Yarımada Tek Ses Oldu: Otoyol Halkındır, Satılamaz"
Çeşme Cumhuriyet Meydanı'nda otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine karşı büyük bir protesto yapıldı.
Çeşme'den, İzmir'den, Urla'dan, Karaburun'dan, Güzelbahçe'den ve Seferihisar'dan gelen vatandaşlar ile sivil toplum kuruluşları, İzmir–Çeşme Otoyolu'nun özelleştirilmesine karşı ortak bir tavır ortaya koydu.
Otoyol ve köprüleri 30 yıllığına özelleştirme kapsamına alan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'na karşı düzenlenen dördüncü eylem, bugün saat 14.00'te Çeşme Belediyesi önünde yapıldı.
Eyleme kent konseyleri, sendikalar, meslek örgütleri, çevre ve kültür dernekleri katıldı. Katılım çok yüksek oldu. İzmir, Urla, Karaburun ve Güzelbahçe'den otobüslerle gelen protestocular meydanı doldurdu.
Protestocular "Otoyollar halkındır, halkın kalacak", "Özelleştirmeye hayır", "Yol halkındır, satılamaz" sloganları attı.
"Uyardık, dinlemediler"
Eylemi açan Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, katılımcıları "Çeşmeliler, Güzelbahçeliler, Karaburunlular, Urlalılar; Yarımada halkı olarak köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı tepkimizi ortaya koymak için düzenlediğimiz dördüncü toplantımıza hoş geldiniz" sözleriyle selamladı ve ortak basın açıklamasını okudu. Güler, otoyol özelleştirmesine karşı Türkiye'deki ilk protestonun bu yıl Şubat ayında Çeşme'de yapıldığını hatırlattı. O dönem uyarılarının "yalan", "siyasi" diye karşılandığını söyleyerek şöyle konuştu:
"Bize yalan söylüyorsunuz dediler, derdiniz siyaset dediler, vatan haini ilan ettiler. Bugün öngörülerimizin doğru çıktığını hep birlikte görüyoruz. İzmir–Çeşme Otoyolu, Urla'dan, Çeşme'den, Karaburun'dan ve Seferihisar'dan her gün İzmir'e giden memurun, işçinin, öğrencinin, hastanın, üreticinin ve esnafın yoludur. Akaryakıta sürekli zam gelirken halkımız zaten nefes alamıyor. Bugün 53 lira olan geçiş ücretinin özelleştirmeden sonra en az 300–400 liraya çıkacağını öngörüyoruz. Bu, Yarımada'ya kilit vurmak demektir."
Güler, kararın hükümetin kendi projeleriyle de çeliştiğini söyledi. Bir yanda Gülbahçe'de İYTE'nin yanında Türkiye'nin en büyük teknoparkının kurulduğunu, öte yanda 33.000 yataklı Çeşme Turizm Projesi'nin yeniden gündeme getirildiğini hatırlattı.
"Yarımada'ya yatırım ve turist çekmek isteyen bir yönetim, buraya ulaşmanın bedelini aynı anda nasıl pahalılaştırabilir?" diye sordu.
Kent konseyleri: "Yarımada tek ses"
Eylemde Yarımada ve İzmir kent konseyleri adına şu isimler söz aldı:
- Mustafa Özer, Karaburun Kent Konseyi Başkanı
- Nevzat Aydın, Güzelbahçe Kent Konseyi Başkanı
- Yetkin Gazioğlu, Urla Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
- Yasemin Sağlam, Konak Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
Konuşmacılar, özelleştirmenin Yarımada'yı ekonomik ve sosyal olarak bitireceğini vurguladı. Geçim sıkıntısı çeken halkın sırtına bir de yüksek geçiş ücretlerinin yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu söylediler.
Akaryakıt zamları, yüksek ulaşım maliyetleri
Konuşmacılar, akaryakıt fiyatlarının durmadan arttığını hatırlattı. Benzin ve motorine sürekli zam gelirken ulaşım maliyetleri zaten dayanılmaz hale geldi. Her gün İzmir'e gidip gelen çalışan, ürününü pazara taşıyan üretici, malını getiren esnaf ve servis araçlarıyla çalışan işletmeler bu yükü şimdiden taşıyamıyor.
Katılımcılar, bu tablonun üzerine bir de kat kat artacak otoyol ücretlerinin eklenmesinin Yarımada halkı için ayakta kalmayı imkânsız hale getireceğini söyledi. Ulaşımdaki her artışın nakliyeye, oradan da market rafına ve mutfağa yansıyacağı vurgulandı.
Avukatlar: "Karar Anayasa'ya aykırı, dava açıyoruz"
Eylemde İzmir Barosu avukatlarından Av. Şehrazat Mercan ile Çeşme Yarımada Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Eş Sözcüsü Av. Seher Gacar da konuştu ve özelleştirmenin hukuki boyutunu anlattı.
Av. Şehrazat Mercan, Anayasa'nın 47. maddesine dikkat çekti. Bu maddeye göre özelleştirmenin esasları ancak kanunla düzenlenebilir. Mercan'a göre milyarlarca dolarlık kamu varlığını 30 yıllığına devreden bir düzenlemenin Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılması Anayasa'ya aykırı. Mercan ayrıca karar öncesinde kamuoyuyla paylaşılmış gerekçeli bir fizibilite raporu bulunmadığını söyledi.
Av. Seher Gacar ise Anayasa'nın 23. maddesindeki seyahat özgürlüğünü hatırlattı. Gacar, Yarımada'da bu otoyola eşdeğer bir alternatif devlet yolu olmadığını belirtti. Bu nedenle fahiş geçiş ücretlerinin halkın seyahat hakkını fiilen kısıtlayacağını söyledi. Ayrıca zarar etmeyen, borcu ödenmiş ve düzenli gelir getiren bir kamu varlığının devredilmesinin kamu yararıyla bağdaşmadığını vurguladı.
İki avukat, İzmir Barosu avukatlarının hazırladığı dava dilekçesiyle yakında yargıya başvurulacağını açıkladı. Kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması talep edilecek.
Milletvekili Musa Çam da kürsüdeydi
CHP İzmir Milletvekili Musa Çam da eyleme katılarak Yarımada halkına seslendi.
Mücadele sürecek
Eylem, taleplerin okunması ve imza kampanyasına çağrıyla sona erdi. Katılımcılar şu talepleri dile getirdi:
- 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı geri çekilmeli.
- İzmir–Çeşme Otoyolu başta olmak üzere tüm otoyol ve köprüler kamuda kalmalı.
- Yarımada için yerel yönetimlerle birlikte bütüncül bir ulaşım planı hazırlanmalı.
- İzmir milletvekilleri konuyu TBMM gündemine taşımalı.
Bileşenler, YOL HALKINDIR, HALKIN KALACAK! açıklamasıyla hukuki süreç ve imza kampanyasıyla mücadelenin karar geri çekilene kadar süreceğini açıkladı.
Eylemi düzenleyen bileşenler
Çeşme Kent Konseyi, Urla Kent Konseyi, Güzelbahçe Kent Konseyi, Karaburun Kent Konseyi, Seferihisar Kent Konseyi, Atatürkçü Düşünce Derneği Çeşme Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, SES, KESK, DİSK Emekli-Sen, Çeşme Halk Temsilcileri Meclisi, Eğitim-İş, Tüm Bel-Sen, Birleşik Kamu-İş, Ilıca Kültür Sanat Derneği, Dalyanım Derneği, Çeşme Yarımada Çevre Derneği, EGEÇEP, Çeşme Kadın Dayanışma Derneği (ÇEKADDER), Çeşme Ortak Akıl Platformu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kültür Dayanışma Derneği, Afyonkarahisarlılar Derneği, İzmir Yerel Tohum Derneği
TGM Haber Merkezi