Yedi ülke, "üyelik sonrasında tüm üye devletlerin eşitliği" ilkesinde ısrar ediyor.
İtalya ve Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği üyeliğini destekleyen altı ülke, Fransa, Almanya ve Benelüks ülkelerinin gelecekte AB'ye katılacak devletler için üyelik anlaşmalarına daha kısıtlayıcı hukuki güvenceler eklenmesi yönündeki girişimine karşı çıktı.
Geçen ay Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg tarafından hazırlanan diplomatik bir "non-paper" (gayriresmî politika belgesi), yeni üye devletlerin belirli bir deneme süresi boyunca bütçe, güvenlik ve dış politika konularındaki oylamalara katılmasının yasaklanmasını önermişti.
Buna karşılık İtalya, Avusturya, Hırvatistan, Çekya, Yunanistan, Slovakya ve Slovenya ile birlikte "Batı Balkanların Dostları (Friends of the Western Balkans)" adı verilen grup çatısı altında ortak bir karşı belge hazırladı.
Söz konusu belgede şu ifadeler yer aldı:
"Bu belge, aday ülkelerin veya yeni üyelerin 'ikinci sınıf' olarak algılanmasına yol açabilecek her türlü yaklaşımı reddetmektedir."
Belgede ayrıca şu çağrı yapıldı:
"Hızlandırılmış üyelik süreçleri veya paralel müzakere yolları oluşturulmaksızın, tüm aday ülkelere müzakere prosedürlerinin eşit biçimde uygulanması gerekmektedir."
Grup, yeni üyelik sürecine ilave siyasi şartlar getirilmesine de karşı çıktı.
Belgede şu değerlendirme yapıldı:
"Yeni şartlar, siyasi ön koşullar veya ilave kurumsal aşamalar oluşturulmamalıdır. Çünkü bunlar aday ülkelerin motivasyonunu azaltacak ve Avrupa Birliği'nin komşuluk bölgesindeki etkisini zayıflatacaktır."
Batı Balkanlarla tarihsel ve siyasi bağları bulunan ülkelerden oluşan grup, tamamen koruma mekanizmalarına karşı olmadığını da vurguladı.
Belgede şu ifadeler kullanıldı:
"Koruyucu hükümler, geçiş dönemi tedbirleri ve üyelik sonrası izleme mekanizmalarının meşruiyetini kabul ediyoruz. Ancak bunların yalnızca nesnel ihtiyaçlara dayanması, orantılı olması, hukuken sağlam temellere oturması ve Birliğin genel kurumsal yapısıyla uyumlu olması gerekir."
Gruba göre yeni güvence sistemi, geçmiş genişleme süreçlerinden elde edilen deneyimlerden yararlanmalı ancak günümüzün koşullarına göre de güncellenmeli.
Belgede bu konuda şu değerlendirme yapıldı:
"Koruma çerçevesi, önceki genişleme deneyimlerinden çıkarılan araçların yer aldığı bir katalog üzerine kurulmalı, mevcut zorluklar doğrultusunda güncellenmeli ve her aday ülkenin kendine özgü koşullarına uyarlanabilecek esnekliğe sahip olmalıdır."
Bu son gayriresmî politika belgesi (non-paper), Avrupa Birliği liderlerinin Ekim ayında yapılacak Avrupa Konseyi Zirvesi'nde genişleme politikasını ele almaya hazırlandığı dönemde yayımlandı.
Zirvede özellikle Sırbistan başta olmak üzere birçok Batı Balkan ülkesinin yıllardır devam eden üyelik sürecinin de gündeme gelmesi bekleniyor.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, geçen cuma yaptığı açıklamada Avrupa Birliği'nin genişleme sürecinde temel ilkenin korunması gerektiğini belirtti.
Tajani şunları söyledi:
"Avrupa Birliği, üyelik sonrasında tüm üye devletlerin eşitliği ilkesini ve yeni şartlar ya da ek koşullar getirilmemesini korumalıdır. Bununla birlikte her aday ülkenin özelliklerine uyarlanmış ortak bir çerçeve de sürdürülmelidir."
İtalya Dışişleri Bakanı ayrıca şu değerlendirmede bulundu:
"Avrupa ailesinin Batı Balkanlarla yeniden birleşmesine siyasi öncelik verilmesi gerektiğine yürekten inanıyoruz."
Euractiv