Fico, Avrupa’nın zayıflıkları konusunda Trump’ın tutumunu sık sık destekleyen az sayıdaki AB liderinden biri olarak biliniyor.
Slovakya Başbakanı ve Trump’ın müttefiklerinden biri olan Robert Fico’nun, geçen hafta düzenlenen AB zirvesinde liderlere ABD Başkanı’nın kendisiyle konuşma biçiminden duyduğu endişeyi dile getirdiği, Avrupalı diplomatlar tarafından aktarıldı.
Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun, Donald Trump ile yaptığı görüşmenin ardından ABD başkanının ruh hâli karşısında şoke olduğunu, görüşme hakkında bilgilendirilen beş Avrupalı diplomat söyledi.
Diplomatlardan ikisine göre Fico, ABD başkanının “psikolojik durumu”ndan endişe duyduğunu ifade etti. Yine iki diplomata göre Fico, 17 Ocak’ta Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde Trump ile yüz yüze yaptığı görüşmede, ABD başkanının tutumunu “tehlikeli” olarak nitelendirdi.
Fico ile Avrupalı mevkidaşları arasındaki bu konuşma, 22 Ocak’ta Brüksel’de, Trump’ın Grönland’ı ele geçirme tehdidinin ardından transatlantik ilişkileri ele almak üzere düzenlenen acil AB zirvesinin kulislerinde gerçekleşti.
Liderler bu toplantıyı, ABD başkanının bir gün önce bazı Avrupa ülkelerine gümrük tarifeleri uygulama tehdidinden geri adım atmasının ardından tansiyonu düşürmeye çalışmak için kullandı.
Diplomatlara göre Slovakya Başbakanı bu değerlendirmeleri, resmi yuvarlak masa görüşmeleri sırasında değil, bazı liderler ve üst düzey AB yetkilileriyle yapılan ayrı ve gayriresmî bir toplantıda dile getirdi.
Diplomatların hiçbiri bu görüşmede bizzat yer almadı; ancak liderler, konuşmanın içeriği hakkında kendilerini kısa süre sonra ayrı ayrı bilgilendirdi.
Burada konuşan tüm diplomatlara, liderler arasındaki gizli temasları aktarabilmeleri için anonimlik tanındı. Bu diplomatlar dört farklı AB hükümetinden geliyor; beşinci kişi ise üst düzey bir AB yetkilisi. Hiçbiri, Trump’ın Fico’ya tam olarak ne söylediğini ve bu tepkiyi neyin tetiklediğini bilmediklerini belirtti.
Fico’nun sözleri özellikle dikkat çekici, çünkü kendisi Avrupa’daki en Trump yanlısı siyasetçilerden biri olarak öne çıkıyor. Mar-a-Lago görüşmesinin ardından Facebook’ta yayımladığı bir videoda Trump’a erişimini öne çıkarmış, ayrıca Washington’ın Rusya-Ukrayna savaşı konusundaki yaklaşımına destek vermişti.
Fico, bir yıl önce Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’nda (CPAC) konuşmuş ve Amerikalılara “başkanınız Avrupa’ya büyük bir hizmet ediyor” demişti.
Fico çarşamba günü X’te yaptığı paylaşımda şunları söyledi:
Brüksel’deki gayriresmî zirvede ABD Başkanı D. Trump ile yaptığım görüşmeyi nasıl değerlendirdiğime dair yalanlarını kesin bir dille reddediyorum. Kimse bir şey duymadı, kimse bir şey görmedi, tanık yok; ancak bu durumda yalanlar uydurmasına engel olmadı.”
Fico, “Brüksel’deki gayriresmî zirvede konuşmadığını” belirterek şunları ekledi:
“ABD başkanının birçok stratejisine katılıyorum, bazılarına ise katılmıyorum. Venezuela hakkındaki sert açıklamamdan sonra ABD ziyaretimin iptal edilmesini açıkçası bekliyordum. Bu olmadı; bu da ABD başkanıyla yaptığım görüşmeyi benim için daha da kıymetli kılıyor.”
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise şu açıklamayı yaptı:
“Bu, anonim Avrupalı diplomatların kendilerini önemli göstermeye çalışarak uydurduğu, kesinlikle tamamen sahte bir haberdir. Mar-a-Lago’daki görüşme olumlu ve verimliydi.”
Trump ve Fico ile yapılan toplantıda bulunan, konuşmayı anlatabilmek için anonimlik verilen üst düzey bir yönetim yetkilisi de, herhangi bir garip an ya da uygunsuz diyalog hatırlamadığını söyledi. Yetkili, Fico’nun talebiyle gerçekleşen görüşmenin “keyifli, normal” geçtiğini ve Beyaz Saray fotoğrafçısı tarafından kayda alınan bazı esprili anlar içerdiğini belirtti.
Bir Avrupalı diplomata göre Fico, Trump ile karşılaşmasından “travmatize olmuş” görünüyordu. Aynı diplomat, Fico’nun Trump’ı “aklını yitirmiş” olarak tanımladığını, bu ifadelerin görüşmeye doğrudan katılan lider tarafından kendilerine aktarıldığını söyledi.
Derin kriz
Fico’nun özel görüşmelerde dile getirdiği endişeler, Mar-a-Lago ziyaretine ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla çelişiyor.
Resmî Facebook hesabından paylaştığı videoda Fico, Trump’ın Florida’daki konutuna davet edilmesini ABD başkanının kendisine duyduğu “yüksek saygı ve güvenin” bir göstergesi olarak tanımladı.
İki liderin, Fico’nun “gayriresmî ve açık görüşmeler” olarak nitelediği temaslarda Ukrayna’yı ve Avrupa Birliği’nin “derin bir kriz içinde olduğu” yönündeki ortak görüşlerini ele aldığını söyledi.
ABD ziyareti sırasında Washington ile sivil nükleer iş birliği anlaşması imzalayan Fico, videoda Trump’ın Grönland üzerindeki iddialarına ya da ocak ayı başında Venezuelalı lider Nicolas Maduro’yu devirmeye yönelik operasyonuna değinmedi.
Fico, görüşmelerin Ukrayna başta olmak üzere çeşitli konulara odaklandığını ve Washington’ın kendi görüşlerini özellikle önemsediğini belirterek, Slovakya’nın “Brüksel papağanı olmadığını” — yani AB kurumlarının pozisyonlarını otomatik olarak tekrar etmediğini — söyledi.
Fico’nun sözleri olmasa bile, Avrupalı liderler ve üst düzey yetkililer ABD başkanının “öngörülemezliği” konusunda giderek daha fazla endişe duyuyor. Geçen haftaki görüşme hakkında doğrudan bir lider tarafından bilgilendirilmemiş altıncı bir AB diplomatı bunu böyle ifade etti.
Brüksel’de ve başkentler arasında yürütülen siyasi görüşmelere dahil olan bir AB yetkilisi ise, ABD başkanının sağlığına ilişkin endişelerin “her düzeyde hızla daha fazla konuşulan bir konu hâline geldiğini” söyledi.
79 yaşındaki Trump, bilişsel işlevlerini etkileyen herhangi bir rahatsızlığı olduğu iddialarını defalarca ve sert bir şekilde reddetti. Bu hafta New York Magazine’e verdiği demeçte Alzheimer hastalığından muzdarip olmadığını söyledi.
“Bunu yapmayacağım, tamam mı?”
Trump’ın bir yıl önce yeniden göreve dönmesinden bu yana, Avrupa hükümetleri; Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, yönetiminin aşırı sağ siyasetçilere verdiği görünen destek, serbest ticarete yönelik engeller ve ABD’nin Avrupa’nın savunmasındaki rolü gibi konularda onun tutumlarıyla nasıl başa çıkacaklarını tartışıyor.
Bu ayın başlarında Trump, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık da dahil olmak üzere sekiz Avrupa ülkesine yeni gümrük tarifeleri uygulamakla tehdit etti.
Trump, bu ülkelerin Danimarka’ya bağlı, yarı özerk bir bölge olan ve AB ile NATO üyesi Danimarka’ya ait Grönland’ı ele geçirme çabalarını engellediğini söyledi. Ayrıca adayı güç kullanarak alma ihtimalini de dışlamadı.
Politico