Cumhurbaşkanı Steinmeier'den sonra Federal Meclis uzmanları da ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş için "uluslararası hukuk ihlali" dedi.
Uzmanlar, Almanya'nın da ihlalden sorumlu tutulabileceği uyarısı yaptı.
Almanya'da Federal Meclis'in bilirkişi raporu, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirerek Almanya’nın da bundan sorumlu tutulabileceği uyarısında bulundu.
Milletvekillerine tarafsız hukuki ve bilimsel görüş veren uzmanlardan oluşan Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi'nin İran savaşına ilişkin bilirkişi raporunda çarpıcı saptamalar yer aldı.
12 sayfalık raporda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırarak Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın en temel kuralları arasında yer alan "kuvvet kullanma yasağını ihlali ettiklerine" dikkat çekiliyor.
Kuvvet kullanma yasağının istisnalarına da uymuyor
Raporda atıf yapılan bu kural, uluslararası hukukun emredici hukuk kuralları (jus cogens) arasında yer alıyor.
Zira, BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrası, başka bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasal bağımsızlığına karşı kuvvet kullanılmasını yasaklıyor.
Bu madde sadece devletlerin başka devletlere fiziksel kuvvet kullanımını değil, aynı zamanda kuvvet kullanma tehdidinde bulunulmasını da yasaklıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın oluşturması muhtemel nükleer tehdide işaret ederek, saldırılarını meşru müdafaa ile gerekçelendiriyor. Fotoğraf: Jim Watson/AFP
Alman uzmanlar, İran'a saldırının kuvvet kullanma yasağına getirilen istisnalara da uymadığına, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından İran'a yönelik saldırılar için bir yetki verilmediğine, bu saldırıların BM Şartı'nın Meşru Müdafaa Hakkını düzenleyen 51. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.
Almanya "suç ortaklığı" ile suçlanabilir mi?
Bilim insanları raporda ayrıca Almanya'nın ABD ve İsrail'in uluslararası hukuk ihlalinden sorumlu tutulup tutulamayacağını da mercek altına alıyor.
ABD'nin Almanya'daki askeri üslerini bu saldırılarda kullanmış olma ihtimali hakkında, "Bu üslerin somut kullanım koşullarına bağlı olarak, uluslararası hukuk ihlalinden Almanya'nın da sorumlu tutulmasının dışlanamayacağı" belirtiliyor.
Raporda, Amerikan askeri üslerinin ABD toprağı olmadığı, ev sahibi devletin egemenlik alanında olduğu hatırlatılarak, Almanya açısında "dolaylı kuvvet kullanımı nedeniyle kuvvet kullanma yasağına aykırı bir durum söz konusu olabileceği" uyarısı yapılıyor.
Uzmanlar, daha önce Rusya'nın Ukrayna savaşı konusunda hazırlanan bilirkişi raporuna dikkat çekerek, Belarus'un topraklarının Rus saldırı eylemleri için kullanılmasına izin vermesinin "suç ortaklığı olarak değerlendirildiği" anımsatılıyor.
Almanya sorumlu bulunursa ne olur?
Federal Meclis için hazırlanan bilirkişi raporunda, Almanya'nın İran savaşı bağlamında uluslararası hukuk ihlalinden sorumlu tutulması halinde ne tür sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği de irdeleniyor.
Uzmanlar, Alman devletinin "uluslararası hukuka aykırı eylemlerden sorumlu olduğunun kanıtlanması halinde" atmak durumunda kalabileceği adımlar şöyle sıralanıyor: Maddi tazminat, ihlalin kabulü, pişmanlık beyanı veya resmi bir özür.
ABD Almanya'daki üslerini saldırılar için kullandı mı?
ABD'nin Almanya'daki askeri üslerini İran'a yönelik saldırılarda kullanıp kullanmadığı, ya da ne ölçüde kullandığı belirsiz.
Ancak özellikle Ramstein üssünün, ABD ordusunun Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'daki operasyonları açısından merkezi ve stratejik öneme sahip bir üs olduğu biliniyor.
İspanya, ABD'nin ülkedeki üsleri İran'a yönelik saldırılarda kullanmasını baştan yasaklamıştı.
Friedrich Merz başbakanlığındaki Alman hükümeti ise bu yönde bir adım atmaktan kaçındı.
Hükümet sözcüsü Stefan Kornelius, Mart ayı başında "Almanya'daki askeri üslerin kullanımı, uluslararası hukuk kapsamında geçerli olan ve aynı zamanda hukuk sistemimize de uygun olan anlaşmalara tabidir. Bu nedenle, bunları kısıtlamayacağız" açıklamasını yapmıştı.

Bu arada İran'ın Berlin Büyükelçisi Mecid Nili, geçtiğimiz haftalarda, Almanya'nın ABD'nin Ramstein üssünü İran'ı hedef alan saldırılarda kullanmasına izin verip vermediğini öğrenmek istediklerini, ancak Alman hükümetinden bu soruya yanıt alamadıklarını açıklamıştı.
Alman Dışişleri Bakanlığı ise geçen hafta yaptığı açıklamada, Almanya'nın İran savaşı bağlamında hiçbir şekilde saldırganlık eylemlerine katılmadığını belirterek, bu yöndeki suçlamaları reddetmişti.
Merz hükümeti üzerindeki muhalefet baskısı artıyor
İran savaşı ile birlikte Alman siyasetinde, ABD'nin Almanya'daki askeri varlığına son verilmesi, Amerikan üslerinin kapatılması yönündeki çağrılar yeniden artmaya başladı.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Eş Başkanı Tino Chrupalla hafta sonunda, Almanya'da sayıları 40 bini bulan Amerikan askerlerinin artık ülkeden ayrılması gerektiğini söyledi.
AfD parti programında 'müttefik ülke askerleri ile nükleer silahlarının Almanya topraklarından çıkartılması hedefinin' yer aldığını anımsatan, Almanya'nın İspanya'yı örnek alması ve tarafsız bir tutum takınması gerektiğini savunan Chrupalla, "Bunu, ABD'nin askeri birliklerini Almanya'dan çekmesiyle uygulamaya başlayalım" dedi.
Sol Parti ise Alman hükümetine "Askeri üslerin ABD tarafından İran savaşı için kullanılmasını yasaklama" çağrısı yaptı.
Sol Parti milletvekili Ulrich Thoden, üslerin savaş için kullanımının yasaklanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, "Aksi takdirde Başbakan Merz, Alman halkını zarardan korumak için ettiği yemini ihlal etmiş olur" dedi.
Thoden, Federal Meclis uzmanları tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna işaret ederek, "Donald Trump'ın emperyalist savaş maceraları yüzünden Almanya'nın sonunda İran'daki molla diktatörlüğünden resmi olarak özür dilemek ve tazminat ödemek zorunda kalması felaket olur" diye konuştu.
Alman hükümetinin uluslararası hukuk çıkmazı
İran savaşı başlayalı bir ay oldu. Alman hükümeti, ABD ve İsrail'in İran'a saldırarak başlattıkları savaşın uluslararası hukuka uygun olup olmadığı yönündeki sorulara, "hukuki değerlendirmelerimiz sürüyor" açıklamasını yapmakla yetiniyor.
Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ise 24 Mart'ta Alman Dışişleri Bakanlığı'nın 75'inci kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada, İran savaşı konusundaki sessizliğini bozarak, ABD ve İsrail'in başlattıkları savaşın uluslararası hukuk açısından "yasa dışı" olduğunu söylemişti.

"Uluslararası hukuk, çıkarıp bir kenera atacağımız bir eldiven değildir" diyen Steinmeier,
"Uluslararası hukuk ihlallerini, uluslararası hukuk ihlali olarak adlandırmamak, dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez.
Gazze savaşı sırasında zaten bununla boğuşmak zorunda kalmıştık ve şimdi de İran savaşı nedeniyle benzer bir durumu yaşıyoruz" diye konuşmuştu
DPA / DW