Macron, Sosyal Medya Yasağıyla Teknoloji Alanındaki Siyasi Mirasını Pekiştirdi
Fransa Cumhurbaşkanı yıllardır küçük yaştaki çocukların sosyal medya kullanımının yasaklanmasını savunuyordu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Salı günü parlamentonun 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanmasını yasaklayan yasayı kabul etmesiyle ikinci cumhurbaşkanlığı döneminin en önemli siyasi başarılarından birine imza attı.
Macron, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Bunu yapacağıma söz vermiştim ve artık kabul edildi: Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte 15 yaşın altındaki çocuklar için sosyal medya yasaklanacak."
Bu adımla Fransa, Avrupa Birliği'nde böyle bir yasağı uygulamaya koyan ilk ülke olacak.
1 Eylül itibarıyla TikTok, Instagram, Facebook ve Snapchat gibi platformlar, 15 yaşın altındaki çocukların hizmetlerine erişimini engellemek amacıyla yaş doğrulama sistemleri kurmakla yükümlü olacak.
Milletvekilleri pazartesi günü, Avrupa Komisyonu'nun uygulamanın temel unsurlarını denetlemesini öngören değişiklik üzerinde uzlaşarak yasaya son şeklini verdi.
AB hukukuna uyumu sağlamak amacıyla yapılan bu değişiklik, düzenlemenin Ağustos ayı sonuna kadar yürürlüğe girmesinin önünü açtı.
Macron açısından bu hafta kabul edilen sosyal medya düzenlemesi, yıllardır sürdürdüğü siyasi mücadelenin zirve noktası olarak görülüyor.
Cumhurbaşkanlığı boyunca yaşanan birçok toplumsal kriz — 2018'deki ülke çapındaki Sarı Yelekliler protestoları ile 2023 yılında polis tarafından vurularak öldürülen genç Nahel Merzouk sonrasında patlak veren olaylar gibi — Macron'un sosyal medyanın toplumsal kutuplaşmayı körüklediğine yönelik kanaatini güçlendirdi.
Konu, Macron açısından kişisel bir boyut da kazandı.
Cumhurbaşkanı ve ailesi uzun yıllar boyunca internette çok sayıda saldırıya maruz kaldı.
Bunlar arasında evliliğine ilişkin asılsız iddialar ile eşi Brigitte Macron'a yönelik siber zorbalık kampanyaları da yer aldı.
2024 ilkbaharında Macron, ekranların çocukların gelişimi üzerindeki etkilerini incelemek üzere uzmanlardan oluşan bir komisyon kurdu.
Parlamentoda çoğunluğa sahip olmadan ülkeyi yöneten Macron, sosyal medya düzenlemesini farklı siyasi partilerin ortak destek verebileceği az sayıdaki konudan biri olarak değerlendirdi.
Yasaya destek veren Horizons Partisi milletvekili Laurent Marcangeli şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanı bu konuyu yaşamın sonlandırılmasına ilişkin yasa tasarısı ya da savunma bütçesi kadar önemli bir mesele haline getirdi."
Macron uluslararası alanda da sosyal medya için yaş sınırı getirilmesinin Avrupa'daki en güçlü savunucularından biri oldu.
Konuya ilişkin konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Cumhurbaşkanlığı yetkilisi şöyle dedi:
"Birçok ülke bizi takip etti... Bu önemli. Çünkü ne kadar çok ülke benzer sınırlamalar getirirse, platformlarla mücadelemiz de o kadar etkili olur."
"Macron sabırsızlanıyordu"
Macron yasağı hayata geçirme sürecinde yalnızca muhalefetle değil, kendi siyasi çevresi içinde de önemli mücadeleler verdi.
2025 yılının sonlarında eski Başbakan ve 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adaylarından Gabriel Attal, bu konuyu kendi öncelikleri arasına aldı.

Macron ile ilişkileri giderek soğuyan Attal, düzenlemenin siyasi sahipliğini üstlenmeye çalıştı.
Fransa genelinde kamuoyu toplantıları düzenledi ve Ulusal Meclis'te Renaissance Partisi milletvekili Laure Miller tarafından sunulan yasa teklifini aktif biçimde destekledi.
Bir diğer önemli mücadele ise Senato'da yaşandı.
Yıllardır çocukların çevrim içi ortamda korunmasına ilişkin çalışmalar yürüten senatörler, hazırlanacak düzenlemede belirleyici rol oynamak istiyordu.
Senatörler siyasi açıdan düzenlemeye karşı çıkmadılar.
Ancak yasa tasarısının bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olabileceğini savunarak hukuki itirazlarda bulundular.
Bu endişeler, Fransa'nın en yüksek idari yargı organı ve hükümete hukuki görüş veren Danıştay (Conseil d'État)tarafından hazırlanan değerlendirmeyle de desteklenmişti.
İç görüşmeleri anlatmak amacıyla isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Senato yetkilisi şu ifadeleri kullandı:
"Élysée Sarayı, yasa tasarısını 1 Eylül'den önce geçirmek istiyordu. Macron giderek sabırsızlanıyordu ve Avrupa Komisyonu'na ya da Anayasa Konseyi'ne yapılabilecek olası itirazları yeterince hesaba katmıyordu."
Sonunda Senato geri adım attı.
Bunda Başbakanlık yetkililerinin yürüttüğü temaslar ve Danıştay'dan gelen gayriresmî mesajların, bu hafta kabul edilen yasa metninin iptal edilmeyeceğine işaret etmesi etkili oldu.
Şimdi baskı teknoloji şirketlerinde
Macron'un belirlediği 1 Eylül tarihi, şimdi teknoloji şirketleri ve düzenleyici kurumlar üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen büyük bir dijital platform yöneticisi şöyle konuştu:
"Bu süreci inanılmaz bir hızla yürütmeye çalışıyoruz."
Yöneticiye göre;
- yaş doğrulama sistemleri teknik açıdan oldukça karmaşık,
- belirlenen takvim gerçekçi değil,
- ayrıca kullanıcıların yaşlarını doğrulayabilmeleri için hassas kişisel bilgilerini paylaşmaları gerekecek.
Fransız hükümeti, yaş doğrulama sistemlerinin nasıl uygulanacağını görüşmek üzere 23 Temmuz'da platformlarla yeni bir toplantı gerçekleştirecek.
Brüksel desteği
Macron bu süreçte beklenmedik bir müttefik de kazandı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa'nın girişimine destek verdi.
Fransa, Yunanistan ve İspanya ile birlikte Mayıs 2025'ten bu yana Brüksel'e sosyal medya kullanımı için Avrupa genelinde asgari yaş sınırı belirlenmesini öneriyordu.
Daha sonra Danimarka ve İtalya'nın da destek vermesiyle süreç ivme kazandı.
Almanya ise konuyla ilgili uzman incelemesi başlattı.
Von der Leyen'in geçen yıl kurduğu AB uzman heyeti, 13 Temmuz'da yayımladığı raporda, yalnızca 13 yaş ve üzerindeki çocukların, ebeveyn gözetimi altında ve sınırlı sürelerle sosyal medya kullanmasını tavsiye etti.
Bunun ardından Von der Leyen, 13 yaşın altındaki çocukların yalnızca sosyal medyaya değil, sohbet botları ve bazı çevrim içi oyun hizmetleri gibi diğer dijital sosyal alanlara erişiminin de yasaklanmasını öngören Avrupa Birliği düzenlemeleri hazırlayacaklarını açıkladı.
Bu gelişme Fransa'nın elini önemli ölçüde güçlendirdi.
Senato Kültür Komisyonu Başkanı Laurent Lafon, X hesabından yaptığı paylaşımda Fransa'daki yasanın "hukuki kapsamının sınırlı olduğunu" ve uzun vadede Avrupa düzeyindeki düzenlemelerle desteklenmesi gerekeceğini ifade etti.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir Fransız hükümet yetkilisi ise şunları söyledi:
"Fransa kendi önceliğini Avrupa'nın önceliği haline getirmeyi başardı ve Avrupa Komisyonu'nu kıta çapında bir girişimin gerekli olduğuna ikna etti."
Politico