"Finansal ve Hukuki Bir Anomali"
Ulusal Kurtarma ve Dayanıklılık Planı’nın (PNRR) en tartışmalı yönlerinden biri, Avrupa Birliği’nin Next Generation EU programı kapsamında üye devletlere sağlanan kredilerin finansal yapısıdır. En az tartışılan ama en önemli konulardan biri şudur:
Bir borçlanma işlemi, finansman maliyeti önceden bilinmeden yapılabilir mi?
Normal finans piyasalarında bunun cevabı açıktır: Hayır.
Bir kredi, banka finansmanı veya devlet tahvili ihracı gibi herhangi bir borçlanma işleminde, sözleşmenin temel ekonomik şartlarının önceden bilinmesi gerekir.
Bunların başında faiz oranı gelir. Çünkü borç alan taraf ancak faiz oranını bilirse borcun toplam maliyetini ve sürdürülebilirliğini değerlendirebilir.
PNRR kredilerinde ise mekanizma farklıdır. Bu fonlar önceden mevcut kaynaklardan gelmez.
Avrupa Komisyonu uluslararası finans piyasalarında tahvil ihraç ederek borçlanır ve bu kaynakları üye devletlere kredi olarak aktarır.
Başka bir deyişle Komisyon, piyasada borçlanarak elde ettiği parayı üye ülkelere aktarır ve fiilen ortak Avrupa borcu ihraç eden bir finansal aracı gibi hareket eder.
Bu durum bazı hukukçulara göre Avrupa Birliği Antlaşması’ndaki “no bail-out” (karşılıklı borç üstlenmeme) ilkesinin ruhuyla tam uyumlu değildir.
En kritik sorun: Faiz oranı önceden bilinmiyor
PNRR kredilerinde faiz oranı plan onaylanırken belirlenmez. Faiz oranı, Avrupa Komisyonu’nun piyasada yaptığı tahvil ihraçlarının gerçekleştiği andaki piyasa koşullarına bağlıdır.
Dolayısıyla üye devletler borcu kabul ettikleri anda gerçek maliyeti kesin olarak bilmiyorlar. Faiz oranı ancak her bir ödeme dilimi için Komisyon piyasadan borçlandığında netleşir.
Bu durum şu anlama gelir:
- Devlet borcu kabul eder
- Ama borcun gerçek maliyeti daha sonra oluşur
- Bu ise klasik kamu finansmanı uygulamalarında nadir görülen bir belirsizliktir.
Hukuki açıdan sorunlar
Medeni hukukta bir kredi sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için temel unsurların belirlenebilir olması gerekir.
Borç alan taraf, işlemin maliyetini en azından objektif kriterlerle hesaplayabilmelidir.
Faiz oranının sözleşme anında belirli veya belirlenebilir olmaması bazı hukukçulara göre sözleşme ilkeleri açısından sorun yaratabilir.
Kamu maliyesi açısından risk
Bu konu özellikle devletler için daha da önemlidir çünkü:
- Kamu borcu uzun vadeli planlama gerektirir
- Bütçe projeksiyonları faiz maliyetine dayanır
- Faiz maliyetinin önceden bilinmemesi, kamu maliyesinde belirsizlik yaratabilir ve borcun sürdürülebilirliğini etkileyebilir.
Avrupa kredileri her zaman daha ucuz olmayabilir
Eğer Avrupa Komisyonu piyasada örneğin %4 faizle borçlanırsa, bazı güçlü ekonomiler kendi başlarına daha düşük faizle borçlanabiliyor olabilir.
Bu durumda Avrupa aracılığıyla alınan kredi her ülke için en ucuz seçenek olmayabilir.
Ek maliyetler
Avrupa Komisyonu’nun borçlanma maliyetine ek olarak:
- idari giderler
- operasyon maliyetleri
- teknik finansman ücretleri gibi unsurlar da eklenebilir. Bu da nihai maliyetin daha da yükselmesine yol açabilir.
Ek şartlar
PNRR kredileri sadece finansman değildir. Aynı zamanda:
- reform yükümlülükleri
- hedefler ve kilometre taşları (milestones)
- düzenli denetimler gibi siyasi ve ekonomik koşullar içerir.
Bu nedenle bazı durumlarda ülkelerin doğrudan piyasadan borçlanması daha fazla ekonomik ve siyasi bağımsızlık sağlayabilir.
PNRR kredileri mutlaka yasa dışı değildir, ancak klasik finansman kurallarına göre atipik bir yapı oluşturur.
Finans ve hukuk açısından temel ilke şudur:
Hiçbir borçlu, aldığı paranın maliyetini yeterli kesinlikle bilmeden borçlanmamalıdır.
Bu ilkenin zayıflatılması yalnızca ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda kurumsal ve hukuki bir tartışma yaratır.
Scenari Economici