIM”

“Bugün eğer bu grup toplantımız olmasaydı, Meclis açık olmasaydı pek çoğumuz gibi ben de her yıl olduğum gibi Menemen’de olacaktım. Bugün Asteğmen Kubilay’ın, Bekçi Şevki ve Bekçi Hasan’ın katledilişlerinin 95’inci yılı. 

Kubilay Menemen’e asteğmen olarak gitti ve Cumhuriyet’in ay - yıldızlı bayrağına karşı manda ve himaye yanlılarının ellerinde şeriat bayrağı ile dolaştıklarını, Cumhuriyet’e ve kurucusuna meydan okuduklarını, gördükleri yerde Türk bayrağını indirip şeriat bayrağı çektiklerini görünce yanındaki iki bekçi arkadaşıyla birlikte bunların karşısına dikildi. 

Gözü dönmüş caniler Kubilay’ı önce yaraladılar. Sonra yaralı bedenine işkence ettiler. Canlı canlı başını gövdesinden ayırdılar ve Cumhuriyet’e karşı Kubilay’ın başını Menemen’de gezdirdiler. O gün ve o günden beri Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler, Cumhuriyet devriminin bekçileri bunlara baş vereceklerini ama baş eğmeyeceklerini gösterdiler. 

Kubilay’ı ölümünün, şehadetinin 95’inci yılında Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki ile birlikte rahmet ve minnetle anıyoruz. Kubilay’dan bize emanettir. Cumhuriyet düşmanlarına baş eğmeyeceğiz. Gerekirse baş vereceğiz. Ama baş eğmeyeceğiz.”

“DEPREMDE YAKINLARINI KAYBEDENLER BİR BAŞKA YÜREK SIZISI İÇİNDELER”

“Yakında 6 Şubat geliyor ve biz üçüncü yıldönümünde o büyük acıyı, içimizde yanan o sönmeyen ateşle üçüncü yıldönümünde karşılamaya hazırlanıyoruz. Bugün aramızda depremde yakınlarını kaybedenler var. 

Onlar bu gruba yakınlarını kaybettikleri apartmanlarda, sitelerde o yıkıma sebebiyet veren ruhsatları verenleri, denetlemeyenleri, kolonları kesenleri, kötü inşaat yapanları yeterince yargılanmadıkları için, haklarında pahalıya geliyor diye kırmızı bülten çıkarılmadığı için yurtdışına kaçanlarla ilgili, kamu görevlisi olanlara yargılama izni verilmediği için, yürüyen yargılamalarda yüzlerce kişinin ölümünden sorumlu olanların tutuksuz yargılanmalarına itiraz etmek için bu salona geldiler. 

Ama bu sefer bu salonda bir başka endişeyle, yürek sızısıyla ve bir öfkeyle buradalar. Günlerdir de Meclis’in önündeler. Milletvekillerimiz, grup başkan vekillerimizle görüştüler. Konu şu; 11’inci Yargı Paketi geliyor. Burada Covid’le ilgili düzenleme var. Bu haklı ve önemli bir beklenti. Ama bir de ne görelim, ne görsünler? Bu düzenlemenin içine bu depremde hayatını kaybedenlerin acılarına sebebiyet veren, biraz önce söylediğim sorumluluklara sahip kişilerin bu Covid affından yararlanması var. 

Duyuldu mu bilmiyorum, 6 Şubat gecesi ve devamında enkaz altından sesini duyuramayanların yakınları buradan ‘Sesimizi duyan var mı?’ diye bağırdılar. Bu yüce çatının altında grubumuz deprem suçlularının bu düzenlemeden yararlanmaması için elinden ne geliyorsa onu ve fazlasını yapacak. Size söz veriyoruz. 

“HALKIN BÜTÇESİNİ YAPMAYA ASLANLAR GİBİ HAZIRIZ”

“2026 yılı bütçesi geçtiğimiz pazar gecesi Meclis’te kabul edildi. Öncelikle Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerimiz ve tüm milletvekillerimize, grubumuza, grup başkan vekillerimize hem komisyon süreci, hem de parlamentoda 14 gün boyunca verdikleri mücadele, halkın sorunlarına parmak basan, sorunu gören ama çözümü de söyleyen yaklaşımları için, Cumhuriyet Halk Partisi’nin oybirliği ile değiştirdiği programına uygun olarak verdikleri hiçbiri kabul edilmese de 49 önerge için ve ortaya koydukları iktidara hazır, Türkiye’yi yönetmeye hazır, Türkiye’nin bir sonraki bütçesini yapmaya, gelip Meclis Genel Kurulu’nda da halkın bütçesini aslanlar gibi savunmaya hazır Cumhuriyet Halk Partisi grubuna yürekten teşekkür ediyorum. 

“ARTIK KARŞIMIZDA MÜSTAKBEL MUHALEFET PARTİSİ VAR”

“Ben Meclis grubumuzun komisyon ve Genel Kurul performansından memnunum. O yüzden teşekkür ettim. Neden memnunum? İktidara hazırlar. Tahmin ediyorum Erdoğan da görüyordur. Ben AK Parti’nin performansından da çok memnunum. Doğruya doğru, muhalefete hazırlar. İktidar perspektiflerini kaybetmişler. 

Yönetme kabiliyetlerini kaybetmişler. Artık karşımızda bir iktidar partisi yok. Müstakbel bir muhalefet partisi var. Ana muhalefet olabilirler mi bilmem ama muhalefete hazırlar. Meclis Genel Kurulu’na baktığımızda ya da Plan ve Bütçe Komisyonu’na baktığımızda bir tarafta sorunu gören, isyan eden, edilen isyanı duyan ve çözüm öneren bir parti var; Cumhuriyet Halk Partisi. Öbür tarafta eleştiriyi ya duymayan komisyon evresinde ya da duyduğu eleştiriye hakaretle cevap veren, kendilerine verilen 70-80 dakikalık kürsüleri... 

Ben 80 dakika ilk gün sorun - çözüm, sorun - çözüm anlatırken, 80 dakika o kürsüye çıkıp son gün hakaret eden, muhalefete muhalefet eden, ülkenin ana muhalefet partisine muhalefet eden bir partiyle karşı karşıyayız; Adalet ve Kalkınma Partisi. Görünen o ki sokakta, meydanda, eylemlerde, mitinglerde hep görüyorduk: ‘Ahlaki üstünlük bizde. Psikolojik üstünlük bizde’ diye. 

Ve şimdi görüyoruz Meclis Genel Kurulu’nda da komisyonda da bu yüce çatı altında. Artık psikolojik üstünlük el değiştirmiştir. İktidar el değiştirmiştir. Mevcut iktidar fikren ve zikren iktidardan düşmüş, ana muhalefet fikren ve zikren iktidara oturmuş, iktidarın değişimi fikren ve zikren gerçekleşmişken fiilen değişim için de millet sandığa gün saymaktadır. 

“‘BİRAZ SAPTI’ DEDİKLERİ ENFLASYONDA HEDEF YARISIYDI”

“Değerli arkadaşlar, değerli vatandaşlarımız AK Parti 2025’te işçiyi, emekliyi yüksek enflasyon ve faize ezdirdi. 2025 enflasyon hedefi yüzde 17,5 idi. Yüzde 17,5 enflasyon hedefi açıkladılar ve yılı yüzde 30’la bitirdiler. Bunu sorduğunuzda da utanmadan, çekinmeden sanki iki - üç puanmış gibi ‘Enflasyon hedefimizden biraz saptık’ diyorlar. ‘Biraz’ dedikleri sapma, yüzde 77. Hedef yüzde 17,5 ama gerçekleşen yüzde 30. O ‘birazcık’ dediğinde fark şu: Bir mal veya hizmet geçen seneden bugüne ne kadar zamlandıysa, yarısını hedeflediler ve öbür yarısını beceriksizliklerinden, hatta beceriksizlik de değil kötü niyetlerinden dolayı sizin sırtınıza yüklediler.  Ne oldu geçen sene, geçen sene ne oldu da bu hedef tutmadı? 

Ne olduğunu söyleyeyim: 19 Mart sivil darbesi oldu. Buradan bütün vatandaşlarımıza hatırlatırım: Bu darbenin maliyeti, 160 milyar dolar. Devasa bir para. Emekliye lazım paranın 70 - 80 katı, asgari ücretliye lazım paranın 90 katı gibi bir para. İş çevrelerinin, ekonomi yazar - çizerlerinin hiçbirisinin itiraz edemediği en görünür şekli; Türkiye’de İstanbul Borsası’nda işlem gören en büyük 100 şirket yüzde 9 bir günde düşer mi? Yüzde 9. Yüzde 0,1’lik kar artışı için didiniyor insanlar. 100 şirketimizin ortalaması bir günde yüzde 9 düşmüş. Bir başka gün yüzde 6. Bu yüzde 9, darbenin günü. 

Bu yüzde 6, 2 Eylül’de İstanbul İl Başkanlığı’na mahkeme eliyle kayyım atandığının… Yani bir partinin siyasi işlerine bir başka partinin atadığı hakimin, bir başka partinin genel başkanının atadığı başsavcının kontrolündeki eski partili bir hakimin müdahalesine yüzde 6… Yüzde 4, ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapatma talebi’ yazısının iddianame ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Yargıtay’a yollandığı gün. 

Böyle düşüşler dünyada büyük depremler, büyük afetler olduğunda yaşanır. Ya da yaşanmaması için dünya kadar tedbir alınır. Ama Türkiye ekonomisine yapılanlar burada. Tersine; kurultay davası ertelenince ancak kaybın yüzde 5,5’i geri geliyor. Ya da kurultay davası eylül ayında ertelediğinde yüzde 6, düştüğü gün yüzde 5, toplam yüzde 11. Ekonomide şirket değerleri üzerinden görülen bu.”

“DARBE OLMASAYDI ZAMLARIN YARISI DA OLMAYACAKTI”

“Peki, vatandaşın gördüğü ne? İşte vatandaşın gördüğü yüzde 30 olan enflasyonun aslında yüzde 17,5 olacak olması. Örneğin asgari ücretlinin enflasyonu Türkiye’de yüzde 63. O parayı temel gıdaya veriyor. O parayı kiraya veriyor. O parayı çocuğunun okul masrafına veriyor. Bunlar da yüzde 63 enflasyon. Ortalamada yüzde 17,5 olacakken yüzde 30 olmuş. O da TÜİK’e göre. 

Bugün günlüğü 200 - 300 liraya aldığı maaşın yarısını köhne, perişan otellere veren emekli, o soğuk odada yatarken şunu düşünüyor: ‘ Ben bunu mu hak ettim bu kadar emeğin sonunda? Emekliyim ya, emek vermişim. Devlet takdir etmiş, ‘Çalışma artık ben bakacağım sana’ demiş. ‘Takatin yok ben bakacağım. Gençler çalışacak biz bakacağız’ demiş. Bu emekliye bu maaş verilir mi? Neden fazlası verilemiyor?’ İşte bu darbe yüzünden verilemiyor. 2026 yılında hiçbir başka mazeret yokken bu hükümet kendi enflasyon hedefini yarı yarıya tutturamıyorsa, yüzde 77 sapıyorsa artık bunun bir başka izahı yoktur.”

“BU TARAFA DEMOKRASİ, BU TARAFA OTOKRASİ OLABİLİR Mİ?”

“AK Partili olabilirsin, başım gözüm üstünesin. MHP’li olabilirsin, başım gözüm üstünesin. Ama bil ki; bunlar sandığa sırtlarını dönmeselerdi, kendileri kazandıklarında baş tacı yaptıkları milli iradeye Ekrem İmamoğlu’nun ilk kazandığı İstanbul seçiminde ‘Mundar oldu’ deyip seçimi yenilemeselerdi, beş yıl bütün kötülüklerine rağmen karşısına çıkardıkları Başbakanı, Meclis Başkanını, en güvendikleri bakanı her seferinde artan farklarla yenmeseydi ve yendiği için bu sandığa el uzatıp bu darbe olmasaydı, bugün senin maaşın daha çok, karnın daha tok olacaktı. 

Onun için geçmişte demokratik hakkını kullanarak hangi siyasi partiye oy vermiş olursa olsun, bütün seçmenleri bundan sonraki süreçte demokrasi içinde kalacak, demokrasiye saldırmayan, saldırmayacak, ‘gel’ deyince gelecek, ‘git’ deyince gidecek bir siyasete oy vermeye, demokrasiye sahip çıkmaya, bu tek adam rejiminin hepimize yaptığını görmeye, hepimizi bundan kurtarmaya davet ediyorum.”

“ÜLKEYİ KURTARACAK FİKİR, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TEDİR”

“Benim umudum ne Murat Emir’dedir, ne Gökhan Günaydın’dadır, ne Ali Mahir’dedir. Benim umudum Anadolu’nun irfan sahibi, Trakya’nın irfan sahibi insanındadır. Bizim umudumuz şu hafızadadır: Tek adam, geçilmeyen Çanakkale’yi bir imzayla geçirmiştir. O kadar şehit verdiğimiz Çanakkale’den güle oynaya geçip, İstanbul’a donanma demir atmıştır. 

Türkiye yedi parça işgal olmuştur. Tek adam olduğu için. Ve bir fikir, bir fikrin sahibi, Cumhuriyet fikrinin sahibi, hakkındaki ölüm fermanına, idam fermanına rağmen; Samsun’a çıkmış, önce kurtuluşu sonra kuruluşu örgütlemiş. Milli kahramanken, milli kahraman lafı yetmez. Halen daha vatandaşın yüzde 99’u gönlünde Atatürk sevgisi yaşıyor. Bu ülkeyi yoksulluktan, sefaletten, işsizlikten kurtaracak, zenginleştirecek fikir de Tayyip Bey’in değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikridir.”

“BAHİS VE UYUŞTURUCU ÜLKENİN ANA GÜNDEMİ OLDU”

“Grup toplantısı yapmadığımız 35 günde ‘ilginç’ demeye dilim varmıyor, korkunç gelişmeler yaşandı. Hem bahis, hem uyuşturucu ülkenin ana gündemi haline geldi. Aslında memleketin gündemi çoktan bu; yıkılan aileler, evlatlarını okula yollarken korkan aileler. 

Bütün milletvekillerimize, Gaziantep’inde de Manisa’sında da Niğde’sinde de Ankara’da da milletvekilinin kolundan tutan; ‘Okulların önü çete dolu, torbacılar dolu, evlatlarımızı uyuşturucudan koru…’ Sürekli milletvekillerinin duyduğu yakınma. Ya da olmadık bahislerde para kaybetmeler, çalıştığı işyerinin kasasından parayı alıp bahis oynayıp batanlar, intihar edenler, evliliği bozulanlar, kaçanlar… Korkunç bir ülke haline geldik. 

Sokağın gündemi nihayet başka vesilelerle ülkenin gündemi haline geldi. Hakemler, futbolcular yasağa rağmen bahis oynuyor. Bir hakem düşünün 18 bin kez yasadışı bahis oynamış. Hafta sonu maç oynatmış, hafta içi 18 bin kez yasadışı bahis oynamış. Bunu yakalayamamışlar, bunu kaydedememişler. 17 bin 999 kez ıskalamışlar. En sonunda 18 binincide ortaya çıkmış. Tam anlamıyla bir çürümüşlük var. 

“TORBACISI, KULLANICISI İÇERİDE; BARONU YOK MU?”

“Diğer tarafta uyuşturucu operasyonu. İlkokul önlerine kadar indiğini annelerden, babalardan hepimiz duyduk. Ama şimdi ülkenin duyması için meşhur isimlere operasyon yapılması lazımmış. Bir yandan da öyle bir görüntü, öyle bir şey yaymaya çalışıyorlar ki. ‘Bakın bu iş sadece CHP’ye yönelik değil, CHP’ye yolsuzluk operasyonu yaptığımız gibi iktidara yakın bazı isimlere de uyuşturucu operasyonu yapıyoruz.’ 

Birincisi, geçtiğimiz günlerde başlayıp tepki gösterdiğimiz sürecin şu kısmına dikkat çekerim: CHP’li olsun, AK Partili olsun, MHP’li olsun, bu ülkede bilinen kişilerin… Bilinmeyene de aynısı ama bilinenlere yapıldığı için. 20 kişi alacaksın, iki polisle götüreceksin, üç gün bütün televizyonlarda görüntüsünü döndüreceksin. Saçından tel alıp tahlile yollayacaksın. Üçünde çıkacak 15 gün sonra, 17’si temiz çıkacak. O 17 temiz çıkanın; CHP’li olsun, AK Partili olsun fark etmez. 

Evladının, annesinin, babasının, kardeşinin, eşinin o mahallede, o okulda, o işyerinde hali nedir arkadaşlar? Bir iş yapıyorsanız, şüpheleniyorsan çağırırsın. Kaçmayan gelir, kaçanı yakalarsın. Yakalasan bile teşhir etmezsin. Alırsın örneğini, çok lazımsa pozitif çıkan konusunda bir bilgilendirme yaparsın. Ama memlekette 15 gün boyunca hem de tesadüf o ilk dönemlerde AK Parti’ye rahatsızlık verecek tweeti kim attıysa onların saç teline baktılar. 17’si temiz çıktı. Onlara ‘Pardon’ dediler. Üçü üzerinden algı operasyonu yürütüyorlar. 

Bu işlere dikkat etmek lazım. Bu işlerde dün Meclis’teki konuşmada değinildi. Bunun torbacısı yakalanıyor, içeride. Kullanıcısı yakalanıyor, içeride. Temini kolaylaştıran, içeride. Bu uyuşturucunun baronu yok mu, baronu? Bu uyuşturucu baronları nerede? Menşei ülke belli. 

“2026’DA SİZLERE UMUT, MÜCADELE VE İKTİDAR VADEDİYORUM”

“2025 yılı artık siyaseten tükenen AK Parti’nin malum darbe yılı oldu. Ama biz bu darbeye karşı mücadeleyi seçtik, teslim olmadık, yerimizde oturmadık, partide oturmadık. Hep birlikte ayağa kalktık ve dokuz ayda 76 tane eylem yaptık. Yarın 77’ncisi Kağıthane’de. 

Yaz gelirken ‘Nisan - mayıs iyi de bu yazın nasıl olacak, her çarşamba İstanbul’da eylem?’ dediler. ‘Üniversiteler kapandı, öğrenciler gitti’ dediler. ‘Hava 42 derece oldu’ dediler. ‘Millet tatilde, memlekette’ dediler. ‘Bu sıcakta kimse gelmez’ dediler. İstanbul’da milyonlar kendi iradelerine sahip çıktı. 42 derecede Sancaktepe’yi dolduranları da, geçtiğimiz hafta tir tir titrerken Çatalca Meydanı’ndan ayrılmayanları da, yarın bir kez daha göstereceğiz. 

Hiçbir yer AK Parti’nin değil, artık her yer ve Kağıthane de milletin kalesidir. Aralık’ın sonunda, dondurucu soğukta darbeye direnenlere selam olsun. AK Parti yazın serin, kışın sıcak salonların partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi meydan meydan büyüyenlerin partisidir. 2026’da sizlere umut, mücadele ve iktidar vadediyorum. 

Endişesi olan var mı? Hiç meydanların, salona yenildiğini gördünüz mü? Meydanlar kazanır, millet kazanır, halk kazanır. Biz kazanacağız. Yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.”

 

TGM Haber Merkezi

Yayınlanma: 23.12.2025 19:06
Ana Sayfaya Dön