GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 45,4545 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.342,45 ₺ BTC: 3.501.648 ₺ 🇺🇸USD: 45,4545 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.342,45 ₺ BTC: 3.501.648 ₺ 🇺🇸USD: 45,4545 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.342,45 ₺ BTC: 3.501.648 ₺
18 Mayıs 2026 - 07:42

info@turkglobalmedia.com

CHP Lideri Özgür Özel Balıkesir’de konuştu

CHP Lideri Özgür Özel Balıkesir’de konuştu

Özgür Özel
17.05.2026 22:17
TGM Haber Merkezi

"Türkiye’de kriz bir sistem krizidir, yargıya güven yüzde 18’e düştü"

Bu haberi paylaş:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’deki mitingde bütçede faize ayrılan payın yatırımdan beş kat fazla olduğunu savunarak ekonomik düzeni eleştirdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Balıkesir’de düzenlediği 109’uncu “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada ekonomik politikaları eleştirerek, bütçede faize ayrılan kaynağın yatırıma ayrılanın beş katı olduğunu ve bunun vatandaşları yoksullaştırdığını söyledi.

CHP’nin Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Balıkesir’de düzenlenen mitingde konuşan Özel, özellikle zeytin üreticileri, emekliler ve asgari ücretlilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.

CHP’nin 109’uncu “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi, bugün Balıeksir’de düzenlendi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in mitingde yaptığı konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Burada Balıkesirli zeytin, zeytinyağı üreticilerinin bir feryadını dile getirmemi çok istediler. Balıkesir'de Türkiye'nin, dünyanın en iyi zeytinyağı yapılıyor. Maalesef Tunus'tan 4 bin 700 ton kötü zeytinyağı ithal ettiler. 200 liraya getiriyorlar. Buradaki zeytinyağının maliyeti 270 lira. Dünyanın en güzel zeytinyağını, dünyanın en kalitesiz zeytinyağıyla rekabet ettiriyorlar. Zeytin Birliği buna isyan ediyor. Biz de zeytin üreticilerimizin sonuna kadar yanındayız. 

Buradan zeytinle uğraşan Balıkesir'in güzel insanlarına sesleniyoruz: Dostunuzu, düşmanınızı tanıyın. Tunus'tan ucuz zeytinyağına ithalat izi verenler sizlerin dostunuz değildir. CHP’nin Balıkesir'e nasıl baktığının bambaşka bir göstergesi var. Vaktiyle Ahmet Akın, şimdi Serkan Sarı, Ensar Aytekin. Bizim CHP’nin bu dönem Meclis’e verdiği ilk teklifi Balıkesir'e İstiklal Madalyası verilmesine dair kanun teklifidir. İstiklal madalyası Balıkesir'in, Kuvayımilliye şehrinin hakkıdır. Bunu bir kez daha buradan iktidara hatırlatıyoruz.

“Bu kriz bir yıllık değil, bir sistem krizidir: AK Parti’nin kara düzeni”

Eskiden ekonomik krizler yaşandıkları yıllarla anılırdı. Kriz geçerdi, ülkede işler yoluna dönerdi. Şimdi 2018 yılından beri bitmek bilmeyen bir krizin içindeyiz. Çok yönlü bir ekonomik krizin ve sosyal sonuçlar doğuran bir ekonomik krizin içindeyiz. 

Çünkü bu kriz bir yıllık kriz değil, bir sistem krizidir. Bu kriz AK Parti’nin demokrasiyle geldiği ülkede yetkileri bir yerde toplama, tek kişide toplamasının yarattığı krizdir ve yeni düzenin adı AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzende köprüye geçiş garantisi vardır. Bu düzende havalimanına uçuş garantisi vardır. Bu düzende hastaneye hasta garantisi vardır. 

Bu düzende yandaşlara buldukları kredileri ödenme garantisi vardır. Ama bu düzende vatandaşa geçim garantisi yoktur. Açlık sınırının 35 bin lira, yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğu bir yerde; 20 liraya en düşük emekli maaşı, 28 bin lira asgari ücret, 19 bin 300 lira ortalama çiftçi geliriyle büyük bir ızdırap vardır. Balıkesir emekli şehridir, emeklinin yüzü gülmemektedir. 

Balıkesir emekçi şehridir, emekçiler perişan olmaktadır. Balıkesir çiftçilerin şehridir, çiftçinin yüzü gülmemektedir. Bu yüzden artık yapılması gereken hep birlikte bu suratı asık emeklinin, emekçinin, çiftçinin ve memurun bir an önce bu kara düzenden kurtulmasıdır. 

Bu kara düzenden asla ve asla tek başına kurtuluş yoktur. Ya hep beraber kurtulacağız ya hiçbirimiz kurtulmayacak. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.

“Emekliye 20 bin lira, ihaleye 25 yıllık garanti: Bu adil mi?”

Erdoğan’ın yurt dışından kaynak bulan, buralara otoyol ihalesini verdiği, köprü ihalesi verdiği, hastane ihalesi verdiği, üç yıllık geliri yerine 25 yıllık gelirini söz verdiği, zengin ettiği kişilerle arası iyi. Ama o hastaneye giden vatandaşla, emekli maaşı alan vatandaşla ya da maaşını alıp da manava-kasaba varamayan asgari ücretliyle maalesef arası iyi değil. 

Yoksulu sevmiyor. Bu meydan emeklilerle dolu bir meydan. Meydanın yüzde 60’ı emekli, onların da yüzde 58’i 20 bin lira alıyor. Emekliler; bu elleri nasırlı, dizleri çürümüş, dirsekleri çürümüş, gözlük numaraları büyümüş emekliler bu muameleyi hak ediyorlar mı, bu maaşı hak ediyorlar mı? Peki bunun hesabını soracak mısınız? İşte bunun için hep birlikte seçimi bekliyoruz.

“Alım gücü eridi, emekli yarım kurbanlık alamaz hale geldi”

İlk kez bu sene asgari ücret ilan edildiğinde açlık sınırının altındaydı. Şimdi rüya gibi geliyor. AK Parti gelmeden önce en düşük emekli maaşı bir buçuk kurbanlık koç alıyordu. Bugün gelinen noktada yarım kurbanlık alamıyor. 

Bugün iyi bir kurbanlık 40-45 bin lira. AK Parti geldiğinde bir buçuk kurban parası 60 bin lira gibi bir emekli maaşı alınıyormuş. Bugün 20 bin lira. Üçte birine düştü. Altın hesabına vurursanız AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı sekiz, şu anda iki çeyrek altın alıyor. 

Yani altın üzerinden dörtte birine, kurbanlık koç üzerinden üçte birine düşmüş bir alım gücünden bahsediyoruz. Bu sene ilk dört ayda 1,1 trilyon lira faize ödenmiş ama sadece 242 milyar lira yatırıma para ayrılmış. Yani yatırıma giden paranın beş katı faizle gidiyor. Öyle olunca bu meydanda neredeyse herkes yoksul, herkes fakir. Ama bir fakir daha var, bu meydanda yok. Nerede var? AK Parti sıralarında. 

AK Parti'nin Aksaray Milletvekili, eşine fakirlik belgesi almış ki muhtardan harç ödemesin diye. Bir tarafta ömrünü bu ülke için harcayanlar, bir tarafta milletvekili maaşı alıp harç parasını bile bu devletten esirgeyenler var. Bunun için bu meydanın bu kararlılığını koruması; emeklilerin, asgari ücretlilerin bu kararlılığını koruması, bu iktidarı mutlaka değiştirmesi lazım. 

Bu meydanda geçim var mı? Bu meydan geçilebiliyor mu? O zaman geçim yoksa seçim var. ‘Geçim yoksa seçim var’ diyenler Erdoğan'a sesleniyorlar: Ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Balıkesir'de de Balıkesirliler sandık için gün sayıyorlar. O sandık gelecek, o sandıktan kimse kaçamayacak.

“Vergide adalet yok: Yükün yüzde 65’i dolaylı vergilerle vatandaşa yükleniyor”

Bugün Aşık Mahzuni Şerif’in vefatının 24’üncü yılındayız. Kendisini rahmetle anıyoruz, özlemle anıyoruz. Ne diyordu Mahzuni Şerif: ‘Milletin sırtından doyan doyana, bunun gören yürek nasıl dayana? Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana. Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?’

Maalesef dünyanın en adaletsiz vergi düzeni Türkiye'dedir. Biz 25 kuruşluk çöp poşeti, 50 kuruş olunca fark ediyoruz, kızıyoruz. Ama dünyanın en adaletsiz vergi düzeni bize ne yapıyor, bizim vergilerimiz ne oluyor; bu konu hep gözden kaçırılıyor. Türkiye'de 100 liralık vergi toplanıyor. Beklersin ki bunun yüzde 90’ını zenginler ödesin, yüzde 10’u orta gelirlilere düşsün. Oysa Türkiye'de vergilerin yüzde 65’i dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergilerle toplanıyor. 

Yani fabrikatörün de kapıdaki bekçinin de aynı vergi ödediği sisteme dolaylı vergi sistemi diyor. Neden alıyor bunu? Elektrikten aynı vergiyi alıyor zengin-fakir; sudan, doğal gazdan aynı vergiyi. Evladına ayakkabı alıyorsun, aynı vergi. Çocuğunun üstüne kıyafet alıyorsun, aynı vergi. Çocuk bezinde aynı vergi. Bu vergiler toplam vergilerin yüzde 65’i.

“Vergi yükü vatandaşa, kazanç ayrıcalıklılara: Bu kara düzen değişecek”

Diğer taraftan bu meydanın çok verdiği bir vergi var: Gelir vergisi. Maaşlardan kesiliyor daha eline gelmeden. Bu da toplam vergilerin yüzde 23-24’ü. Yaptı sana yüzde 89. Senin, ‘Zenginler ödeyecek’ dediğin kurumlar vergisi yüzde 11. Yani esas kazanan, esas vergi ödemesi gerekenler yüzde 11. Hiç ödememesi ya da çok az vergi ödemesi gerekenler yüzde 89. İşte AK Parti'nin kara düzeni budur. Bu kara düzeni alaşağı edeceğiz. 

AK Parti'nin kara düzenini değiştireceğiz. Bir devri kapatıp yeni bir devir açacağız. AK Parti'nin kara düzenini bitirmeye var mısınız? Bundan sonra seçim gelecek, o seçimde ilk iş vergide adalet gelecek. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Yoksa 65 bin lira cep telefonunun üstüne 68 bin lira vergi geliyor üstüne. 1,2 milyonluk araba, 1,7 milyon vergi üstüne geliyor.”

Özel’in meydanı ikiye bölerek kalabalığa “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganı attırmasının ardından otobüsten şarkı çalındı. Kalabalık ve Özel, şarkıyı birlikte söyledi.

“İftiralarla değil, gerçeklerle yargılanmak istiyoruz”

"Maalesef her sabah bu ülke iki şeye uyanıyor. Zam haberlerine ve operasyon haberlerine. Bu ülkede 30 yıl önce alınan diplomanın yok sayıldığı, milletin sandıkta verdiği kararların yok sayıldığı, 80-90 yıllık şirketlere bir savcı kararıyla el konulduğu, yargıya güvenin yüzde 18'e düştüğü bir noktadayız. Böyle olunca ülkeye yatırım gelmiyor. Böyle olunca ülkeye kaynak gelmiyor.

Ekrem Başkanımızı Cumhurbaşkanı adayı olduğu için, Erdoğan'ın gösterdiği adayları bir kez Beylikdüzü'nde, üç kez İstanbul'da yendiği için hapse attılar. Kendisine 'hırsız' dediler, yetmedi. 'Casus' dediler, yetmedi. 'Seçimde oy çaldı' dediler, yetmedi. 'Diplomasını sattı' dediler, yetmedi. 'Terörist' dediler. Ekrem Başkan'dan Erdoğan'ın korktuğu kadar bu dünyada hiçbir siyasetçi rakibinden korkmamıştır. 

19 Mart darbesinin üzerinden tam 425 gün geçti. Sayın savcılar, sekiz ayda bir yalan iddianame yazdılar. Adeta bir iftiraname yazdılar ama içinde iddia ettikleri hiçbir şeyi bulamadılar. Burada Balıkesir'de yıllar önce yaptığım bir konuşmada, 'Ergenekon kumpastır. 

Balyoz kumpastır. Bu başsavcının söylediği her şey iftiradır. Biz Genelkurmay Başkanımıza da namuslu subaylara da Mustafa Balbay'a da Mehmet Haberal'a da inanıyoruz. Gün gelecek, haklılığımız ortaya çıkacak' demiştik. Bugün geldiğinde artık herkes onların kumpas olduğunu ve içeride yatanların vatanseverler olduğunu gördü. 

O günkü savcı ortada yok ama Mustafa Balbay, Mehmet Haberal dimdik geziyor. O dönemde gözaltına alınan, hapse konan, iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ dimdik ayakta geziyor. 

O günün iftiracısı Zekeriya Öz, sıçan gibi yurt dışına kaçtı. Buradan bir kez daha söylüyorum. Arkadaşlarımız masumdur. Atılan iftiraların hepsinin hesabı bir gün sorulacaktır. Yine biz haklı çıkacağız. Kumpasçılar, itirafçılar eninde sonunda ortaya çıkacak."

“İBB davasında her gün yeni iddialar çöküyor, iftiracılar geri adım atıyor”

Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında her gün bir iddianın çöktüğünü belirterek, "İftiracılar teker teker beyanlarını geri alıyorlar. 

Orada yargılanan insanlar öyle şeyler anlatıyor ki insanın kanı donuyor. Örneğin tutuklu Murat Kapki. Aylar önce bir gece mitinginde İstanbul'da söylemiştim. Günü geldi, kendi söyledi. Diyor ki, 'Bana avukat geliyor. Önüme kağıt koyuyor. Ömrümde görmediğim, duymadığım şeylerin altına imza istiyor. Ekrem Başkanı, Özgür Başkanı karalamam karşılığında özgürlük teklif ettiler.' Diğer bir taraftan Murat Gülibrahim. 

Kendisine itirafçı olacağından çok emin, dört tane araç almışlar. Murat Grup kampanyasına 50 milyon TL bağış almışlar. 'İtirafçı ol' diye zorlamışlar. Kendisi itirafçı olmamış ve kendi şirketinin elemanları 'Biz CHP'ye bir şey vermedik. Ne verdiysek AK Parti'ye verdik. Ne aldıysak AK Parti'den aldık. Zaten patronun ortağı AK Parti İl Başkanıdır' diyor. Partilere yönelik bu haksız saldırılar son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi'ne kurumsal saldırılara dönüştü" dedi.

"CHP dimdik ayaktadır"

CHP'lilerin eşlerine, dostlarına, yakınlarına saldırıldığını söyleyen Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadın milletvekillerinin namusuna dil uzatacak kadar aşağılık adamlar bunlar, aşağılık adamlar bunlar. Şunu herkes çok iyi bilsin. 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyla, yöneticileriyle, belediye başkanlarıyla, üyeleriyle, örgütüyle dimdik ayaktadır. Hiçbir iftiracıya, hiçbir saldırgana teslim olmayız. Bu yolda bizimle yürüyenler yürür, yürümeyenler yolda dökülür ama Cumhuriyet Halk Partisi eninde sonunda hedefe varır" diye konuştu.

Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek, "19 yıl savcılık yapıp 190 yıllık maaşıyla alamayacağı 452 milyon liralık tapuları açıklayamayana söylüyorum. 

Balıkesir'de ortalama bir ev 4,5 milyon lira. 100 ev parası, 100 ev parasını tapulamış olana söylüyorum. İftiran, ölümün, baskın bizi yıldıramaz. Biz günü geldiğinde kaçıp gideceklerden değil, gerekirse bu vatan için öleceklerdeniz" dedi.

“Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır”

"Sayın Erdoğan, millet krizden bıktı. Açlıktan bıktı, yoksulluktan bıktı. Bu millet artık bir değişim istiyor. Sandıktan kaçmak marifet değil. Sandıkla geldin. Önemli başarılar elde ettin ama son seçimleri kaybettin. Patron ne sensin ne benim. 

Patron millet. Patrona soralım. Gelin sandığı koyalım. Eğer savcılarına inanıyorlarsa, eğer sana inanıyorlarsa sana yetkiyi versinler. Ama inanmıyorlarsa artık bu milletin yakasından düş, düşün. Bugün Türkiye'de sekiz milletvekilliği boş. 

Anayasa, 'Yedi seçim bölgesinde derhal seçim' diyor ama Erdoğan geçmişte birinci çıktığı, son seçimde birinci çıktığı Afyon'da, Kırıkkale'de, Adıyaman'da, dönüp gelip Kocaeli'nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapmaktan korkuyor. O seçimden kaçıyor.

Buradan Sayın Erdoğan'a sesleniyorum, gel istersen genel seçimleri, istersen hem genel hem yerel seçimleri hep birlikte erken seçim sandığına götürelim. Millet ne diyorsa onun dediği olsun. Hodri meydan, var mısın? Erdoğan sandığa gelebilir mi? Hayır. Erdoğan sokağa çıkabiliyor mu? Hayır. Size hatrınızı sorabiliyor mu? Hayır. Sizden gelip oy isteyebilir mi? Hayır. Bir daha seçilebilir mi? Hayır. İşte bu yüzden kaçıyorlar. 

Bu yüzden Sayın Erdoğan'a hatırlatıyorum. Sandıktan kaçanın kaçacak hiçbir yeri kalmaz. Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır. Biz milletin önüne sandığı istiyoruz. Milletin karar vermesini istiyoruz. Hodri meydan."

 

Independent Türkçe, ANKA

Yayınlanma: 17.05.2026 22:17
Ana Sayfaya Dön