Almanya Başbakanı, Münih Güvenlik Zirvesi'nde yaptığı konuşmada kurallara dayalı dünya düzeninin “artık var olmadığını” uyardı.
Yıllık Münih Güvenlik Konferansı’nın açılışında konuşan Merz, diğer dünya liderlerine hitaben, büyük güç siyasetinin hâkim olduğu bir dönemde “özgürlüğümüzün garanti altında olmadığını” ve Avrupalıların “fedakârlık yapmaya hazır olması gerektiğini” söyledi.
Merz, “Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında derin bir ayrımın ortaya çıktığını” da kabul etti.
Konferans, ABD Başkanı Donald Trump’ın Danimarka’nın egemenliği altındaki Grönland’ı ilhak etme sözü vererek tehditte bulunması ve Avrupa ülkelerinden yapılan ithalata gümrük tarifeleri uygulaması gibi gelişmelerin gölgesinde gerçekleştiriliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Merz’in konuşmasını dinlerken ve Cumartesi günü kendi konuşmasını yapmaya hazırlanırken, daha önce “jeopolitikte yeni bir dönemden” söz etmişti.
Bu yılki konferansa yaklaşık 50 dünya liderinin katılması bekleniyor. Zirvede Avrupa savunması ve transatlantik ilişkinin geleceği ele alınacak.
Konferans, ABD’nin NATO askeri ittifakına olan bağlılığının sorgulandığı bir dönemde gerçekleşiyor. Trump’ın Grönland’ı satın alma/ilhak etme yönündeki hedefi de birçok Avrupalı lider tarafından, en büyük müttefikleriyle güvenin aşındığı bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Trump, Cuma günü Beyaz Saray önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Grönland bizi isteyecek... Avrupa ile çok iyi anlaşıyoruz. Nasıl sonuçlanacağını göreceğiz. Şu anda Grönland için müzakere ediyoruz,” şeklinde konuşmuştu.
Yıllık toplantının gündeminde ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı, Batı ile Çin arasındaki gerilimler ve olası bir İran-ABD nükleer anlaşması da yer alıyor.
Kurallara dayalı düzenin çökmekte olduğuna dair çok sayıda uyarıya atıfta bulunan Merz, konferansta şunları söyledi: “Korkarım bunu daha açık söylemeliyiz: Bu düzen, en iyi halinde bile kusurlu olsa da, artık o haliyle mevcut değil.”
Merz ayrıca, “Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir yarık, derin bir ayrım oluştu. Başkan Yardımcısı JD Vance bunu bir yıl önce burada Münih’te çok açık şekilde söylemişti,” dedi.
Merz sözlerini şöyle sürdürdü: “Haklıydı. Maga [Make America Great Again] hareketinin kültür savaşı bizim savaşımız değil. Bizde ifade özgürlüğü, insan onuruna ve anayasaya aykırı olduğunda sona erer. Biz gümrük tarifelerine ve korumacılığa değil, serbest ticarete inanıyoruz.”
Geçen yıl Vance, aralarında Birleşik Krallık’ın da bulunduğu Avrupa ülkelerini ifade özgürlüğü ve göç politikaları nedeniyle eleştirmişti. Bu konuşma, bir yıl süren eşi görülmemiş transatlantik gerilimi tetiklemişti.
Ancak Merz, onlarca yıllık ortaklığı gözden çıkarmadı ve ABD’ye doğrudan seslenerek “transatlantik güveni onaralım ve yeniden canlandıralım” çağrısında bulundu.
Alman lider ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ortak bir Avrupa nükleer caydırıcılığı oluşturma konusunda “gizli görüşmeler” yürütüldüğünü açıkladı, ancak ayrıntı vermedi.
Avrupa’da nükleer silaha sahip yalnızca iki ülke Fransa ve Birleşik Krallık. Almanya ve birçok diğer Avrupa ülkesi ise geleneksel olarak caydırıcılık için NATO çerçevesinde ABD’nin nükleer şemsiyesine güveniyor.
Cuma günü daha sonra konferansta konuşan Macron, Avrupa’nın yeni küresel bağlamda “jeopolitik bir güç olmayı öğrenmesi” gerektiği yönündeki çağrısını yineledi.
Macron, Avrupa’nın 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgalinin ardından yeniden silahlanmaya başladığını, ancak “hızlanmamız gerektiğini” ve kıta genelinde kolektif biçimde hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Ukrayna’daki savaşı Avrupa’nın “varoluşsal meydan okuması” olarak tanımlayan Fransız lider, diğer ülkelere “Rus taleplerine boyun eğmemeleri”, bunun yerine adil bir barış için Moskova üzerindeki baskıyı artırmaları çağrısında bulundu.
Münih konferansı öncesinde Rubio, bir yıl önce Vance’in konuşmasına kıyasla mesajının daha uzlaşmacı olup olmayacağı sorulduğunda, “Dünya gözlerimizin önünde çok hızlı değişiyor,” uyarısında bulundu.
Vance, “Jeopolitikte yeni bir dönemde yaşıyoruz ve bu, hepimizin bunun ne anlama geldiğini ve rolümüzün ne olacağını yeniden değerlendirmesini gerektirecek,” dedi.
Son aylarda gerilimler artmış durumda; Trump, Grönland’ın ABD ulusal güvenliği için hayati önemde olduğunu defalarca dile getirdi ve herhangi bir kanıt sunmadan adanın “her yerinin Rus ve Çin gemileriyle kaplı olduğunu” öne sürdü.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise günün erken saatlerinde, NATO müttefiki Danimarka’dan Grönland’ın alınmasına yönelik ABD tehditlerini görüşmek üzere Rubio ile bir araya gelmeyi planladığını açıkladı.
BBC