Louis Mosley, ABD merkezli veri analitiği şirketi Palantir Teknoloji’nin Birleşik Krallık ve Avrupa operasyonlarının başında bulunan kilit isimlerden biridir.
Salon, sağcı radikallerle doluydu; Louis Mosley yaklaşan bir devrimi müjdelediğinde.
Ona göre, “Mesih ve özgürlük için savaşan bir haçlı” olan Oliver Cromwell nasıl Kral Charles I’in kralcılarını bozguna uğrattıysa, “benzer bir devrim bugün de mayalanıyordu.”
Palantir Teknoloji’nin Birleşik Krallık ve Avrupa başkanı, podcast yayıncısı Joe Rogan ve “Elon’un Doge’u”na övgü dolu göndermelerle bezeli konuşmasında, küreselleşmenin “alacakaranlığına” girildiğini söyledi.
Bu, Birleşik Krallık’ta NHS, Savunma Bakanlığı ve polisle 600 milyon sterlinden fazla anlaşması olan büyük bir kamu yüklenicisi için alışıldık bir kapanış konuşması değildi.
Ancak Palantir sıradan bir yüklenici de değil. Son yıllarda Britanya kamu sektöründe güçlü bir yer edinirken, yönetiminin sağcı söylemleri ve ABD ile İsrail ordularına ve Donald Trump’ın göçmenlik politikalarına verdiği destek nedeniyle eleştirmenleri dehşete düşürdü.
Keir Starmer hükümetinin, Peter Thiel tarafından kurulan şirketle bağlarını koparması yönündeki çağrılar artıyor.
Bu durum Mosley’yi, Britanya devletinin ABD’li teknoloji şirketleri tarafından ele geçirilmesine dair korkuların odağı haline getirdi.
Karşılık vermek ise ona düştü. Neredeyse her gün, X platformunda, podcast’lerde ve BBC ekranlarında Palantir’i savunurken görülebiliyor. Peki Mosley kim ve ne düşünüyor?
Mosley’nin 2025’te yaptığı Cromwell konuşması, Batı’nın kazanması gerektiğini savunan libertaryen Hristiyan sağın bir araya geldiği Sorumlu Yurttaşlar Birliği etkinliğinde yapıldı.
Etkinlikte Jordan Peterson, Thiel ve Nigel Farageda konuşmacıydı. Westminster Okulu ve Oxford Üniversitesi mezunu Mosley’nin sakin ve entelektüel özgüveni dikkat çekiciydi; ancak konuşmasında komplo kokusu da hissediliyordu.
Mosley, “Disc”e dikkat edilmesi gerektiğini söyledi: “gerçeği bastıran dağıtık fikir bastırma kompleksi.”
Buna “ordu gibi çalışan doğrulayıcılar, uzmanlar”, aktivistler, avukatlar, akademisyenler ve gazeteciler dahildi.
Ona göre bu güç; Brexit, Trump ve popülizmin yükselişi bu yapının çatladığını gösteriyordu. Teknoloji gücü yerleşik düzenden isyancılara kaydırırken, “medeniyetimizi yeniden inşa etme” zamanı yaklaşıyordu.
Mosley’e göre özgürlük, Hristiyan hoşgörüsü, merak ve açık demokratik tartışma daha iyi bir geleceğin kapısını açıyordu ve Palantir toplumu bu kapıdan geçirmek istiyordu.
Mosley, Palantir’de önemli bir figür. Teknoloji eğitimi yok; daha önce Muhafazakâr Parti siyasetinde çalıştı, Rory Stewart’ın yardımcılığını yaptı ve Kensington & Chelsea’de belediye meclis üyeliği görevinde bulundu.
Oxford’da tarih okudu; burada tanıştığı eşi Nura Khan ile dört çocuğu var. Kodlama kitaplarından çok biyografi okumayı tercih ediyor; Aneurin Bevan ve Joseph Stalin üzerine kitaplar bunlar arasında.
Yakın çevresi onu “sevmesi kolay”, hassas ve zeki biri olarak tanımlıyor. Bir süre Santander’da strateji alanında çalıştıktan sonra 2016’da Palantir’e katıldı ve bugün Londra Soho’daki merkezinden 700 kişilik Avrupa operasyonunu yönetiyor.
Hükümet bakanlarına doğrudan ulaşarak Palantir’in yapay zekâ destekli veri analiz araçlarını kamu sistemlerine entegre eden anlaşmalar yapmada başarılı oldu.
Soyadı ise zaman zaman yük oldu. 2017’de Muhafazakâr Parti’den milletvekili adayı olmaya yaklaştı ancak dedesi, İngiliz Faşistler Birliği lideri Oswald Mosley ile olan bağlantı nedeniyle adaylığı iptal edildi.
Sosyal medyada siyah kıyafet tercihleri bile tartışma yarattı. Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, bunu “kara gömlek” geleneğiyle ilişkilendirdi. Ancak tanıyanlar bunun sadece estetik bir tercih olduğunu söylüyor.
2019’da, Michael Gove’a doğrudan sunum yaparak Brexit planlaması için bir hükümet sözleşmesi kazandı.
Pandemi sırasında Boris Johnson hükümeti tarafından çağrıldı; enfeksiyon takibi ve hastane kapasitesi yönetiminde rol aldı, ardından aşı dağıtımını destekledi. 2023’te Palantir, NHS England ile 330 milyon sterlinlik yedi yıllık bir anlaşma imzaladı.
Bu sözleşme başlangıçta sınırlı eleştirilerle karşılaşsa da son aylarda şirket karşıtı hava sertleşti.
Bunun nedeni, ABD’de göçmenlik birimi ICE’in olayları, Gazze ve İran’daki savaşlarda Palantir teknolojisinin rolü ve şirketin genel itibarı oldu. Ayrıca Peter Mandelson ile olan ilişkiler de tartışma yarattı.
Geçen ay milletvekilleri NHS sözleşmesinin iptal edilmesini istedi; Palantir “utanç verici” ve “korkunç” olarak nitelendirildi. Mosley ise eleştirmenlerin “ideolojiyi hasta güvenliğinin önüne koyduğunu” savundu ve yazılımın 110 bin ek ameliyat yapılmasını sağladığını iddia etti.
Ancak kamuoyundaki tepki, şirketin ABD’de yayımladığı ve bazı kültürleri “geri kalmış” olarak nitelendiren manifesto sonrası yeniden arttı.
Bir başka yorumcuya göre Mosley, “teknolojinin dünyadaki rolüne dair iki farklı vizyonun ön cephesinde” yer alıyor: Amerikan hızlanmacı yaklaşımı ile Avrupa’nın daha temkinli yaklaşımı arasında.
Kamuoyu yoklamaları Mosley’nin zor bir mücadele verdiğini gösteriyor. Britanya halkının üçte ikisinden fazlası Palantir’in kamu sözleşmelerinden endişe duyuyor; %40’ı ise şirketin NHS verilerine erişmeyeceğine güvenmiyor.
Michael Gove, Palantir’in doğru kullanıldığında devlete büyük fayda sağlayabileceğini söylerken, bazı doktorlar ve uzmanlar bu görüşe katılmıyor.
NHS’de veri mühendisliği alanında çalışan Tom Bartlett ise Palantir sisteminin veri analizini hızlandırdığını ve hasta bakımını iyileştirdiğini belirtiyor.
Mosley, Palantir’in 11 Eylül sonrası terörle mücadelede ABD’ye yardım etmek amacıyla kurulan temel fikrini benimsiyor.
Şirketin adı, The Lord of the Rings’teki her şeyi gören taşlardan geliyor. Mosley’nin dediği gibi, bu taşlar iyi niyetle yapılmış olsa da kötü ellerde tehlikeli olabilir.
“Çok güçlü bir araç inşa ediyorsunuz ve yanlış ellerde bu araçlar son derece tehlikeli olabilir. Ama doğru ellerde olağanüstü faydalar sağlayabilir,” diyor.
Bu durum, Rachael Maskell gibi eleştirmenleri endişelendiriyor. Ona göre en büyük korku, verilerin kötü niyetli aktörlerin eline geçmesi.
Palantir’in bugün karşı karşıya olduğu temel sorun da bu: giderek daha fazla insan “kötü aktörlerden” endişe ediyor.
Mosley’nin görevi ise hem kendisinin hem de Palantir’in bu gruba dahil olmadığını kamuoyuna inandırmak.
The Guardian