İskoçya Çocuk Hakları Komiseri, 16 yaş altına yönelik bir sosyal medya yasağının çocukları çevrimiçi ortamda daha güvenli tutacağına dair yeterli kanıt bulunmadığını söyledi.
İskoçya Çocuk Hakları Komiseri Nicola Killean, böyle bir yasağın çocukları internetin daha az denetlenen veya daha riskli alanlarına yönlendirebileceği uyarısında bulunarak, odak noktasının sosyal medya şirketlerini hesap verebilir kılmak olması gerektiğini ifade etti.
Killean, Birleşik Krallık hükümetinin sosyal medya da dahil olmak üzere çevrimiçi platformlara erişim için asgari yaş sınırı getirilip getirilmeyeceğine ilişkin yürüttüğü istişare sürecine yanıt veriyordu.
“Bir yasak, sömürücü algoritmalar ve zararlı içerik ile etkileşimi teşvik eden iş modelleri gibi temel sorunları ele almak konusunda çok az şey yapar,” dedi.
Komiserlik ofisi, görüşünü sunmadan önce, önerilerin çocuklar ve gençler üzerindeki olası olumlu ve olumsuz etkilerini inceleyen bir çocuk hakları etki değerlendirmesi gerçekleştirdi.
Ekibi ayrıca İskoçya’nın farklı bölgelerinden 12 ila 17 yaş arasındaki genç danışmanlardan oluşan bir grupla çalıştı.
Killean, “Kanıtlar, sosyal medyanın çocukları zararlı içerikler, siber zorbalık, manipülasyon, yabancılarla temas, istismar ve aşırı kullanım gibi ciddi risklere maruz bırakabildiğini gösteriyor,” dedi.
Ancak bunun yanında sosyal medyanın çocukların yaşamında önemli bir rol oynayabildiğini de belirterek, bunun “iletişimi, kendini ifade etmeyi, bilgiye erişimi, katılımı, oyunu ve topluluklar ile destek ağlarıyla bağlantıyı desteklediğini” söyledi.
Şunları ekledi: “Şu ana kadar yasaklara ilişkin kanıtlar sınırlı, karmaşık ve hâlâ gelişme aşamasında.
Genel ve kapsamlı kısıtlamalar, sorumluluğun platformlardan alınarak çocukların üzerine yüklenmesi riskini taşıyabilir.”
Killean ayrıca bir yasağın bazı gençleri diğerlerinden daha fazla etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Komiser, bunun özellikle kırsal ve uzak bölgelerde yaşayan gençleri, ailesi yurt dışında bulunanları, engelli çocukları ve kimlikleriyle ilgili destek almak için çevrimiçi topluluklara güvenen gençleri daha olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.
Killean, öneri olarak platform tasarımı ve hesap verebilirliğe daha fazla odaklanılması ve zararlı özelliklere karşı daha sert önlemler alınması çağrısında bulunuyor.
Ayrıca kuralların çocukların yaşını ve olgunluk düzeyini yansıtması gerektiğini ve gençlerin gelecekteki politikaların şekillendirilmesine doğrudan dahil edilmesi gerektiğini söylüyor.
Killean, Ek olarak, getirilecek herhangi bir yeni yaş sınırının mevcut koruma önlemlerini zayıflatmaması gerektiğini belirtiyor.
Birleşik Krallık’taki İstişare Süreci Neyi İnceliyor?
Birleşik Krallık hükümeti, Mart 2026’da çocukların çevrimiçi ortamda daha iyi korunmasını sağlamak amacıyla “Çevrimiçi Dünyada Büyümek” (Growing up in the online world) adlı istişare sürecini başlattı.
Hükümet, sosyal medya için yasal bir asgari yaş sınırı getirilip getirilmeyeceğini; otomatik oynatma (autoplay) ve sonsuz kaydırma (infinite scrolling) gibi özelliklere sınırlamalar getirilmesini ve daha güçlü yaş doğrulama yöntemlerini değerlendirmektedir.
Bu inceleme, Çevrimiçi Güvenlik Yasası’nın (Online Safety Act) geliştirilmesine yönelik daha geniş kapsamlı çalışmaların bir parçasını oluşturuyor.
Bakanlar, bu sürecin gençlerin internet kullanımına ilişkin gelecekteki yasaların şekillendirilmesine yardımcı olacağını belirtiyor.
İstişare süreci kapanmadan önce 81 binden fazla görüş sunuldu.
Başbakan Sir Keir Starmer, sonuçlar analiz edildikten sonra hükümetin hızlı şekilde harekete geçeceği sözünü verdi.
Bu hafta başında konuşan Starmer şunları söyledi:
“Çok açık olmak istiyorum; artık soru bir şey yapıp yapmayacağımız değil, harekete geçeceğimizdir. Bunun oyunun kurallarını değiştirecek nitelikte bir adım olması gerektiği konusunda son derece netim.”
Starmer, şunları da ekledi:
“Soru sadece ne yapacağımızdır ve bu çok yakında belli olacak. Çünkü bu yılın başlarında, çok hızlı hareket edebilmemizi sağlayacak yetkileri aldık.”
Hükümet sözcüsü ise şu açıklamayı yaptı:
“Çocukları çevrimiçi ortamda güvende tutma konusundaki kararlılığında komiserle aynı görüşü paylaşıyoruz ve değişim için gösterdiği çabaya değer veriyoruz.
Çocuklara hak ettikleri çocukluğu yaşatmak ve onları geleceğe hazırlamak istiyoruz.”
Sözcü, yaş sınırlamalarından daha güvenli tasarım özelliklerine kadar birçok konuyu inceleyen istişare sürecine 100 binden fazla kişinin katkıda bulunduğunu söyledi.
Ayrıca şunları ekledi:
“Ailelerin hızlı hareket etmemizi istediğini biliyoruz ve istişare süreci tamamlandığı için artık hızla harekete geçmemizi sağlayacak yeni yetkileri güvence altına aldık. Yaz aylarına kadar atılacak sonraki adımları açıklayacağız.”
BBC