GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 43,2900 ₺ 🇪🇺EUR: 50,2513 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.040,43 ₺ BTC: 4.164.961 ₺ 🇺🇸USD: 43,2900 ₺ 🇪🇺EUR: 50,2513 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.040,43 ₺ BTC: 4.164.961 ₺ 🇺🇸USD: 43,2900 ₺ 🇪🇺EUR: 50,2513 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.040,43 ₺ BTC: 4.164.961 ₺
15 Ocak 2026 - 19:39

info@turkglobalmedia.com

Dijital Platformlarda Veri Birikimi ve Görünmez Riskler

Dijital Platformlarda Veri Birikimi ve Görünmez Riskler

Teknoloji
13.01.2026 16:30
TGM Haber Merkezi

Gözetim Kapitalizminin Güncel Dinamikleri neler?

Bu haberi paylaş:

Dijital platformlar, çağdaş toplumda yalnızca iletişim ve etkileşim alanları değil, aynı zamanda büyük ölçekli veri toplama ve depolama mekanizmaları olarak işlev görmektedir. 

Sosyal medya ağları, arama motorları, çevrim içi alışveriş siteleri ve mobil uygulamalar aracılığıyla üretilen veriler; bireylerin tercihleri, davranış kalıpları, konum bilgileri ve hatta duygusal eğilimleri hakkında ayrıntılı profiller oluşturulmasına olanak tanımaktadır. 

Bu durum, dijitalleşmenin sunduğu kolaylıkların ötesinde, kişisel veri güvenliği ve mahremiyet açısından ciddi yapısal riskleri beraberinde getirmektedir.

Akademik literatürde bu sürecin en çarpıcı kavramsallaştırmalarından biri, Shoshana Zuboff’un tanımladığı “gözetim kapitalizmi” kavramıdır. 

Gözetim kapitalizmi, bireylerin dijital ortamlarda bıraktıkları izlerin, kullanıcıların bilgisi ve denetimi dışında ekonomik değere dönüştürülmesini ifade eder. 

Doç.Dr. Mustafa Aydemir'e göre "Gözetim Kapitalizmi'nin dijital dünyada karşılığı olan Yeni medya araçları ve sosyal medya platformlarında yıllardır bu sorunlar artarak devam ediyor. Örneğin, Facebook Cambridge Analytica skandalından, Instagram'ın son günlerde 20 milyona yakın kullanıcı verilerinin yasadışı olarak ele geçirilmesiyle birlikte sanal dünyanın korumacı yapısı ciddi oranda sorgulanmaktadır. 

Aydemir'e göre "Burada sorun yalnızca verinin toplanması değil; verinin hangi amaçlarla, kimler tarafından ve ne kadar süreyle saklandığının belirsizliğidir. 

Dijital platformlar, kullanıcı sözleşmeleri ve gizlilik politikaları aracılığıyla yasal bir rıza zemini oluştursa da, bu metinlerin çoğu kullanıcılar tarafından okunmamakta veya tam olarak anlaşılmamaktadır. Böylece rıza, fiilen bilgilendirilmiş olmaktan uzak bir hâl almaktadır.

Veri depolamanın yarattığı bir diğer kritik risk, siber güvenlik açıkları ve veri sızıntılarıdır. Büyük ölçekli veri havuzları, hacker saldırıları için cazip hedefler hâline gelmekte; yaşanan ihlaller sonucunda milyonlarca kullanıcının kişisel bilgileri açığa çıkabilmektedir. 

Bu tür sızıntılar yalnızca bireysel mahremiyeti tehdit etmekle kalmamakta, aynı zamanda kimlik hırsızlığı, dolandırıcılık ve dijital şantaj gibi suçların da önünü açmaktadır. Dolayısıyla veri güvenliği, teknik bir mesele olmanın ötesinde toplumsal güvenlik sorunu olarak değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte, depolanan verilerin üçüncü taraflarla paylaşımı ve algoritmik sistemler aracılığıyla işlenmesi, davranışsal yönlendirme ve manipülasyon riskini gündeme getirmektedir. Kullanıcıların dijital izleri üzerinden oluşturulan profiller, yalnızca kişiselleştirilmiş reklamcılıkta değil; siyasal iletişim, kamuoyu oluşturma ve toplumsal algı yönetimi süreçlerinde de kullanılabilmektedir. 

Bu durum, bireyin özerk karar alma kapasitesini zayıflatan ve demokratik süreçleri dolaylı biçimde etkileyen bir güç ilişkisi yaratmaktadır.

Hukuki açıdan bakıldığında, Avrupa Birliği’nin GDPR gibi düzenlemeleri kişisel verilerin korunması konusunda önemli bir çerçeve sunsa da, uygulamadaki denetim eksiklikleri ve küresel platformların ulusötesi yapısı, bu düzenlemelerin etkinliğini sınırlamaktadır. 

Türkiye’de yürürlükte olan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) da benzer biçimde önemli bir yasal zemin oluşturmakla birlikte, kullanıcı farkındalığının düşüklüğü ve yaptırım mekanizmalarının sınırlılığı nedeniyle yeterince caydırıcı olamamaktadır. 

Yakın dönemde yasalaşan sosyal medya düzenlemesinin yanı sıra yakında yapay zeka tabanlı dijital düzenlemeler ve dijital telif konusunu da kapsayacak düzenlemelerin dijital kullanıcıların adımlarının özgür olabilmesi ve bireysel hak ve özgürlüklerin geliştirilerek hayata geçmesi önem kazanmaktadır. 

Sonuç olarak, dijital platformlarda milyonlarca kullanıcının verisinin depolanması meselesi, yalnızca bireysel bir gizlilik sorunu değil; etik, hukuki ve siyasal boyutları olan çok katmanlı bir yapısal problemdir

Bu bağlamda çözüm, yalnızca teknik güvenlik önlemlerinde değil; kullanıcıların dijital okuryazarlığının artırılmasında, şeffaf veri politikalarının zorunlu hâle getirilmesinde ve platformların hesap verebilirliğinin güçlendirilmesinde yatmaktadır."

Dijital çağda veri, yeni bir güç biçimi hâline gelmişken, bu gücün denetimsiz biçimde merkezileşmesi, demokratik toplumlar için göz ardı edilemeyecek bir risk oluşturmaktadır.

 

TGM Haber Merkezi

Yayınlanma: 13.01.2026 16:30
Ana Sayfaya Dön