Çinli bakan, ABD’nin “tarihin yanlış tarafında” yer alacağını söyledi.
Paris Anlaşması’na bağlılığını sürdüren en büyük üç taraf arasında yer alan Çin, Kanada ve Avrupa Birliği arasında görüşmeler başladı.
AB İklim Komiseri Wopke Hoekstra ve Kanada ile Çin’den bakanlar, 2015 tarihli iklim anlaşmasına desteklerini yeniden teyit etti.
Dünya ekonomisinin en büyük üç ekonomisinden ikisini temsil eden ve küresel GSYH’nin yaklaşık üçte birini kapsayan bu üçlü toplantı, “önümüzdeki on yılın iklim eyleminin nasıl şekilleneceğini belirlemede bir fırsat” olarak değerlendirildi. Hoekstra bu ifadeyi açılış konuşmasında kullandı.
Kanada’nın Çevre, İklim Değişikliği ve Doğa Bakanı Julie Dabrusin, iklim eyleminin küresel bir yükümlülük olmasının yanı sıra “ekonomik bir zorunluluk” olduğunu söyledi ve iklim politikalarının vatandaşların hayatındaki “somut etkisinin” gösterilmesinin önemini vurguladı.
Toplantı, Çin Ekoloji ve Çevre Bakanı Huang Runqiu’nun hatırlattığı üzere, Başkan Trump’ın ABD’yi küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlama hedefini içeren anlaşmadan ilk kez çekmesinden bu yana düzenlenen onuncu zirve oldu.
Huang, geçtiğimiz sonbaharda Brezilya’da düzenlenen COP30 iklim zirvesinde gösterilen çok taraflılığın, bu sonbaharda Türkiye’de yapılacak 31. BM iklim görüşmelerinde de sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Yeşil dönüşümün “geri döndürülemez” olduğunu ifade etti.
Washington yok
Huang, “Bu durum açıkça gösteriyor ki çok taraflı süreç, tek tek ülkelerin yokluğu nedeniyle durmayacak ya da yavaşlamayacaktır,” dedi.
Avrupa Komisyonu, bu üçlü görüşmeleri Kasım ayında Antalya’da yapılacak COP31’e giden yolda “önemli bir kilometre taşı” olarak görüyor. Hoekstra ile iki bakan, açılış konuşmalarının ardından kapalı oturumda BM zirvesini de ele alacak.
Görüşmelerde ayrıca iklim finansmanı da gündemdeydi: sanayileşmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere kaynak aktarımı meselesi, iklim müzakerelerinin en tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Hoekstra, son yıllarda Çin’in onlarca yıllık ekonomik büyümeye rağmen kendisini hâlâ “gelişmekte olan ülke” olarak görme ısrarından duyduğu hayal kırıklığını gizlemedi.
Salı günü görüşmelerde “adil geçiş” (just transition) ve uluslararası iklim iş birliğinin güçlendirilmesi ele alınacak.
Huang, “Dünya ne kadar çalkantılı ve istikrarsız olursa olsun, doğru tarafta durmanın anlamı Paris Anlaşması’na bağlı kalmak ve onu uygulamaktır” dedi.
Euractiv