ABD, Fransa'nın Washington Büyükelçisi Atamasını İnsan Hakları Gerilimi Nedeniyle Engellemeyi Değerlendiriyor
ABD yönetiminin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Washington büyükelçisi olarak görevlendirmek istediği ismin onay sürecini geciktirmeyi, hatta tamamen engellemeyi değerlendirdiği öne sürüldü.
Konuya yakın dört kaynağa göre, bu ihtimalin arkasında Fransa'nın ABD'nin insan hakları siciline yönelik kamuoyu önünde yaptığı sert eleştiriler bulunuyor.
Kaynaklar henüz kesin bir karar alınmadığını belirtirken, bunlardan ikisi Fransa'nın Cenevre'deki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği tarafından sosyal medyada yapılan paylaşımın, Başkan Donald Trump yönetimindeki üst düzey yetkililer arasında ciddi rahatsızlık yarattığını ifade etti. Diğer iki kaynak ise tarafların gerilimi düşürmeye çalıştığını aktardı.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, "Fransa'nın sorumsuz ve saygısız söyleminden büyük hayal kırıklığı duyuyoruz. Bu açıklamalara uygun şekilde karşılık veriyoruz." dedi.
Washington'un Macron'un adayını geciktirmesi ya da reddetmesi diplomatik açıdan son derece sıra dışı bir adım olarak görülüyor.
Böyle bir gelişme, son dönemde gümrük tarifeleri ve İran savaşı gibi konularda görüş ayrılığı yaşayan iki müttefik arasındaki gerilimi daha da artırabilir.
Macron'un Adayı Zor Süreçten Geçiyor
Macron, Elysee Sarayı'nın eski danışmanlarından ve halen Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot'nun kabine şefi olarak görev yapan Aurélien Lechevallier'i ABD büyükelçisi olarak atamak için gerekli resmi işlemleri tamamladı.
Fransa, Lechevallier'in eylül ayında Washington'da göreve başlamasını hedefliyordu. Ancak süreç, Fransa'nın Cenevre'deki BM Daimi Temsilciliği'nin X platformunda yaptığı paylaşım sonrasında zora girdi.
Söz konusu paylaşımda Fransa, ABD'nin Rusya, Kuzey Kore ve yedi başka ülkeyle birlikte BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin dört yıl uzatılmasına karşı oy kullanmasını eleştirdi.
Volker Türk, Gazze'deki İsrail operasyonlarını açık biçimde eleştiren ve ABD göçmen gözaltı merkezlerinde yaşanan ölümler hakkında da soruşturma çağrısı yapan isimlerden biri olarak biliniyor.
Fransız temsilciliği paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"ABD bir zamanlar insan haklarının simgesiydi. Artık değil. Dünya artık onu dinlemiyor."
Kaynaklardan biri, söz konusu paylaşımın genç bir diplomatın bireysel girişimi olmadığını, resmi onay mekanizmalarından geçirilerek yayımlandığını söyledi.
BM'de Yeni Diplomatik Gerilim
İki ülke arasındaki tansiyon pazartesi günü BM Güvenlik Konseyi toplantısında daha da yükseldi.
ABD heyeti, Fransa'nın Ukrayna konusunda yaptığı konuşma sırasında salonu terk etti ve Paris'i "samimiyetsiz gösteriş yapmakla" suçladı.
Fransız diplomatik kaynaklar ise Volker Türk'ün görev süresinin uzatılmasını desteklemelerinin ABD ile yakın diyaloğu sürdürmelerine engel olmadığını belirtti.
Fransız yetkili açıklamasında şunları söyledi:
"Bir oylamadaki görüş ayrılığı ilişkilerimizin niteliğini ya da birlikte çalışma kapasitemizi sorgulatmaz."
Trump Döneminde İlişkiler Geriliyor
Fransa ile ABD uzun yıllardır yakın müttefik olmasına rağmen Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ilişkiler belirgin şekilde zorlaşmış durumda.
Trump ile Macron düzenli olarak görüşmeye devam etse de bu durum;
- ABD'nin Fransa'ya yönelik yeni gümrük tarifeleri uygulamasını,
- Avrupa hükümetlerini sağ görüşleri bastırmakla suçlamasını,
- NATO müttefiklerine savunma harcamaları konusunda baskı yapmasını,
- Grönland konusunda sert açıklamalar yapmasını engellemedi.
Kaynaklara göre Washington, Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot'nun son dönemde ABD yönetimine yönelik açıklamalarından da rahatsızlık duyuyor.
Barrot, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa'da "medeniyet özgüvenini" teşvik edecek projelere 3 milyon dolara kadar destek sağlayacağını açıklamasının ardından sosyal medyada şu ifadeleri kullanmıştı:
"Fransa ve Avrupalılar, nereden gelirse gelsin seçim süreçlerine yönelik yabancı müdahale girişimlerine izin vermeyecektir."
Söz konusu programın, geçen yıl aşırı sağ lider Marine Le Pen'in zimmete para geçirme davası sırasında Le Pen'e destek vermeyi öneren ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosu (DRL) tarafından yürütüldüğü belirtiliyor.
ABD Büyükelçisi de Tartışmaların Odağında
Fransız yetkililer, ABD'nin Paris Büyükelçisi Charles Kushner'dan da rahatsızlık duyuyor.
Trump'ın damadı Jared Kushner'ın babası olan Charles Kushner, diplomatik krizlerle ilgili iki ayrı olayda Paris makamlarının resmi çağrılarına yanıt vermemesi nedeniyle eleştiriliyor.
Macron'a "Sadık Kadroları Yerleştiriyor" Eleştirisi
Washington büyükelçisi atanabilmesi için öncelikle ABD hükümetinin gizli diplomatik onayı (agrément) gerekiyor.
Diplomatik kaynaklara göre Washington normal şartlarda adayları kamuoyu önünde reddetmez; olası itirazlar süreç içinde sessiz diplomatik temaslarla çözülür.
Öte yandan Macron'un son dönemde yaptığı üst düzey kamu atamaları da Fransa'da tartışma konusu oldu.
Muhalifler, Macron'un görev süresinin sona ermesine yaklaşırken, olası bir aşırı sağ iktidarı öncesinde devletin kilit kurumlarına kendisine yakın isimleri yerleştirmeye çalıştığını öne sürüyor.
Bu kapsamda Macron son aylarda;
- eski genel sekreteri Emmanuel Moulin'i Fransa Merkez Bankası Başkanlığı'na,
- yakın müttefiki Richard Ferrand'ı Anayasa Konseyi Başkanlığı'na,
- Amélie de Montchalin'i ise Sayıştay Başkanlığı'na atadı.
Élysée Sarayı ise bu eleştiriler hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.
Reuters