AB yetkilileri, bu hakların ancak belirli geçiş sürelerinin tamamlanması ve kriterlerin karşılanmasıyla “kazanılacağını” belirtiyor.
Avrupa Komisyonu, Rusya ile olası bir barış anlaşmasının parçası olarak Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) hızlı katılımını sağlayacak, ancak Kiev’e ilk aşamada tam üyelik hakları vermeyecek seçenekleri değerlendiriyor.
Henüz çok erken bir aşamada olan bu fikir, savaştan sonra Avrupa’dan bir güvenlik garantisi olarak AB üyeliğini talep eden Ukraynalılara yönelik sembolik bir adım olarak görülüyor. Dört yılı aşkın süredir Rus işgaline karşı mücadele eden Ukrayna için bu yaklaşımın, Batı ile ekonomik istikrar ve entegrasyon yolunda inandırıcı bir vaat sunması amaçlanıyor.
Diplomatlara göre, ABD, Ukrayna ve AB arasında ele alınan 20 maddelik bir barış planında, Ukrayna’nın 2027’de AB üyeliği hedefi yer aldı. Bu hedef, savaşın sona ermesinin ardından Ukrayna’nın ekonomik refahını güvence altına almayı amaçlıyor.
Ancak birçok AB hükümeti, belirli bir tarihin gerçekçi olmadığını düşünüyor. Çünkü AB’ye katılım, hâlihazırda liyakat esasına dayalı bir süreç ve yalnızca bir ülkenin mevzuatını AB standartlarına uyarlamadaki ilerlemesine bağlı olarak ilerliyor. Ayrıca üyelik, AB’nin 27 üye ülkesinin ulusal parlamentolarının onayını gerektiriyor.
AB yetkililerinin gündeme getirdiği öneri, bu geleneksel süreci tersine çevirmeyi öngörüyor. Buna göre Ukrayna — ve potansiyel olarak diğer adaylar — Birliğe hızlıca katılacak, ancak oy hakkı gibi temel yetkilere aşamalı erişimsağlayacak. Yine de sınırlı üyelik için dahi AB hükümetlerinin ve ulusal parlamentoların onayı gerekecek.
“Üyelik kurallarının ilk oluşturulduğu dönemden çok farklı bir gerçeklikteyiz,” diyen bir AB yetkilisi, Ukrayna’nın siyasi olarak Birliğe katılıp, tam üyelik kriterlerini karşıladıkça haklarını kademeli biçimde elde edebileceğini söyledi.
Yıllar Süren Müzakereler
Ukrayna, Şubat 2022’den bu yana Rusya’nın geniş çaplı işgaliyle mücadele ediyor. Haziran 2022’de AB aday statüsü kazanan ülkeyle müzakereler 2023’ün sonunda başladı. Normal şartlarda katılım görüşmeleri yıllar sürüyor.
Nüfus açısından Ukrayna’ya benzer bir ülke olan Polonya, savaş koşulları olmaksızın dahi, 2004’te AB’ye katılabilmek için 10 yıl müzakere yürütmüştü.
Ancak Komisyon içindeki bazı isimler, Ukrayna’nın politik olarak bu kadar zamanı olmadığını savunuyor. Zira Ukrayna ile Rusya arasında yapılacak bir barış anlaşması, Kiev açısından toprak kayıplarını içerebilir ve bu durumun bir referandumda kabul görmesi zor olabilir.
Yetkililere göre, sınırlı da olsa AB üyeliği, böyle bir anlaşmayı Ukrayna kamuoyu açısından daha kabul edilebilir kılabilir ve tam üyelik için gerekli reformların tamamlanacağı istikrar ortamını sağlayabilir.
Bir AB diplomatı, “Ukrayna’nın AB’de olması Avrupa’nın kendi güvenliği açısından da çıkarınadır,” dedi.
Aynı diplomat, “Bu nedenle yaratıcı çözümler bulmamız gerekiyor. Tersine çevrilmiş üyelik modeli, Ukrayna’nın siyasi olarak Birliğe katılmasını ve tüm koşullar sağlandığında tam haklara kavuşmasını öngörüyor,” ifadelerini kullandı.
İlk gün tam haklar olmaksızın üyelik, AB için yeni bir uygulama değil. 2004 genişlemesi ve sonrasında katılan birçok ülke, vatandaşlarının Birlik genelinde çalışma hakkı gibi alanlarda uzun geçiş süreleriyle karşılaştı.
Ancak yetkililer, şu anda gündemde olan modelin daha kapsamlı kısıtlamalar içerebileceğini kabul ediyor.
“Bunu kabul ettirmek zor olacak,” diyen ikinci bir AB yetkilisi, bu yaklaşımın Karadağ ve Arnavutluk gibi geleneksel yolu izleyerek üyeliğe yaklaşan ülkeler açısından da tartışmalara yol açabileceğini söyledi.
Reuters