Avrupa Komisyonu, şirketlere yaklaşan temiz havacılık yakıtı hedeflerini tutturamasalar bile ağır para cezalarıyla karşılaşmayacakları yönünde güvence vererek kendi havacılık yakıtı kurallarını yumuşatmaya hazırlanıyor.
Komisyonun ulaştırma departmanında havacılık politikası biriminin başında bulunan Eddy Liegeois, 26 Şubat’ta Komisyon’un Brüksel’deki Charlemagne binasında sektör temsilcileriyle yapılan bir toplantıda bu güvenceyi verdi.
Komisyon, sentetik sürdürülebilir havacılık yakıtı (eSAF) arzının yetersiz kalması durumunda tedarikçilere ceza uygulanmayacağını da doğruladı.
Komisyon tarafından yapılan açıklamada, “Avrupa Komisyonu, tedarikçiler yükümlülükleri yerine getirmese bile yakıt sağlayıcılarına para cezası kesmeyecek” denildi.
Açıklamada, cezalar konusunun şu aşamada tartışılması gereken bir mesele olmadığı, eSAF arzının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair yalnızca spekülasyon olduğu ifade edildi.
Komisyona göre şu an öncelik, üretimin artırılmasını destekleyecek tüm önlemlerin alınması.
eSAF konusundaki bu esneklik, Avrupa Birliği’nin iklim politikalarında daha geniş kapsamlı bir geri adımın parçası olarak görülüyor.
Otomobil emisyon düzenlemeleri de dahil olmak üzere bazı çevre mevzuatları, rekabet gücü endişeleri ve özellikle Çin ile ABD’den gelen ekonomik baskılar nedeniyle yoğun lobi faaliyetleri sonucunda yumuşatılıyor.
Liegeois’un açıklamaları, sektör temsilcilerinin eSAF arzına ilişkin sorusu üzerine geldi. Avrupa Birliği’nin havacılık yakıtı düzenlemelerinden biri olan ReFuelEU Aviation, 2030’dan itibaren tedarikçilerin havayollarına sağladıkları yakıtlarda belirli miktarda sentetik sürdürülebilir yakıt bulundurmasını zorunlu kılıyor.
Söz konusu yakıt, atmosferden yakalanan CO₂ ve yenilenebilir enerjiyle üretilen hidrojen kullanılarak elde ediliyor.
Ancak geleneksel kerosene kıyasla yaklaşık on kat daha pahalı olması ve üretiminin çok sınırlı olması sektörün ciddi endişelerine yol açıyor.
Sektör temsilcileri, hedeflerin karşılanamaması durumunda 8 milyar avroyu aşabilecek cezalarla karşı karşıya kalabileceklerinden korkuyordu.
Temiz yakıt savunucuları ise Avrupa Birliği’nin politikasındaki olası değişimin üretimi artırma çabalarını zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Toplantıya katılan temiz yakıt üreticilerini temsil eden bir lobici, verilen mesajı “kesinlikle felaket bir sinyal” olarak nitelendirerek, bunun sektöre “yeterince beklerseniz cezalandırılmayacaksınız” mesajı verdiğini söyledi.
Toplantıya katılan bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi de Liegeois’un, 2030’da eSAF bulunmaması halinde sektörden ceza talep edilmesinin Komisyon’un niyeti olmadığını ifade ettiğini aktardı.
Bu yaklaşımın, mevcut yakıt tedarikçilerinin “bekle-gör” stratejisini fiilen desteklediği değerlendiriliyor.
Bir havayolu temsilcisi ise Liegeois’un cezaların tamamen kaldırılacağını açıkça söylemediğini, ancak sektörün bu cezaları ödemek zorunda kalmaması için bir çözüm bulunmaya çalışılacağını belirtti.
Söz konusu açıklamalar, yenilenebilir ve düşük karbonlu yakıt değer zincirini temsil eden sanayi ittifakı olan Renewable and Low-Carbon Fuels Value Chain Industrial Alliance (RLCF) genel kurul toplantısında yapıldı.
Bu ittifak, yakıt üreticileri ile havayolu ve denizcilik şirketleri gibi tüketicileri bir araya getiriyor ve düzenli olarak üst düzey AB yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştiriyor.
ReFuelEU düzenlemesi, Avrupa Birliği’nin 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma stratejisinin bir parçası olarak havacılık sektörünü karbonsuzlaştırmayı amaçlıyor.
Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 2,5’inden sorumlu olan havacılık sektöründe fosil kerosenin yerini kademeli olarak yeşil yakıtların alması hedefleniyor.
Bu kapsamda, kullanılmış yemek yağları, tarımsal atıklar ve hayvansal yağlardan elde edilen sürdürülebilir havacılık yakıtının (SAF) kullanımı için ilk zorunluluk geçtiğimiz yıl yürürlüğe girdi.
Yakıt tedarikçileri artık havayollarına sağladıkları kerosenin en az yüzde 2’sinin SAF içermesini sağlamak zorunda.
Bu oran 2030’da yüzde 6’ya yükselecek ve 2031 sonuna kadar ortalama en az yüzde 1,2 eSAF içeren bir alt hedef de devreye girecek. Sentetik yakıtın yıllık asgari payı ise yüzde 0,7 olacak.
Planlara göre eSAF oranı 2035’te yüzde 5’e, 2050’de ise yüzde 35’e kadar çıkarılacak.
Ancak yüksek üretim maliyetleri nedeniyle Avrupa’da henüz büyük ölçekli eSAF üretimi başlamış değil. Yakıt üreticileri, bankalar ve yatırımcıların yeni tesislerin finansmanına yeterince ilgi göstermediğini belirtiyor.
AB Havacılık Emniyeti Ajansı da birçok eSAF tesisi için 2026’ya kadar nihai yatırım kararlarının alınmaması durumunda AB hedeflerinin risk altına girebileceği uyarısında bulunuyor.
Sektör temsilcileri ayrıca Avrupa Birliği’nin son dönemde bazı yeşil düzenlemelerden geri adım atmasının yatırımcı güvenini zedelediğini savunuyor.
Bir sektör lobisi olan FuelsEurope yayımladığı politika belgesinde, mevcut eSAF kıtlığı göz önüne alındığında ReFuelEU kapsamındaki ceza uygulamalarının sürdürülebilir havacılık yakıtı piyasasında fiyat oynaklığını artırabileceğini belirtti.
Belgede, cezaların gözden geçirilmemesi halinde bazı yakıt tedarikçilerinin pazardan çekilebileceği uyarısı da yer aldı.
Buna karşın AB Ulaştırma Komiseri Apostolos Tzitzikostas, zorunlu yakıt kullanım hedeflerinin yürürlükte kalacağını birçok kez yineledi.
Politico