GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,8430 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.257,13 ₺ BTC: 3.360.486 ₺ 🇺🇸USD: 44,8430 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.257,13 ₺ BTC: 3.360.486 ₺ 🇺🇸USD: 44,8430 ₺ 🇪🇺EUR: 52,9101 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.257,13 ₺ BTC: 3.360.486 ₺
17 Nisan 2026 - 01:37

info@turkglobalmedia.com

Smyrna Antik Kenti kökenli heykel başı, ABD'den Türkiye'ye iade edildi

Smyrna Antik Kenti kökenli heykel başı, ABD'den Türkiye'ye iade edildi

Kültür
16.04.2026 23:54
TGM Haber Merkezi

Smyrna Antik Kenti kökenli mermer heykel başı, ABD'deki Denver Sanat Müzesi tarafından Türkiye'ye iade edildi.

Bu haberi paylaş:

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, "Türkiye'deki tüm akademik camiadaki hocalarımız, çalışma arkadaşlarımız, kolluk kuvvetlerimiz, elçiliklerimiz, Dışişleri Bakanlığımız el birliğiyle çok güzel bir sistem kurguladık. Şu anda kaçakçılık ve mücadele noktasında dünyada kuralları koyan ülke olduğumuzu da gururla söyleyebiliriz" dedi.

Türkiye'nin son yıllarda eser iadesi alanındaki çalışmalarından haberdar olan Amerika Birleşik Devletleri'nin Colorado eyaletinin Denver şehrinde bulunan Denver Sanat Müzesi, koleksiyonlarında yer alan ve Anadolu kökenli olduğu düşünülen mermer heykel başını Türkiye Cumhuriyeti'ne iade etmek istediklerini Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bildirdi. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanlarınca yapılan incelemelerde eserin Smyrna Agora kazılarından ele geçtiği teyit edildi.

Bu durumun 1934 tarihli Türk Tarih, Arkeoloji ve Etnografya Dergisi'nde yayımlanan raporla belgelendiği belirtilirken bu tespitler, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Smyrna Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanan raporlarla da desteklendi. 

Bu değerlendirmeler sonucunda eserin Anadolu kökenli olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı anlaşıldı. 

Yürütülen çalışmalar neticesinde heykel başının Türkiye'ye iadesi sağlandı. 

Eserin mermerden yapılmış erkek başı, milattan sonra 5'inci yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiği ve 25 santimetre yüksekliğindeki eserin boyun kısmının altı kırık ve eksik olduğu belirlendi. 

Saç ve kaş kıvrımları keskiyle, göz bebekleri ise matkap darbeleriyle işlenen eserin kısa sakallı portrede yüz hatları güçlü ve etkileyici bir ifade sunduğu tespit edildi. 

Eserin Theodosius Dönemi heykel sanatı ile ilişkili olduğunu ve Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyede üretildiği belirtildi.

'ESERİMİZ DOĞDUĞU TOPRAKLARA, SMYRNA'YA GERİ DÖNMÜŞ OLDU'

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un koymuş olduğu hedeflere ulaşmak üzere oldukça yoğun çaba sarf ediyoruz. Türkiye'deki tüm akademik camiadaki hocalarımız, çalışma arkadaşlarımız, kolluk kuvvetlerimiz, elçiliklerimiz, Dışişleri Bakanlığımız el birliğiyle çok güzel bir sistem kurguladık. 

Şu anda kaçakçılık ve mücadele noktasında dünyada kuralları koyan ülke olduğumuzu da gururla söyleyebiliriz. 

Amerika'dan aldığımız bu son eserde işin gelecekte de nasıl şekilleneceğini göstermesi açısından önemli. Çünkü ülkemizde bilimsel süreli yayınlar yapılıyor.

Bu yayınlar, yapılan arkeolojik kazılar çalışmasında ortaya çıkan bulguların bilimsel çalışması. Ancak bu heykelin ülkemize gelmesinde de bilimsel yayının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. 

Denver Sanat Müzesi'ndeki bilinçli müze çalışanları ve idaresi de bu konuda bize oldukça yardımcı oldular. Tüm sorumlu arkadaşlarımızın yoğun gayretleri sonrasında eserimiz ülkemize doğduğu topraklara, Smyrna'ya geri dönmüş oldu" dedi.

BÜYÜK KONSTANTİNDEN SONRAKİ SÜRECİN BİR STİLİNİ YANSITIYOR

'BÜYÜK KONSTANTİN'DEN SONRAKİ SÜRECİN BİR STİLİNİ YANSITIYOR'

Smyrna Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy ise “Belli ki Agora'da herhangi bir noktada yerleştirilmiş bir heykel. Örnekte olduğu gibi bir kaide üzerinde yükseldiği anlaşılıyor. Aynı dönemde elimizde yazıtlar var. O yazıtlarda 'İsidoros' adlı bir valinin onurlandırıldığını görüyoruz. Bu heykelin 5'inci yüzyılın ilk yarısına ait olduğunu değerlendiriyoruz. Formu gereği de biraz erken Hristiyanlık dönemine ait gibi gözüküyor. Çünkü ciddi bir yüz ifadesi var ve gözbebekleri Tanrı'yla iletişim kurarcasına yukarıda resmedilmiş. Büyük Konstantin'den sonraki sürecin bir stilini yansıtıyor" diye konuştu.

 

Yayınlanma: 16.04.2026 23:54
Ana Sayfaya Dön