Mekke Anlaşması TBMM komisyonunda kabul edildi, CHP de evet dedi
Mekke İttifakı'nın aylardır merak edilen anlaşması TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.
AK Parti, MHP ve CHP'nin "evet" oyu verdiği anlaşmayı diğer muhalefet partileri eleştiriyor.
Üç ülke arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın uzun bir süre TBMM'ye getirilmemesi muhalefet tarafından eleştirilmiş ve son olarak ilgili kanun teklifi 20 Ekim'de TBMM'ye sunulmuştu.
Komisyondaki oylamada Cumhur İttifakı'nın yanı sıra CHP de 'evet' oyu kullandı. Yeni Parti, DEM Parti, Yeni Yol, İYİ Parti temsilcileri ise 'hayır' oyu verdi.
Yasa teklifi Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilmesinin ardından önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'na gelecek. Anlaşmanın, burada Cumhur İttifakı'nın çoğunluğa sahip olması nedeniyle Genel Kurul'dan da geçmesi bekleniyor.
Mekke İttifakı anlaşmasının diğer iki ülkedeki onay süreçleri tamamlanmıştı.
Tahran buluşmasının anlamı neydi?
Peki anlaşmanın komisyon görüşmelerinden bir gün önce yapılan Tahran ziyaretinin anlamı neydi?
Mekke İttifakı ülkelerinin temsilcileri dün Tahran'da İranlı yetkililerle bir araya gelmişti.
Türk yetkililere göre Türkiye'den MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın katıldığı ziyaret üye ülkelerin güvenlik birimlerinin katılması nedeniyle İttifak'ın "İran'a yönelik bir tehdit olmadığının" iletilmesi açısından önem taşıyordu.
Bunun yanı sıra İran destekli olduğu bilinen Husilerin Suudi Arabistan'a saldırıları nedeniyle iki ülke arasında diplomatik bir ziyaretin olması gerektiği ve bunun da Mekke İttifakı kanalıyla yapılmasının iyi bir seçenek olduğu değerlendiriliyor.
Bu arada edinilen bilgiye göre, İran'a Husilerin saldırılarının durması gerektiği de görüşmelerde uygun bir dille iletildi.

Anlaşmanın önemli unsurları neler?
Ortak savunma anlaşmasının önemli unsurlarını komisyon toplantısına katılan Dışişleri Bakanlığı Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü aktardı.
Milletvekillerinin sorularını ve eleştirilerini ayrıntılı şekilde yanıtlayan Gümrükçü, Mekke anlaşmasının neden 10 yıl olarak belirlendiği ile ilgili başka anlaşmaları da örnek göstererek, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde ya da NATO anlaşmasında da benzer süreler bulunduğunu hatırlattı.
Mekke anlaşmasının yeni üyelerin kabulüne açık bir anlaşma olduğunu ve önümüzdeki dönemde genişlemesini öngördüklerini belirten Gümrükçü, yeni katılımlar üç ülkenin ortak onayı ile söz konusu olacağını kaydetti. Gümrükçü, yeni üyelerin katılımının da yine TBMM'nin onayına tabi olacağını belirtti.
Otomatik destek söz konusu değil
Gümrükçü, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın taraf olduğu Mekke Savunma İttifakı kapsamında bir ülkeye askeri destek verilmesinin otomatik olarak gerçekleşmeyeceğini söyledi. Gümrükçü, bunun için öncelikle ilgili ülkenin talepte bulunması ve ardından objektif bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.
Suudi Arabistan'a asker gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Gümrükçü, şu anda Mekke Savunma İttifakı çerçevesinde öngörülen bir askeri konuşlandırma bulunmadığını söyledi.
Gümrükçü, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelerde konuşlandırılmasının Anayasa'nın 92'nci maddesi çerçevesinde gerçekleşeceğini vurguladı.
Mekke İttifakı'nın kimseye karşı olmadığını ve tanımlanmış ortak açık bir tehdit bulunmadığını söyleyen Gümrükçü, "Tehditler genel manada tanımlanmıştır, bu nedenle İran da destek vererek olumlu bazı açıklamalar yapmıştır. İsrail ve Hindistan'ın da da olumsuz bir açıklaması olmadı" diye konuştu.
Pakistan'ın nükleer kapasitesine ilişkin sorular üzerine de Gümrükçü, anlaşmada nükleer silahlarla ilgili bir hüküm bulunmadığını söyledi. Gümrükçü ayrıca bir soru üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti sırasında İsrailli bir yetkiliyle görüşmediğini de ifade etti.
Muhalefet: "Ne işimiz var Yemen çöllerinde?"
Komisyon görüşmelerinde iktidar anlaşmanın bölgesel istikrar için önemli olacağını savunurken, muhalefet partileri ise hem anlaşmanın detaylarının çok geç açıklanmasını ve hem de içeriğini eleştirdi.
Yeni Parti Milletvekili Utku Çakırözer, Mekke İttifakı'nın Türkiye ve bu ülkelerin değil, aslında ABD'nin planı olduğunu belirterek, "Biz Suudi Arabistan ve Pakistan ile ilişkilerimizin geliştirilmesine karşı değiliz ama ne işimiz var Yemen çöllerinde? diye seslendi.
Anlaşmanın İsrail ve ABD'yi sevindireceğini, Türkiye'yi ise gereksiz risklere sokacağını söyleyen Çakırözer, Yeni Parti olarak anlaşmaya "hayır" diyeceklerini kaydetti.
Çakırözer, anlaşmayı "Suudi hanedanını ve petrol tesislerini koruma anlaşması" olarak da niteleyerek, bunun karşılığında ise iktidarın kendi bozduğu ekonomiye Suudi finansmanı sağlanmasının amaçlandığını ileri sürdü.
Çakırözer, "Bu bir Trump planıdır, densiz büyükelçi Tom Barrack'ın planıdır! Ve her Trump planı gibi, her Tom Barrack planı gibi Türkiye'nin ya da bölgemizin ya da İslam dünyasının çıkarını korumayı amaçlamaz! ABD'nin çıkarını, Trump'ın çıkarlarını, İsrail'in çıkarını korumayı öncelik sayar" dedi.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ise, iktidar milletvekilleri ve Dışişleri yetkililerine, "Biz bu anlaşmayı niye imzaladık? Hangi güvenlik açığımızı kapatacağız? Türkiye diğer ülkelerin hangi açığını kapatacak?" diye sordu.
DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo ise, anlaşmayı eleştirerek, iktidarın kullandığı "bölgesel sahiplenme" söyleminin aslında "bölgesel taşeronluk" olarak nitelendirilebileceğini kaydetti. Cupolo bu anlaşmanın "barış" temelinin zayıf olduğunu da belirterek, DEM Parti olarak "hayır" diyeceklerini bildirdi.

Oktay: "Yeni ülkeler de katılabilir"
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, toplantının başında yaptığı konuşmada, Mekke Anlaşması'nın bölgede caydırıcılığı artırmayı ve barışı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.
Anlaşmanın üçüncü ülkelere karşı bir bloklaşma oluşturmadığını savunan Oktay, bölgesel barış ve istikrar vizyonunu paylaşan diğer ülkelerin de anlaşmaya katılabileceğini ifade etti. Oktay, yeni üyelerin kabulünün mevcut tarafların onayına bağlı olmasının önem taşıdığına dikkat çekti.
Oktay ayrıca Ortadoğu'da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesinin kayda değer bir gelişme olduğunu belirterek, bu nedenle dün Tahran'da yapılan görüşmelerin kıymetli olduğunu kaydetti.
Milli Savunma Komisyonu anlaşmayı neden görüşmedi?
Öte yandan Yeni Parti Milletvekili Çakırözer, anlaşma teklifinin askeri bir metin olduğunu ve Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, bu nedenle Dışişleri Komisyonu öncesinde Milli Savunma Komisyonu'na gitmesini talep etti.
Oktay ise anlaşma için tali komisyon olan Milli Savunma Komisyonu'nun bu anlaşmayı görüşmesini kendisinin de istediğini ancak Savunma Komisyonu'ndan olumsuz yanıt aldıklarını açıkladı.
CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ise, Milli Savunma Komisyonu'nun anlaşmaya dair herhangi bir görüş ifade etmemiş olmasını "skandal" olarak niteleyerek, "Konunun başı da savunma, sonu da savunma. Bence anlaşılması gereken nokta şu: Nasıl bir güvenlik ihtiyacı bu anlaşmayı zorunlu kılıyor?" diye konuştu.
DW