Almanya’da AfD karşıtı protestolar ülke geneline yayılıyor
Aşırı sağ iki eyalete daha yaklaşıyor
AfD’nin Saksonya-Anhalt seçim zaferinin ardından Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’ın da sıradaki eyaletler olabileceğine dair endişe artıyor.
Binlerce Alman, aşırı sağcı Alternative für Deutschland’ın (AfD) bir eyalet seçimindeki dönüm noktası niteliğindeki zaferinin ardından partiye karşı protesto gösterileri düzenledi. Göstericiler, AfD’nin bu ay yapılacak iki seçimde daha tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.
Berlin’deki Brandenburg Kapısı önünde gösteri yapan protestocular, göçmen karşıtı ve Rusya yanlısı AfD’yi kınayan barışçıl bir demokrasi yanlısı miting düzenledi. Parti, sığınmacıların toplu şekilde sınır dışı edilmesi ve devletin yenilenebilir enerji ile kamu yayıncılığına yönelik desteğinin geri çekilmesi çağrısında bulunuyor.
Parti, pazar günü eski komünist Doğu Almanya eyaletlerinden Saksonya-Anhalt’ta şimdiye kadarki en yüksek eyalet seçim sonucunu elde etti. Bu sonuç, başkent Berlin ile Baltık Denizi kıyısındaki Mecklenburg-Vorpommern’da 20 Eylül’de yapılacak bölgesel seçimler öncesinde AfD’ye açık bir ivme kazandırdı.

Polis, protestoya 5.000 kişinin katıldığını bildirirken organizatörler, seçmenleri AfD’ye karşı harekete geçirmek amacıyla düzenlenen gösteriye 14.000’den fazla kişinin katıldığını söyledi. Kalabalıktaki pankartlarda, “Faşizm bir alternatif değildir”, “Nazi AfD’yi durdurun: ırkçılığa ve sosyal hizmetlerdeki kesintilere son verin” ve “Tarih bizi izliyor” ifadeleri yer aldı.
Seçim gününe iki haftadan az bir süre kala Berlin’deki göstericiler, pazar günkü şok sonucun ardından teslimiyetçiliğe ve sinizme karşı uyarıda bulundu.
Saksonya-Anhalt’ta AfD’nin aldığı yaklaşık yüzde 44’lük oy oranı, Nazi döneminden bu yana yerlici bir partinin elde ettiği en yüksek sonuç olarak değerlendiriliyor. Eski Nazi toplama kampı Buchenwald’daki anıtın direktörü Jens-Christian Wagner, sahneden yaptığı konuşmada sonucu “insanı öfkelendiren ve şaşkına çeviren bir utanç” olarak nitelendirdi.
Wagner, mutlak çoğunluğu elde etmesine çok az kalmış olsa da AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta iktidarı ele geçirmenin eşiğine geldiği konusunda alarm verdi. Bunun, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana aşırı sağın ilk kez bir eyalette iktidara gelmesi anlamına geleceğini belirten Wagner, bunun “sessizlik içinde kabul edilmemesi gerektiğini” söyledi.
Saksonya-Anhalt’tan 17 yaşındaki ve aşırı sol görüşlü Linke partisinin üyesi Max Schneller, eyaletteki aktivistlerin bir AfD hükümetinin azınlıkları hedef almasına yönelik her türlü girişime karşı mücadele edeceğini söyledi.
“Komşularımızı kökenlerine, dinlerine veya ten renklerine göre kategorize etmeyeceğiz – nefret etmek için fazla insanız” diyen Schneller, sözleri üzerine yüksek sesli alkış aldı.
AfD, medya önünde etkili bir isim olan sertlik yanlısı adayı Ulrich Siegmund’un liderliğinde hükümet kurmak için gerekli desteğin üç oy gerisinde bulunuyor. Siegmund, hükümet kurabilmek için iktidar konusunda belirleyici rol oynayabilecek diğer partilerdeki muhalif isimleri kendi tarafına çekmeyi umuyor.
Almanya’nın iç istihbarat kurumu, 2023’ten bu yana partinin eyalet teşkilatını aşırı sağcı olarak sınıflandırıyor ve teşkilatın demokratik normlar açısından tehdit oluşturduğunu belirtiyor.

Yüzlerce AfD karşıtı protestocu Berlin yakınlarındaki Potsdam’da da toplandı. Yerel medyanın aktardığına göre Münster, Göttingen, Dresden, Aachen, Bamberg, Darmstadt ve AfD’nin oyların neredeyse yarısını aldığı Saksonya-Anhalt’taki Halberstadt kentinde de gösteriler düzenlendi.
Bölgenin ikinci büyük şehri Halle’de ise sol gruplar ve sivil toplum kuruluşları seçim gününden bu yana bir protesto kampı düzenliyor.
AfD, Mecklenburg-Vorpommern’da seçmen eğilimi anketlerinde yüzde 35 civarında oyla önde bulunuyor. Ancak eyalet başbakanı Manuela Schwesig’in liderliğindeki merkez sol Sosyal Demokrat Parti (SPD), yaz boyunca dikkat çekici bir toparlanma gerçekleştirdi ve şu anda yüzde 30’un üzerinde oy alıyor.
Almanya’nın 16 eyaletinden biri olan Berlin’de ise tablo daha karmaşık. Birkaç parti birincilik için yarışıyor. Eyalet, muhafazakâr Hristiyan Demokratlar (CDU) ile SPD’nin oluşturduğu bir koalisyon tarafından yönetiliyor.
Şansölye Friedrich Merz’in partisi olan CDU, Saksonya-Anhalt’taki seçmenler üzerinde rekor düzeydeki düşük popülaritesinin ağır bir etki yarattığı bildirilen Merz’in partisinin başkentteki oy oranı yaklaşık yüzde 20 ile kıl payı öndebulunuyor.
CDU’nun hemen arkasından, seçim kampanyasını hızla yükselen konut maliyetlerine odaklayan Linke ve AfD geliyor. Bunları, her ikisi de yüzde 10’ların ortalarında seyreden SPD ve çevreci Yeşiller izliyor.
Merz görevde kalacağına ve kendisiyle özdeşleşen kapsamlı ve sancılı reform paketini hayata geçirmek için mücadele edeceğine söz verdi. Merz’e göre AfD’yi yenmenin tek yolu, Avrupa’nın en büyük ekonomisini yeniden harekete geçirmek ve giderek zorlanan sosyal refah sistemini onarmaktan geçiyor.
Ancak koalisyonun küçük ortağı SPD, zor durumdaki hükümete yönelik desteği güçlendirmek amacıyla en fazla tepki çeken bazı tedbirlerden geri adım atmaya istekli olduğunun sinyalini verdi.
Analistler, bu anlaşmazlığın zaten kırılgan olan koalisyonu daha da istikrarsızlaştırabileceğini söylüyor.
The Guardian