GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 46,0829 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.430,14 ₺ BTC: 2.800.781 ₺ 🇺🇸USD: 46,0829 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.430,14 ₺ BTC: 2.800.781 ₺ 🇺🇸USD: 46,0829 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.430,14 ₺ BTC: 2.800.781 ₺
05 Haziran 2026 - 21:16

info@turkglobalmedia.com

Ötzi Buz Adam'ın Mikropları Ölümünden Binlerce Yıl Sonra Yeniden Canlandı

Ötzi Buz Adam'ın Mikropları Ölümünden Binlerce Yıl Sonra Yeniden Canlandı

Bilim Dünyası
04.06.2026 23:39
TGM Haber Merkezi

Geçen yüzyılın sonlarında Alpler'deki bir buzulun içinden çıkarılan Ötzi hakkında neredeyse bilinmeyen hiçbir şey kalmamış gibiydi.

Bu haberi paylaş:

Ötzi'nin, yaklaşık 5 bin 300 yıl önce sırtından vurularak öldürüldüğü, öldüğünde yaklaşık 45 yaşında olduğu biliniyordu. 

Üç yıl önce yayımlanan ayrıntılı genetik araştırmalar, saçlarının dökülmüş olduğunu, koyu tenli olduğunu ve kökenlerinin büyük ölçüde Anadolu'ya dayandığını ortaya koymuştu. 

Hatta ölümünden kısa süre önce ne yediği bile tespit edilmişti.

Şimdi ise yeni bir araştırma, Ötzi'nin vücudunda taşıdığı mikroskobik yaşamı ortaya çıkardı.

Microbiome dergisinde yayımlanan çalışma, Ötzi'nin bağırsak bakterilerinin günümüz insanlarınınkinden oldukça farklı olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar ayrıca binlerce yıl sonra yeniden aktif hale gelen ve mumyanın korunmasını tehdit edebilecek soğuğa uyumlu mantarlar da tespit etti.

Bakır Çağı İnsanının Bağırsakları Nasıldı?

Çalışmanın kıdemli yazarı, İtalya'nın Bolzano kentindeki Eurac Research bünyesinde faaliyet gösteren Mumya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Frank Maixner, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ötzi'de korunan ve günümüzün sanayileşmiş toplumlarında yaşayan insanlarda son derece nadir görülen atalara ait bağırsak bakterileri tespit ettik. Ancak bu bakteriler hâlâ geleneksel yaşam tarzını sürdüren topluluklarda bulunabiliyor."

Maixner'e göre bu mikroorganizmalar, sanayileşmenin insan mikrobiyotasını değiştirmesinden önce, Bakır Çağı'nda insan bağırsaklarının nasıl göründüğüne dair eşsiz bilgiler sunuyor.

Ötzi Çözülürken Numuneler Alındı

Araştırmacılar, 2019 yılında Ötzi'nin çeşitli işlemler için beş saat süreyle çözüldüğü nadir bir fırsattan yararlandı.

Bu süre boyunca:

  • Deri ve bağ dokularından örnekler alındı,
  • Vücudunun farklı bölgelerinden yaklaşık bir düzine sürüntü örneği toplandı,
  • Mumyanın içinden eriyen su analiz edildi,
  • Mumyanın bulunduğu bölgeden 1991 yılında alınan toprak örnekleri yeniden incelendi,
  • Buz Adam'ın korunduğu özel odanın havası analiz edildi.

Ötzi'nin bulunduğu koruma odası, binlerce yıl boyunca muhafaza edildiği doğal koşulları taklit etmek amacıyla sürekli olarak eksi 6 derece sıcaklıkta ve yüzde 99 nem oranında tutuluyor.

Araştırmacılar, Ötzi'nin bağırsak mikrobiyotasının büyük ölçüde öldüğü andaki haliyle korunduğunu belirledi. Ancak ölüm sonrası çürüme süreçlerinde ortaya çıkan bazı türlerin de zamanla bu yapıya eklendiği görüldü.

Antarktika ve Arktik'te Görülen Mantarlar Bulundu

Bilim insanları hem toprak örneklerinde hem de eriyen suda çok sayıda soğuğa dayanıklı mikroorganizma keşfetti.

Özellikle dört farklı maya mantarı türü dikkat çekti:

  • Glaciozyma watsonii
  • Phenoliferia glacialis

İsimlerinden de anlaşılacağı üzere bunlar "psikrofil" yani aşırı soğuk ortamlara uyum sağlamış mikroorganizmalar.

Bu mantarların bazıları daha önce Rus Arktiği ve Antarktika gibi bölgelerde tespit edilmişti.

5.300 Yıllık Mikroplar Yeniden Aktif Hale Gelmiş Olabilir

Araştırmacıları asıl şaşırtan bulgu ise bazı maya örneklerinde DNA hasarının oldukça sınırlı olması oldu.

Bu durum, Ötzi'nin derisinde bulunan bazı mantarların analiz sırasında hâlâ aktif olabileceğini düşündürüyor.

Ayrıca 2010 yılında alınan örneklerle yapılan karşılaştırmalar, bu mikroorganizmaların zaman içinde değişim geçirdiğini ortaya koydu.

Yani Ötzi'nin mikrobiyal ekosistemi 5 bin 300 yıl boyunca tamamen donmuş ve hareketsiz kalmamış olabilir.

Araştırmacılar şu soruya dikkat çekiyor:

"Bu mayalar, binlerce yıl boyunca çoğalmaya devam eden eski maya topluluklarının torunları mı, yoksa uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra mumyanın çözülmesiyle yeniden aktif hale gelen organizmalar mı?"

"Ötzi Statik Bir Kalıntı Değil"

Frank Maixner'a göre elde edilen sonuçlar dikkat çekici bir sürekliliğe işaret ediyor:

"Bu mayalar Ötzi'ye binlerce yıllık yolculuğu boyunca eşlik etti."

Bilim insanına göre bu durum, Ötzi'nin yalnızca donmuş bir arkeolojik kalıntı olmadığını gösteriyor.

"Mumya statik bir eser değil, dinamik bir biyolojik sistemdir."

Ancak bu durum aynı zamanda yeni bir risk anlamına da geliyor.

Mumyanın Geleceği Tehlikede Olabilir

Ötzi buzuldan çıkarıldığında araştırmacılar onu mikroorganizmalardan arındırmak amacıyla fenol (karbolik asit) kullanmıştı.

Fakat antibiyotiklere karşı direnç geliştiren bakteriler örneğinde olduğu gibi, bu işlem bazı mikroorganizmaları ortadan kaldırırken diğerlerine yaşam alanı açmış olabilir.

Bugün Ötzi'nin korunmasından sorumlu olan South Tyrol Archaeological Museum Müdürü Elisabeth Vallazza şunları söyledi:

"Mumyanın koruma koşulları günümüzde oldukça istikrarlı."

"Kapsamlı mikrobiyolojik izleme çalışmaları sayesinde mumyanın zarar görmesi engelleniyor. Ancak gelecek nesiller için korunabilmesi adına daha fazla araştırma ve koruma çalışmasına ihtiyaç olduğu açıktır."

Mikroorganizmalar Deri ve Bağ Dokularını Parçalayabiliyor

Araştırmanın yazarlarına göre Ötzi'yi eksi 6 derecede ve yüzde 99 nem altında tutmak artık mikrobiyal faaliyetleri tamamen durdurmaya yetmiyor olabilir.

Genetik analizler, mumya üzerinde bulunan bazı mantar ve bakterilerin;

  • Proteinleri,
  • Yağları,
  • Deri ve bağ dokusunun temel yapı taşı olan kolajeni

parçalayabilecek enzimleri üretebildiğini ortaya koydu.

Maixner bu konuda şu uyarıyı yaptı:

"Bu durum, uzun vadede mumyanın bütünlüğü açısından gizli bir biyolojik risk bulunduğunu gösteriyor."

Yaklaşık 5 bin 300 yıl boyunca buzlar altında korunan Ötzi, bugün hâlâ bilim insanlarına insanlık tarihine dair yeni bilgiler sunuyor. 

Ancak görünen o ki, onu korumaya çalışan araştırmacılar artık yalnızca zamanla değil, onunla birlikte binlerce yıl boyunca yaşamayı başaran mikroskobik canlılarla da mücadele etmek zorunda kalacak.

 

El Pais

Yayınlanma: 04.06.2026 23:39
Ana Sayfaya Dön