Siliņa, Münih Güvenlik Konferansı marjında verdiği röportajda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehditlerinin ardından “Artık her zamanki gibi iş yapacağımızı sanmıyorum” dedi.
Letonya Başbakanı Evika Siliņa, Avrupa’nın transatlantik ilişkileri yeniden tanımlarken ABD’ye “doğrudan ve net” bir şekilde konuşan jeopolitik bir güç olarak ortaya çıkması gerektiğini söyledi.
“Grönland ve Danimarka’ya desteğimizi birlik içinde gösterdiğimizde, ilişkinin biraz değiştiğini düşünüyorum,” diyen Siliņa, “Kolektif Avrupa ülkeleri olarak ciddiye alınmalıyız” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamalar, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana müttefikler arasında yaşanan gerilimlerin en ciddilerinden biri olarak görülen Grönland krizinin, transatlantik ilişkiler üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı yarattığı yönündeki Avrupa genelindeki artan görüş birliğini yansıtıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise cumartesi günü Münih’te daha ılımlı bir ton benimsedi.
Washington’ın “Batı’nın yönetilen gerilemesinin bekçisi” olmayacağını vurgulayan Rubio, Avrupa ile “eski bir dostluğu canlandırmak” istediğini söyledi.
Ancak birçok Avrupalı, Trump yönetiminin ideolojik yaklaşımının değişmediğine dikkat çekerek Rubio’nun sözlerine temkinli yaklaştı.
Siliņa, Rubio’nun “Avrupa ve ABD’nin daha güçlü, daha güvenli ve daha müreffeh bir gelecek için birlikte durduğunu” gösterdiğini söyledi ancak “dünyanın artık farklı olduğunu” da ekledi.
Buna göre her iki tarafın da “Avrupa’nın ABD ile, ABD’nin de Avrupa ile nasıl ilişki kuracağını” belirleyecek kuralları netleştirmesi gerektiğini ifade etti.
Siliņa’ya göre Avrupa’nın daha kararlı bir aktör haline gelmesi, sıklıkla görüş ayrılıkları yaşayan 27 ülkenin tamamının uzlaşmasını gerektiren ağır işleyen prosedürlerin yeniden düşünülmesini de zorunlu kılıyor.
Bu yönde adımlar atılmaya başlandı. AB liderleri geçen hafta, yasama süreçlerini hızlandırmak ve Ukrayna’ya yardım ile savunma iş birliği girişimlerini engelleyen Macaristan gibi ülkelerin veto tehditlerini etkisizleştirmek amacıyla, benzer görüşteki ülkelerin daha küçük gruplar halinde ilerleyebilmesi konusunda uzlaştı.
“Avrupa’nın kendisi değişiyor ve karar alma mekanizmamız muhtemelen değişecek,” diyen Siliņa, AB’nin savunmadan sorumlu yetkilisi Andrius Kubilius’un, özellikle bir askeri “hızlı reaksiyon gücü” kurulması durumunda kriz anlarında hızlı karar almayı mümkün kılacak, BM benzeri bir Avrupa Güvenlik Konseyi oluşturulması önerisini de “oldukça makul bir fikir” olarak nitelendirdi. “Neden bir Güvenlik Konseyi kurmayalım?” dedi.
Merkez sağcı siyasetçi ayrıca, ABD’nin kıtayı nükleer silahlarla koruma taahhüdüne ilişkin belirsizlik ortamında bazı AB başkentlerinde destek bulan Avrupa’ya ait bir nükleer caydırıcılık mekanizmasına yönelik erken aşama görüşmelere katılmaya da açık olduğunu söyledi.
“Önceki taahhütlerimizi dikkate alıyorsak neden olmasın?” diyen Siliņa, daha iyi silahlanmış ve daha kararlı bir Avrupa’nın daha fazla saygı göreceğini de vurguladı.
“Bu, ABD ile ilişkilerde belki daha doğrudan ve net bir şekilde yanıt vermeye hazır olacağımız anlamına geliyor,” dedi. “Bu tangoyu sürdüreceğiz ama belki yeni figürlerle.”
Politico