Dünyanın en büyük sosyal medya şirketleri, platformlarını kullanan çocuklara verdikleri zararlar nedeniyle sorumlu tutulmalarını amaçlayan bu yılki birçok tarihi davayla karşı karşıya.
Bunların ilki için açılış beyanları, bu hafta Los Angeles County Yüksek Mahkemesinde başlıyor.
Instagram’ın ana şirketi Meta ile Google’a ait YouTube, platformlarının çocukları bilinçli biçimde bağımlı hale getirdiği ve onlara zarar verdiği iddialarıyla yargılanacak.
Davada başlangıçta adı geçen TikTok ve Snap ise açıklanmayan tutarlar karşılığında uzlaşmaya vardı.
Kâr amacı gütmeyen Tech Oversight Project’in icra direktörü Sacha Haworth, “Bu yalnızca ilk davaydı — bugün başlayan sosyal medya bağımlılığı davalarında yüzlerce ebeveyn ve okul bölgesi var ve ne yazık ki her gün sesini yükselten ve Büyük Teknoloji şirketlerini bilinçli olarak zararlı ürünleri nedeniyle mahkemeye taşıyan yeni aileler ortaya çıkıyor,” dedi.
Bu arada New Mexico’da ayrı bir davanın da Pazartesi günü açılış savunmalarıyla başlaması planlanıyor. Los Angeles’taki davanın merkezinde, yalnızca baş harfleri “KGM” olarak açıklanan 19 yaşındaki bir genç bulunuyor.
Onun davası, sosyal medya şirketlerine karşı açılmış binlerce benzer davanın nasıl ilerleyeceğini belirleyebilir.
KGM ve iki davacı daha, “bellwether” davaları için seçildi. Bu davalar, tarafların argümanlarının bir jüri önünde nasıl karşılık bulacağını ve varsa ne tür tazminatlara hükmedileceğini görmek amacıyla kullanılan örnek test davaları niteliğinde.
Bunu, American Enterprise Institute’te teknoloji politikaları alanında kıdemli misafir araştırmacı olan Clay Calvert söyledi. Bu, şirketlerin ilk kez bir jüri karşısında savunma yapacağı dava olacak ve sonucu, şirketlerin iş modelleri ve çocukların platformları kullanımı konusundaki yaklaşımları üzerinde derin etkiler yaratabilir.
KGM, küçük yaşlardan itibaren sosyal medya kullanmasının kendisini teknolojiye bağımlı hale getirdiğini ve depresyon ile intihar düşüncelerini ağırlaştırdığını iddia ediyor.
Davada özellikle, bunun şirketlerin kârlarını artırmak amacıyla platformlarını çocuklar için daha bağımlılık yapıcı hale getirmeye yönelik bilinçli tasarım tercihleri yoluyla gerçekleştirildiği öne sürülüyor.
Bu iddia başarılı olursa, şirketlerin ABD Anayasası’nın Birinci Ek Maddesi ve teknoloji şirketlerini platformlarında paylaşılan içeriklerden sorumluluktan koruyan Section 230 kapsamındaki hukuki kalkanlarını aşabilir. Davada şu ifadelere yer veriliyor:
“Slot makinelerinde kullanılan ve sigara endüstrisi tarafından istismar edilen davranışsal ve nörobiyolojik tekniklerden büyük ölçüde yararlanan Davalılar, reklam gelirlerini artırmak amacıyla gençlerin etkileşimini en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen çok sayıda tasarım özelliğini ürünlerine bilinçli olarak yerleştirdi.”
Meta CEO’su Mark Zuckerberg de dâhil olmak üzere üst düzey yöneticilerin, altı ila sekiz hafta sürmesi beklenen duruşmalarda ifade vermesi bekleniyor.
Uzmanlar, davayı, 1998’de sigara şirketlerinin milyarlarca dolarlık sağlık harcamalarını karşılamasını ve çocukları hedef alan pazarlamayı sınırlamasını zorunlu kılan Büyük Tütün (Big Tobacco)davalarına benzetiyor.
Davada ayrıca şu ifadeler yer alıyor:
“Davacılar, Davalıların ürünlerinin yalnızca dolaylı mağdurları değildir. Her bir Davalının kasıtlı ürün tasarımı tercihleri sonucu doğrudan mağdur olmuşlardır. Kendilerini yıkıcı geri bildirim döngülerine sürükleyen zararlı özelliklerin hedeflenen muhataplarıdır.”
Teknoloji şirketleri ise ürünlerinin çocuklara bilinçli olarak zarar verdiği iddialarını reddediyor; yıllar içinde ekledikleri çok sayıda güvenlik önlemini gerekçe gösteriyor ve üçüncü taraflarca paylaşılan içeriklerden sorumlu tutulamayacaklarını savunuyor.
Meta, yakın tarihli bir blog yazısında şu açıklamayı yaptı:
“Son dönemde açılan bazı davalar, ergenlerin ruh sağlığı sorunlarının sorumluluğunu doğrudan sosyal medya şirketlerine yüklemeye çalışıyor. Ancak bu, ciddi bir konunun aşırı basitleştirilmesidir. Klinik uzmanlar ve araştırmacılar, ruh sağlığının son derece karmaşık ve çok boyutlu bir mesele olduğunu, gençlerin iyi oluşuna ilişkin eğilimlerin net ya da evrensel olmadığını ortaya koyuyor. Gençlerin karşı karşıya olduğu zorlukları tek bir faktöre indirgemek, bilimsel araştırmaları ve akademik baskı, okul güvenliği, sosyoekonomik sorunlar ve madde kullanımı gibi pek çok stres unsurunu göz ardı ediyor.”
Bir Meta sözcüsü, davada ileri sürülen iddialara kesinlikle katılmadıklarını ve “kanıtların, gençleri desteklemeye yönelik uzun süredir devam eden kararlılıklarını göstereceğinden emin olduklarını” söyledi.
Google sözcüsü José Castañeda ise YouTube’a yöneltilen suçlamaların “tamamen gerçeğe aykırı” olduğunu belirtti. Açıklamasında, “Gençlere daha güvenli ve sağlıklı bir deneyim sunmak her zaman çalışmalarımızın merkezinde yer aldı,” dedi.
Bu dava, bu yıl çocukların ruh sağlığına zarar verdikleri gerekçesiyle sosyal medya şirketlerini sorumlu tutmayı amaçlayan çok sayıda davanın ilki olacak.
New Mexico’da ise Meta ve sosyal medya platformlarının, gizli bir çevrimiçi soruşturmanın ardından, genç kullanıcıları cinsel istismardan koruyamadığı iddialarıyla açılan davada Pazartesi günü açılış beyanları başlayacak.
Eyalet Başsavcısı Raúl Torrez, 2023’ün sonlarında Meta ve Zuckerberg’e dava açmış, Zuckerberg daha sonra davadan çıkarılmıştı.
Savcılar, New Mexico’nun Meta’yı içerikten sorumlu tutmaya çalışmadığını; aksine, zararlı içeriklerin karmaşık algoritmalar yoluyla yayılmasındaki rolünü hedef aldığını söylüyor.
Yetkililer, Meta çalışanlarının her gün yaklaşık 100 bin çocuğun şirketin platformlarında cinsel tacize maruz kaldığını tahmin ettiği dahili belgelere ulaşıldığını belirtiyor.
Meta, hukuki suçlamaları reddederken Torrez’i belgeleri seçmeci biçimde kullanmak ve “sansasyonel” iddialar öne sürmekle suçluyor. Şirket, ebeveynler ve kolluk kuvvetleriyle iş birliği yaparak yerleşik korumalar, ayarlar ve ebeveyn araçları geliştirdiğini söylüyor.
Haziran ayında Kaliforniya/Oakland’da başlayacak federal bir bellwether davası ise, çocuklara verilen zararlar nedeniyle sosyal medya platformlarına dava açan okul bölgelerini temsil eden ilk dava olacak.
Buna ek olarak, 40’tan fazla ABD eyalet başsavcısı, Meta’nın Instagram ve Facebook’ta çocukları bağımlı hale getiren özellikleri bilinçli olarak tasarlayarak gençlere zarar verdiği ve gençlik ruh sağlığı krizine katkıda bulunduğu iddiasıyla şirkete karşı dava açtı. Davaların çoğu federal mahkemelerde açılırken, bazıları eyalet mahkemelerine taşındı.
TikTok da bir düzineden fazla eyalette benzer davalarla karşı karşıya.
Bu arada diğer ülkeler de çocukların sosyal medya kullanımını sınırlayan yeni yasalar çıkarıyor. Ocak ayında Fransız milletvekilleri, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medyayı yasaklayan bir tasarıyı kabul etti.
Bu düzenlemenin, platformlar için asgari yaş belirlenmesi fikrinin Avrupa genelinde ivme kazanmasıyla birlikte, Eylül ayında yeni eğitim yılı başında yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Avustralya’da ise yetkililer, ülkenin 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirmesinin ardından çocuklara ait olduğu tespit edilen yaklaşık 4,7 milyon hesabın kapatıldığını açıkladı.
Yasa, teknoloji kullanımı, mahremiyet, çocuk güvenliği ve ruh sağlığı konularında hararetli tartışmalara yol açtı ve diğer ülkeleri de benzer önlemleri değerlendirmeye sevk etti.
Birleşik Krallık hükümeti de geçen ay, zararlı içerik ve aşırı ekran süresine karşı çocukları korumayı amaçlayan yasaları sıkılaştırırken, genç ergenlerin sosyal medya kullanımını yasaklamayı değerlendireceğini açıkladı.
AP News