Birleşik Krallık Başbakanlık Ofisi Downing Street, Çin’in Britanya vatandaşlarının ülkeye 30 güne kadar vizesiz seyahat etmesine izin vermeyi kabul ettiğini açıkladı.
Başbakan Sir Keir Starmer’ın Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi. Starmer, sekiz yıl aradan sonra Çin’i ziyaret eden ilk Britanya lideri oldu.
Ziyaret kapsamında ayrıca, hükümetin ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla Pekin ile daha yakın ticari ilişkiler kurma hedefi doğrultusunda, Birleşik Krallık viskisine uygulanan ithalat vergilerinin %10’dan %5’e düşürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı.
Ancak eleştirmenler, ulusal güvenlik riskleri ve Çin’in insan hakları sicili nedeniyle Birleşik Krallık’ın Çin ile ilişkilerinde daha temkinli olması gerektiğini savunuyor. Vize muafiyetinin ne zaman yürürlüğe gireceğine dair henüz bir tarih açıklanmadı, ancak hükümet bunun mümkün olan en kısa sürede gerçekleşmesini umuyor.
Değişiklikten yüz binlerce Britanyalı faydalanabilir. Ulusal İstatistik Ofisi’ne göre, 2024 yılında yaklaşık 620 bin Britanyalı Çin’e seyahat etti.
Downing Street, bu adımın Birleşik Krallık’ı Fransa, Almanya, İtalya, Avustralya ve Japonya’nın da aralarında bulunduğu 50 ülke ile aynı konuma getireceğini söyledi.
Sir Keir, bu kararın şirketlerin Çin’de faaliyetlerini genişletmesini kolaylaştıracağını, aynı zamanda insanların vizesiz olarak tatil amacıyla da Çin’e gidebileceğini belirtti.
“Dünyanın ekonomik güç merkezlerinden biri olan Çin’de varlıklarını büyütmenin yollarını iş dünyası uzun süredir talep ediyordu,” dedi.
“Bunu yapmalarını kolaylaştıracağız – kısa süreli seyahatler için gevşetilen vize kuralları da buna dâhil – böylece yurt dışında genişlemelerini desteklerken, ülke içinde büyümeyi ve istihdamı artıracağız.”
Downing Street ayrıca, Birleşik Krallık ve Çin’in, Çin’de faaliyet gösteren Britanyalı şirketler için açık ve hukuken bağlayıcı kurallar oluşturacak bir hizmetler anlaşmasına ilişkin müzakerelere girilip girilmeyeceğini de araştırma konusunda mutabık kaldığını açıkladı.
Birleşik Krallık, finans, sağlık ve hukuk hizmetleri dâhil olmak üzere dünyanın ikinci büyük hizmet ihracatçısı konumunda bulunuyor. Başbakanlık, Çin’den bu alanlarda gelen talebin arttığını belirtti.
Böyle bir anlaşmanın, örneğin Britanya’daki mesleki yeterliliklerin tanınmasını sağlayarak Çin pazarlarını Britanyalı şirketlere açacağı ifade edildi.
Bu arada ilaç şirketi AstraZeneca, 2030’a kadar Çin’de yeni üretim tesisleri kurmak ve ülkedeki iş gücünü genişletmek üzere 15 milyar dolar (10,9 milyar sterlin) yatırım yapacağını açıkladı.
Pekin’de Halk Büyük Salonu’nda Devlet Başkanı Şi ile yaklaşık bir saat 20 dakika süren görüşmenin ardından konuşan Sir Keir, Çin’deki “büyük fırsatların” Birleşik Krallık’taki insanlara nasıl fayda sağlayabileceğini ele aldıklarını söyledi.
Sir Keir, İki liderin, düzensiz göçle mücadelede iş birliği konusunda da “iyi ilerleme” kaydettiğini belirtti.
Perşembe günü imzalanan bir anlaşma kapsamında, Downing Street, Birleşik Krallık ve Çin kolluk kuvvetlerinin, göçmenlerin Manş Denizi’ni geçmesine yardımcı olan suç şebekelerinin kullandığı küçük tekne motorları ve ekipmanlarının tedarikini engellemek için iş birliği yapacağını duyurdu.
Geçen yıl, kaçakçı çeteler tarafından kullanılan motorların %60’ından fazlasının Çin menşeli markalar olduğu tespit edilmişti.
Bu anlaşma, ihracat, eğitim ve gıda güvenliği dâhil olmak üzere çeşitli alanları kapsayan ve iki ülke arasında imzalanan 10 anlaşmadan biri.
Başbakan, ayrıca demokrasi yanlısı aktivist Jimmy Lai’nin hapsedilmesi ve Sincan’daki Uygur azınlığa yönelik muamele gibi tartışmalı konuları da gündeme getirdiğini söyledi.
“Etkileşimin gerekçesinin bir parçası, mevcut fırsatları birlikte değerlendirebilmek – ki bunu yaptık – ama aynı zamanda anlaşmazlık yaşadığımız konuları olgun bir şekilde tartışabilmektir,” diye ekledi.
Muhafazakâr Parti’nin gölge içişleri bakanı Chris Philp ise, “Keir Starmer, ekonominin felaket yönetimini telafi etmek için Başkan Şi’nin masasından birkaç ekonomik kırıntı alabilme umuduyla Pekin’e gidip Başkan Şi’ye boyun eğiyor ve bunu yaparken ulusal güvenliğimizi pazarlık konusu ediyor,” dedi.
Philp, küçük botlarla ilgili anlaşmanın da “göstermelik” olduğunu ve geçişler üzerinde bir etkisi olmayacağını savundu.
Sir Keir, Pekin’e Britanyalı iş dünyası ve kültür temsilcilerinden oluşan bir heyetle birlikte gitti.
Şi ile görüşmesinin başında Başbakan, Çin ile “daha sofistike” bir ilişki istediklerini söyledi. Daha yakın bağların Britanya halkı için sağlayacağı faydalara vurgu yaparak,
“Yurt dışındaki gelişmeler, süpermarket raflarındaki fiyatlardan ne kadar güvende hissettiğimize kadar, ülkelerimizde olan her şeyi etkiliyor,” dedi.
Devlet Başkanı Şi, Birleşik Krallık–Çin ilişkilerinin “ülkelerimizin çıkarlarına hizmet etmeyen bazı iniş çıkışlardan geçtiğini” söylerken; Diyaloğun, “çalkantılı ve değişken” bir dünyada “zorunlu” olduğunu savundu.
Şi, önceki İşçi Partisi hükümetlerinin Çin–Birleşik Krallık ilişkilerinin gelişimine “önemli katkılar” yaptığını belirterek, iki liderin “farklılıkların üzerine çıkabilmesi” halinde “tarihin sınavından geçeceğini” ifade etti.
Görüşmenin ardından Sir Keir, hediye olarak Başkan Şi’ye geçen hafta Manchester United ile Arsenal arasında oynanan Premier Lig maçında kullanılan bir futbol topu verdi. Başbakan koyu bir Arsenal taraftarıyken, Başkan Şi’nin Manchester United’ı desteklediği bildiriliyor.
Başkan Şi, Sir Keir’e bakırdan yapılmış bir at heykeli hediye ederken, Çin Başbakanı Li Qiang da Başbakan’a üç farklı flüt armağan etti.
Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile “stratejik ortaklık” imzalayan Kanada’ya %100 gümrük vergisi uygulamakla tehdit ettiği bir dönemde, artan ticaret gerilimleri ortamında gerçekleşti.
Ziyaret muhalefet partileri tarafından eleştirildi. Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch, kendisi başbakan olsaydı bu dönemde Çin’e gitmeyeceğini söyledi.
Liberal Demokratlar’ın dış politika sözcüsü Calum Miller ise Sir Keir’in yaklaşımını “hep veren, hiç almayan” olarak nitelendirdi.
“Birçok Britanyalı şirket ve üniversite Çin’le iş yapmak istiyor, ancak Britanya halkı da başbakanın ulusal güvenliğimizi savunduğunu bilmek istiyor,” dedi.
BBC