AB, WhatsApp’ın en büyük çevrimiçi platformlara yönelik katı düzenlemelere tabi olduğuna karar verdi.
WhatsApp’ın herkese açık kanallarının AB genelinde 50 milyondan fazla kullanıcıya ulaşmasının ardından, Meta’ya ait mesajlaşma uygulaması Brüksel’in daha sıkı denetimine girecek.
Pazartesi günü açıklanan kararla WhatsApp Kanalları, Facebook, Instagram, X ve TikTok gibi platformların arasına katılarak “popüler çevrimiçi platform” olarak sınıflandırıldı.
Bu karar, uygulamanın kullanıcılar için oluşabilecek sistemik riskleri nasıl yönettiği konusunda doğrudan sorumluluk taşıyacağı anlamına geliyor.
AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında düzenleyici yükümlülüklerini yerine getirmeyen platformlara, küresel yıllık cirolarının yüzde 6’sına kadar para cezası kesilebiliyor.
Karar, Fransa gibi bazı ülkelerin çocuklar için sosyal medya platformlarına kısıtlamalar getirilmesini aktif biçimde tartıştığı bir dönemde alındı.
Karar özellikle, yöneticilerin duyuruları bir akış (feed) üzerinden geniş kitlelere iletebildiği WhatsApp Kanalları özelliğine odaklanıyor.
Bu yönüyle Kanallar, bire bir ve grup sohbetlerine dayalı mesajlaşma hizmetinden ayrılıyor. WhatsApp’ın özel mesajlaşma hizmeti ise karardan açıkça muaf tutuldu.
WhatsApp, kararın geleceğini Ağustos ayından bu yana biliyordu.
Şirket, o dönemde Kanallar özelliğinin AB’de yaklaşık 51,7 milyon kullanıcıya ulaştığını bildirmişti.
Bu rakam, AB’nin “Çok Büyük Çevrimiçi Platform” eşiği olan 45 milyon kullanıcı sınırını aşıyor.
WhatsApp Sözcüsü Joshua Breckman, konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:
“WhatsApp Kanalları Avrupa’da ve küresel ölçekte büyümeye devam ediyor. Bu genişleme sürerken, bölgede güvenlik ve bütünlük önlemlerimizi geliştirmeye; bunların ilgili düzenleyici beklentiler ve kullanıcılarımıza karşı süregelen sorumluluğumuzla uyumlu olmasını sağlamaya kararlıyız.”
Meta’nın, platformundaki sistemik riskleri değerlendirmek ve azaltmak için dört ayı bulunuyor.
Bu riskler arasında yasa dışı içeriklerin yayılması ile birlikte kamusal tartışma ortamı, seçim süreçleri, temel haklar ve halk sağlığına yönelik tehditler yer alıyor.
Politico