AB'den yeni üyelere 15 yıl kuralı
Fonlar ve oy hakkı askıya alınabilecek
Avrupa Komisyonu, AB'ye yeni katılan ülkelerin hukukun üstünlüğünü ihlal etmesi halinde üyelikten sonraki 15 yıl boyunca fonlarının ve oy haklarının kısıtlanabilmesini öneriyor.
Paket ayrıca, aday ülkelerin AB'ye kademeli entegrasyonu ve yönetişim alanında yeni düzenlemeler içeriyor.
Avrupa Komisyonu, salı günü AB'ye yeni katılan ülkeler için üyelikten sonraki 15 yıla kadar uygulanabilecek kurumsal "koruma mekanizmalarını" içeren kapsamlı bir öneri sundu.
Önerilen düzenlemenin amacı, yeni bir AB ülkesinde yaşanabilecek siyasi değişimin Birliğin karar alma süreçlerini sekteye uğratmasını önlemek. Paket aynı zamanda aday ülkelerin AB'ye daha erken ve kademeli biçimde entegre edilmesine yönelik öneriler içeriyor.
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, "Avrupa Birliği'nde yeni Truva atları görmek istemediğimi ilk söylediğimde ağır biçimde eleştirildim. Bu, Macaristan'daki seçimlerden önceydi. Bugün artık Viktor Orbán yok diyebilirim" dedi.
Haziran ayında AB'nin kurucu beş üyesi, Viktor Orbán yönetimindeki Macaristan deneyiminden çıkarılan dersler kapsamında, demokratik gerileme ve ihlallere daha hızlı müdahale edebilmek için AB'ye katılım anlaşmalarındaki koruma mekanizmalarının güçlendirilmesini istemişti.
Komisyon şimdi bu öneriyi resmileştiriyor. Macaristan deneyiminin, bir üye ülkenin AB değerlerini ihlal etmesi halinde bazı haklarının askıya alınmasına olanak sağlayan anlaşmanın 7. maddesinin fazla yavaş işlediğini ve her zaman etkili olmadığını gösterdiği değerlendiriliyor.
Bu nedenle Komisyon, 7. maddeyi tamamlayacak yeni bir prosedür öneriyor. Buna göre Birliğe yeni katılan ve hukukun üstünlüğüne, AB değerlerine veya üye ülkelerin iyi niyetli işbirliği ilkesine aykırı hareket etmeye başlayan ülkelerin AB fonları ve hatta oy hakları kısıtlanabilecek.
Komisyon, Ukrayna konusunda Macaristan'ın tutumunu bunun en açık örneği olarak gösteriyor. Kos, Budapeşte'nin Ukrayna'ya aday ülke statüsü verilmesini kabul ettikten sonra süreci engellediğini belirterek, "Bir hedef üzerinde anlaşmışsak, hepimizin bu hedef için çalışması gerekir," dedi.
Yeni prosedür, üyelikten sonraki 15 yıl boyunca uygulanabilecek ve AB'nin işleyişini etkileyen ciddi ihlallerde devreye sokulabilecek. Yaptırımlar ihlalin ağırlığıyla orantılı olacak, oy hakkının askıya alınması ise en ciddi durumlarla sınırlı tutulacak.
Prosedürü Komisyon veya birden fazla üye ülke başlatabilecek ve konu Konsey'in kararına sunulacak. Öneride hangi karar alma yönteminin kullanılacağı ise belirtilmiyor, bunun üye ülkeler tarafından belirlenmesi öngörülüyor.
Koruma mekanizmaları aslında yeni değil. Daha önceki üyelik anlaşmalarında da, özellikle AB iç pazarının, adalet sisteminin ve ekonomik kuralların uygulanmasındaki ciddi eksiklikler için benzer hükümler yer almıştı.
Komisyon, mevcut mekanizmaların daha önce öngörülen üç yıldan daha uzun süre uygulanmasını istiyor ancak bu sürenin ne kadar olacağını henüz açıklamadı.
AB Komisyonu ayrıca, Orban dönemindeki deneyime dayanarak, gelecekteki üyelik anlaşmalarına yeni üyelerin ikili meseleleri gerekçe göstererek genişleme sürecinde oybirliği kuralını kullanmaktan kaçınacağına ilişkin bir hüküm eklenmesini istiyor.
En güncel örnek, özellikle Sofya'nın anayasa değişikliği talebi gibi çözülememiş ikili sorunlar nedeniyle Kuzey Makedonya'nın katılım sürecini sürekli bloke eden Bulgaristan.
Paketteki çeşitli öneriler, özellikle iç reformlara ilişkin olanlar, üye devletlerin onayını gerektirecek. Ancak Komisyon, kasım ayı başında Karadağ ile son müzakere faslına ilişkin AB taslak tutumuna bu güvenceleri dahil etmeyi planlıyor.

Kademeli entegrasyon
Komisyon ayrıca, Fransa ve Almanya'nın ortaya attığı kademeli entegrasyon fikrini de sahiplenerek aday ülkelere tam üyeliğin erken faydalarını göstermeyi hedefliyor.
Kos, “Bu, tam üyeliğin yerine geçecek bir model değil. Sadece iyi performans gösteren ülkelere, başarılı oldukları alanlarda Avrupa Birliği'nin alt sistemlerine veya politikalarına daha erken entegre olma imkânı tanıyor,” dedi.
Kademeli entegrasyonun, üye devletler ile aday ülkelerin karşılıklı kazanım sağladığı alanlarda uygulanacağını, tedarik zinciri ve enerji güvenliğini örnek göstererek anlattı.
Diğer örnekler arasında Erasmus+ ve Horizon Europe gibi AB programlarına katılım, Frontex gibi ajanslardan destek, iç pazara kısmi entegrasyon, bağlantı projeleri ve uzman grupları ile kurumlarda gözlemci statüsü yer alıyor.
Plan, stratejik alanlarda Brüksel'le uyum sağlayan ve hukukun üstünlüğü kriterlerini karşılayan adaylar için ‘geliştirilmiş’ bir kademeli entegrasyon biçimi de öngörüyor. Bu stratejik uyumun nasıl ölçüleceği ise henüz tanımlanmış değil.
Bazı erken entegrasyon biçimleri hâlihazırda mevcut. Komisyon, bu yaklaşımın çok daha sistematik olduğunu ve her bir adayla yürütülecek yapılandırılmış diyalog sayesinde, özel finansmanla desteklenen, ülkeye özgü faydalar geliştirilmesine imkân tanıyacağını vurguluyor.
Yönetişim
Yönetişim alanında Komisyon, yıllık hukukun üstünlüğü raporlarının kapsamını daha fazla aday ülkeyi içerecek şekilde genişletmek ve AB'nin demokratik standartlarıyla uyum konusunda yaptığı tavsiyeleri daha da keskinleştirmek istiyor.
Amaç, bağımsız hak uygulama kurumlarını güçlendirmek ve aday ülkeleri, Birliğe katıldıkları anda Avrupa Savcılık Ofisi'ne dahil olabilecek şekilde hazırlamak.
Ortaya çıkabilecek sorunlar karşısında, en ciddi vakalarda aday ülkelerin katılımının ileri bir tarihe ertelenmesi de dahil olmak üzere uygun tedbirler alınabilecek.
Brüksel ayrıca, sınır yönetimi, iç pazar denetimi, gıda güvenliği standartları, ulaşım ağları ve uyum fonlarının kullanımı gibi öncelikli alanlarda uygulama kapasitelerini katılımdan önce test etmek için adaylarla birlikte çalışacak.
Özellikle tarım ve iş gücü hareketliliği gibi alanlarda, ülkelere göre uyarlanmış geçiş düzenlemeleri müzakere edilecek.
Kamu ihale süreçleri, bağımsız denetimler ve yolsuzlukla mücadele kapasitesi de katılımdan önce sınanacak.
Euro News