AB'deki liberallerden, seçmene aşırı sağdan uzak durmaları çağrısı
AB'deki liberal lider, kritik seçim yılı öncesinde muhafazakârlara aşırı sağdan uzak durmaları çağrısında bulundu
Avrupa Parlamentosu'ndaki liberaller, herhangi bir başkan adayına verecekleri desteği, ayrıntılı bir koalisyon anlaşmasına bağlıyor.
Avrupa Parlamentosu'ndaki liberal "Renew Europe" (Avrupa'yı Yenile) grubunun lideri, verdiği demeçte, AB'yi yeniden şekillendirebilecek bir seçim yılı öncesinde, Avrupa'nın üç ana siyasi grubunun aşırı sağı dışarıda tutacak bir anlaşmaya varması gerektiğini belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un yakın müttefiklerinden Valérie Hayer, "Koalisyonun aşınmasına izin vermeyi hiç kimsenin göze alamayacağına yürekten inanıyorum; çünkü vatandaşlarımız için iddialı ve daha güçlü bir Avrupa sunmanın tek yolu budur" dedi ve ekledi: "Başka bir yolu yok."
2024 AB seçimlerinin ardından Avrupa Parlamentosu'nun sağa kaymasıyla birlikte, parlamentodaki en büyük grup olan muhafazakâr Avrupa Halk Partisi (EPP), sağcı ve aşırı sağcı gruplarla iş birliği yaparak yasalar çıkardı; bu durum, geleneksel müttefikleri olan liberalleri ve sosyal demokratları kızdırdı.
Hayer, 2029'daki bir sonraki AB seçimleri öncesinde "Renew" grubunun önceliğinin merkezci ittifakı yeniden inşa etmek olduğunu ifade etti.
Perşembe günü yapılacak liderler zirvesi öncesinde AB'li liberallerin gerçekleştirdiği toplantının ardından telefonla açıklamalarda bulunan Hayer; rekabetçilik, savunma, iklim değişikliği ve karbonsuzlaşma gibi konularda Avrupalılara hizmet edebilmek için "merkezden gelen güçlü bir Avrupa platformuna" ihtiyaç duyduklarını vurguladı.
Hayer, özellikle İspanya'da kasım ayında; İtalya, Fransa ve Polonya'da ise 2027'de yapılacak ulusal seçimler göz önüne alındığında, "bu yeni seçim döngüsüne hazırlıklı olmalıyız" dedi.
Merkezci çoğunluğu güvence altına almak isteyen Hayer, üç grubun ayrıntılı bir koalisyon anlaşması yapmasını hedefliyor. EPP, mevcut yasama döneminin ilk yarısında büyük ölçüde merkezci müttefikleriyle birlikte oy kullandı; ancak geleneksel ortaklarıyla yaşadığı anlaşmazlıkların aşılamadığı durumlarda, yasaları geçirmek için zaman zaman sağa yöneldi.
Hayer, "Renew" grubunun, ayrıntılı bir koalisyon anlaşmasına varılmadan hiçbir parlamento başkanı adayını desteklemeyeceğini belirtti. "Bir çoğunluğun, başkandan önce bir programa ihtiyacı vardır; dolayısıyla herhangi bir liderlik anlaşmasından önce bir koalisyon anlaşmasına ihtiyacımız var. Koalisyon anlaşması yoksa, liderlik anlaşması da olmaz."
Bu durum, muhafazakârların ocak ayında Roberta Metsola’yı üçüncü bir dönem için yeniden seçtirmek istemeleri nedeniyle, Avrupa Halk Partisi’ni (EPP) müzakere masasına oturmaya zorlayabilir. Ancak EPP, geçmişte ayrıntılı bir koalisyon anlaşması imzalamaya pek istekli olmamıştı.
Hayer ile EPP lideri Manfred Weber ve Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) grubu lideri Iratxe García, 2024 AB seçimlerinin ardından birlikte çalışmak üzere iki sayfalık bir anlaşma imzaladılar; buna rağmen EPP, bazı yasal düzenlemelerde aşırı sağcı gruplarla aynı yönde oy kullandı.
Bunun önüne geçmek isteyen Hayer, anlaşmanın sadece liderler tarafından değil; başkan yardımcıları, grup disiplininden sorumlu yetkililer (whip) ve koordinatörler dahil olmak üzere gruplardaki tüm “kilit üyeler” tarafından müzakere edilmesini ve onaylanmasını talep ediyor.
Hayer, “Çok somut olmamızı istiyorum; bütçe, Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası (IAA) ve ‘AB Şirketi’ (EU Inc.) gibi konularda somut adımlar atmamızı zorunlu kılacak bir ara dönem anlaşması hedefliyorum” diyor.
(Burada sözü edilen IAA, kamu alımları ve sübvansiyonların Avrupalı üreticilere yönlendirilmesini öngören bir teklif; “AB Şirketi” ise girişimler için tek tip bir kurallar bütünü oluşturmayı amaçlayan bir plan.)
Hayer ayrıca, aşırı sağın Parlamento’daki başkan yardımcılıkları gibi önemli görevlerden uzak tutulmasını istiyor.
Merkez siyasi grupların liderlerinin anlaşmayı “halihazırda görüştüklerini” belirten Hayer, sürecin ilerleyebileceğine dair güvenini dile getirdi.
García, EPP ile bir anlaşmaya varmak üzere müzakere etmeye hazır olduğunu ifade ederken, Weber henüz bu fikre ilişkin kamuoyuna bir açıklama yapmadı.
Hayer, Parlamento başkanlığına aday olacak herhangi bir ismin, merkez siyasi dengenin korunması adına aktif ve katılımcı bir tutum sergilemesini istiyor; zira “Seçildikten sonra çoğunluğu ve sizi seçen insanları yok sayamazsınız” diyor.
Metsola ise tüm Parlamento’yu temsil etmesi gerektiğini vurgularken, çoğunlukların “merkezden dışa doğru” inşa edilmesini tercih ettiğini belirtiyor.
Hayer ayrıca, Avrupa Komisyonu üyelerinin yeni yasa teklifleri sunmadan önce “siyasi grupları bir araya getirmelerini” ve böylece “ilk tartışmanın yapılıp bir tür ön mutabakata varılmasını” sağlamalarını istiyor.
Weber’in varılacak bir anlaşmaya sadık kalacağına güvenip güvenmediği sorulduğunda Hayer, “Her gün birlikte çalışıyoruz” yanıtını veriyor ve yapılacak herhangi bir anlaşmanın “adil ve samimi bir şekilde” hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Sosyalistlere gelince; onlara, “müzakerelerde yapıcı olmaları” çağrısında bulundu.
Politico