Roma’daki simgesel bir kilisede bulunan bir kerubun İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye benzetildiği iddiaları, hem kilise hem de siyaset dünyasında büyük bir tartışmaya yol açtı.
İtalya Kültür Bakanlığı ile Roma Piskoposluğu olayla ilgili soruşturma başlattı.
Benzerlik ilk olarak La Repubblica gazetesi tarafından gündeme getirildi. Gazete, Roma’daki San Lorenzo in Lucina Bazilikası’nda, İtalya’nın son kralına ait mermer büstü çevreleyen iki melekten birinin artık “tanıdık ve şaşırtıcı derecede çağdaş bir yüze” sahip olduğunu yazdı.
Haberde şu ifadeye yer verildi:
“Restorasyon öncesinde sıradan bir kerup vardı. Bugün ise ülkenin en güçlü kadınının yüzü var.”
Birinci sayfadan verilen haber, art arda tepkilere yol açtı. Kültür Bakanlığı, kanatlı figür üzerinde inceleme yapmak üzere uzmanların görevlendirildiğini açıkladı. Bakanlık, teknisyenlerden “yapılan çalışmanın niteliğini belirlemelerinin” istendiğini ve buna göre “hangi adımların atılacağına karar verileceğini” duyurdu.
Öncesi ve sonrası fotoğrafları sosyal medyada hızla yayılırken, Meloni de tartışmaya esprili bir şekilde dahil oldu. Instagram’da restore edilen meleğin fotoğrafını paylaşan Meloni, gülme emojisi eşliğinde “Hayır, kesinlikle bir meleğe benzemiyorum” notunu düştü.
Gazeteciler, kökleri dördüncü yüzyıla kadar uzanan bazilikaya akın ederek ne olduğunu anlamaya çalıştı. Bazilikanın papazı Daniele Micheletti, Ansa haber ajansına yaptığı açıklamada, “Gerçekten belli bir benzerlik var, ama neden bu şekilde yapıldığını restorasyoncunun kendisine sormak gerekir” dedi. “Ben şapelin eski hâliyle restore edilmesini istedim, fazlasını bilmiyorum.”
Micheletti, restorasyonun, tablonun bulunduğu şapelin su hasarı görmesi nedeniyle gerekli hâle geldiğini söyledi. Orijinal eserin 2000 yılına ait olduğunu ve bu nedenle herhangi bir kültürel miras koruması kapsamında bulunmadığını da ekledi.
Restorasyonu yapan görevliyi savunan Micheletti, “O bir badana ustası değil; işinde çok iyi,” ifadelerini kullandı.
Muhalefet partileri ise sert tepki gösterdi. Merkez sol Demokrat Parti’den Irene Manzi, yaptığı açıklamada “Ortaya çıkan tablo kabul edilemez” diyerek restorasyonun kültürel miras mevzuatını ihlal edip etmediğinin araştırılmasını istedi.
Beş Yıldız Hareketi üyeleri ise daha geniş sonuçlara dikkat çekti: “Sanat ve kültürün, yüzü başbakana ait olsun ya da olmasın, propaganda ya da başka amaçlar için kullanılmasına izin veremeyiz,” açıklamasını yaptılar.
Roma Piskoposluğu, vekil başpiskopos Baldassare Reina’nın yaşananlardan “hayal kırıklığı duyduğunu” ve sorumluların tespit edilmesi için “derhal gerekli soruşturmaların başlatılacağını” bildirdi.
Açıklamada, “Kutsal sanat ve Hristiyan geleneğine ait imgelerin kötüye kullanılamayacağı ya da istismar edilemeyeceği bir kez daha vurgulanmaktadır; bu imgeler yalnızca litürjik yaşamı ve bireysel ile toplu duayı desteklemek amacıyla vardır” denildi.
Ülke genelinde tartışma büyürken, gazeteciler restorasyonu yapan 80 yaşındaki emekliyle konuşmak için sıraya girdi. Bruno Valentinetti, “Benden tamir etmemi istediler, ben de yaptım,” dedi. “İki yıl üzerinde çalıştım ve işi bir yıl önce bitirdim.”
Valentinetti, tabloları yalnızca özgün hâline döndürdüğünü savundu: “Birçok şey silinmişti. Restorasyonda katmanları temizlersiniz ve orijinal tasarım ortaya çıkar. Ben de onu takip edip renkleri geri koydum. Çizim bozulmuştu ama hatlarını yeniden ortaya çıkarmayı başardım.”
Çalışmayı papazın onayıyla yaptığını belirten Valentinetti, “Burada yaşıyorum. Ben bir zanaatkârım. Beni misafir ettiği için rahibe şükran göstermek amacıyla gönüllü oldum,” dedi.
Geçmişte sağcı siyasetle bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları reddeden Valentinetti, en son ne zaman oy kullandığını bile hatırlamadığını söyledi ve Meloni’ye benzetilme iddialarını kesin bir dille geri çevirdi: “Bu Meloni değil. Yüzleri 25 yıl önceki hâline göre restore ettim.”
Valentinetti, La Repubblica’ya verdiği röportajda tartışmanın olumlu bir yanına da dikkat çekti:
“Son yıllarda bu kilisede hiç bu kadar çok insan görmemiştik.”
The Guardian