GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 48,5437 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.773,50 ₺ BTC: 3.845.898 ₺ 🇺🇸USD: 48,5437 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.773,50 ₺ BTC: 3.845.898 ₺ 🇺🇸USD: 48,5437 ₺ 🇪🇺EUR: 56,1798 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.773,50 ₺ BTC: 3.845.898 ₺
07 Eylül 2026 - 13:43

info@turkglobalmedia.com

Sosyal Medya

Sosyal medya platformlarını kontrol etmek neden zor?

06.09.2026 18:20
TGM Haber Merkezi
40 okunma
Sosyal medya platformlarını kontrol etmek neden zor?

Gençlerin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle sosyal medya devlerine baskı artıyor.

Bu haberi paylaş:

Ancak kullanıcı etkileşimine dayalı iş modelini düzenlemek kolay değil.

Bağımlılık, kendine zarar verme, intihar: Sosyal medyanın kullanıcı etkileşimini artırmaya dayalı stratejisi, özellikle çocuklarda kompulsif kullanımı ve ciddi psikolojik zararları teşvik ettiği iddiasıyla yoğun biçimde mercek altında.

Facebook, YouTube ve TikTok gibi platformlar, kullanıcıları sonsuz kaydırma, öneriler ve sürekli bildirimlerle ekrana bağlı tutarak büyük kârlar elde ediyor.

Örneğin Facebook'un sahibi Meta, insanları ekran başında tutma becerisinin de etkisiyle geçen yıl reklam gelirlerinde 196,2 milyar dolarla (168,3 milyar euro) rekor kırdı.

Ancak bu iş modeli artık ciddi hukuki ve düzenleyici engellerle karşı karşıya. 16 yaşından küçüklere yönelik sosyal medya yasakları dünya çapında yaygınlaşırken özellikle ABD'de açılan davaların sayısı da giderek artıyor.

Son büyük davada California, Colorado ve New Jersey'nin de aralarında bulunduğu 29 eyalet, bu ayın başında Meta'ya dava açtı. Eyaletler, sosyal medya devini platformlarını genç kullanıcıları bağımlı hale getirecek şekilde tasarlamakla suçladı.

Geçtiğimiz Çarşamba günü açıklanan uzlaşma kapsamında Meta, eyaletlere toplam 18 milyar dolara kadar ödeme yapmayı kabul etti. Buna Texas ile ayrıca varılan 1 milyar dolarlık uzlaşma da dahil. 

Platform ayrıca kullanım sürelerine sınırlama getirmeyi ve gençlerin geceleri uygulamalarına erişimini engellemeyi kabul etti.

Meta CEO'su Mark Zuckerberg, Los Angeles'ta sosyal medya şirketlerine ilişkin bir dava kapsamında ifade verdikten sonra mahkeme binasından korumalar eşliğinde ayrılıyor.
Meta, gençleri bağımlılık yaratacak biçimde platformlarına bağladığı iddiasıyla ABD'de art arda davalarla karşı karşıya. Fotoğraf: Apu Gomes/AFP

Sosyal medyanın büyümesi düzenlemelerin önüne geçti

Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler son on yılda kuralları sıkılaştırdı. Ancak siyasetçiler ve düzenleyiciler hızla değişen teknolojiye ayak uydurmakta zorlanıyor.

Birçok önemli araştırma, gençlerin sosyal medya kullanımı ile artan kaygı, depresyon ve beden memnuniyetsizliği arasında bağlantı kuruyor. Meta'dan 2021 yılında sızdırılan belgeler de şirket araştırmacılarının, Instagram kullanımı ile bazı genç kızlarda beden algısı ve ruh sağlığı sorunları arasında bağlantı tespit ettiğini ortaya koymuştu.

Pazar araştırma şirketi Sensor Tower'a göre ABD'deki gençler günde yaklaşık 90 dakikalarını TikTok'ta geçiriyor. Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların 2023 yılında yaptığı testler, platformun algoritmasının ruh sağlığı içerikleriyle etkileşime giren kullanıcılara depresyon ve kendine zarar vermeyle ilgili videolar önerebildiğini gösterdi.

Center for Humane Technology adlı kuruluşun strateji ve etki direktörü Camille Carlton, DW'ye yaptığı açıklamada, "Bu ölçekte faaliyet gösteren ve insanların hayatları üzerinde bu kadar büyük etkiye sahip şirketlerin temel güvenlik standartlarını karşılaması gerekiyor" diyor ve ekliyor:

"Bu radikal bir fikir değil. Otomobil, ilaç ve çocuk oyuncakları gibi diğer ürünlere uyguladığımız standart da bu."

Bir çocuk, ellerinde tuttuğu akıllı telefona bakıyor; ekranda çeşitli sosyal medya uygulamalarının simgeleri görünüyor.
Sosyal medya uygulamaları çocuk ve gençlerin gündelik hayatında giderek daha fazla yer tutuyor. Fotoğraf: Jochen Tack/picture alliance

ABD çocukları korumak için daha sıkı kurallara yöneliyor

ABD'de yıllardır yaşanan siyasi tıkanıklığın ardından çocukları sosyal medyanın zararlarından korumayı amaçlayan Çocukların Çevrim İçi Güvenliği Yasası'na (Kids Online Safety Act - KOSA) yönelik iki partili destek giderek artıyor.

Planlar kapsamında reşit olmayan kullanıcıların hesaplarında güçlü güvenlik ayarlarının uygulanması ve ebeveynlere çocuklarının hesaplarını kontrol etmek için daha fazla araç sunulması öngörülüyor.

Çok satan "The Anxious Generation" (Kaygılı Nesil) kitabının yazarı sosyal psikolog Jonathan Haidt, geçen hafta Politico'nun The Conversation adlı podcast'ine yaptığı açıklamada şu tespiti yaptı: 

"Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ve zararlarla ilgili kanıtlar o kadar hızlı birikiyor ki, Kongre'nin gelecek döneminde kapsamlı bir yasanın kabul edileceği konusunda gerçekten iyimserim."

KOSA, teknoloji devlerine öngörülebilir zararları önceden hesaba katma ve bunları engelleyecek özellikler tasarlama konusunda açık bir özen yükümlülüğü getirebilir. Carlton ise milletvekillerinden sosyal medya ürünlerini ABD'deki tüketiciyi koruma ve ürün sorumluluğu mevzuatına tabi tutmalarını istiyor.

Bir sınıfta yan yana duran iki öğrenci, ellerindeki akıllı telefonları kullanıyor.
Çocuk ve gençlerin sosyal medya kullanımına yönelik sınırlamalar birçok ülkede gündemde. Fotoğraf: Marcus Brandt/dpa/picture alliance

Alternatif modellere teoride destek var

Almanya'da Heidelberg'deki Charlotte Fresenius Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olan Cornelia Sindermann, kullanıcıların alternatif sosyal medya modellerine yönelik tutumlarını araştırıyor.

Bunlar arasında reklamlardan kaçınmak için yalnızca aboneliğe dayalı modeller de bulunuyor. Meta, 27 üyeli Avrupa Birliği (AB) ile İngiltere'de Facebook ve Instagram için bu modeli test ediyor.

Sindermann'ın 2024 tarihli araştırması ayrıca yetişkinlerin yarısından fazlasının, gençlerin ise üçte ikisinin örneğin Facebook'un çok daha sıkı koruma mekanizmalarına sahip kamu hizmeti niteliğindeki bir versiyonu için ödeme yapmaya hazır olduğunu ortaya koydu.

Sindermann, sosyal medya platformlarının muhtemelen "iş modellerinin bazı unsurlarını yeniden şekillendireceğini ve ek gelir kaynaklarını deneyeceğini" düşünüyor. Ancak DW'ye yaptığı açıklamada, bu alternatiflerin en popüler sosyal medya platformlarının yerini alabileceği konusunda "şüpheli" olduğunu belirtiyor.

Avrupa Birliği bayrağının üzerinde duran bir akıllı telefon ekranında Meta, Apple, Amazon, Microsoft ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin logoları yer alıyor.
Avrupa ülkeleri de daha sıkı kurallar ve alternatif iş modelleriyle sosyal medyayı denetim altına almaya çalışıyor. Fotoğraf: Andre M. Chang/ZUMA Press/picture alliance

Yapay zeka yatırımları düzenlemeyi daha da zorlaştırıyor

Siyasetçiler ve düzenleyiciler açısından bir başka sorun da milyarlarca insanın kullandığı sosyal medya platformlarını işleten şirketlerin aynı zamanda üst düzey yapay zeka projelerine yüz milyarlarca dolar yatırım yapması.

Bazı analistler, sosyal medyadan elde edilen verilerin yapay zeka geliştirme sürecinde gerçek dünyadaki insan davranışlarına ilişkin son derece değerli bilgiler sağladığını savunuyor.

Bu teknoloji devleri daha da güçlenirken yeni yapay zeka faaliyetlerini düzenlemek de en az sosyal medya kadar zor hale geliyor. Uzmanlar, sosyal medyanın gelişimini şekillendiren sorunlu uygulamaların şimdi çok daha güçlü yapay zeka ürünlerine taşınmasından giderek daha fazla kaygı duyuyor.

Carlton'a göre sosyal medya dikkatimizi ele geçirmek için mücadele ederken, yapay zeka artık insan düşüncelerini, davranışlarını ve ilişkilerini bugün hayal etmesi bile zor olan biçimlerde etkileyebilecek bir konuma geliyor. Carlton şu uyarıda bulunuyor:

"Bir ürünün arkasındaki teşvikler insanların esenliğiyle uyuşmuyorsa, şirketlerin kendi başlarına kamu yararını sürekli olarak önceliklendirmesini bekleyemeyiz."

 

DW

Yayınlanma: 06.09.2026 18:20
Ana Sayfaya Dön