GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.115.922 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.115.922 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.115.922 ₺
06 Nisan 2026 - 21:59

info@turkglobalmedia.com

Brüksel, pestisitlerde rutin yeniden onay sürecini kaldırmaya hazırlanıyor

Brüksel, pestisitlerde rutin yeniden onay sürecini kaldırmaya hazırlanıyor

Analiz
18.12.2025 21:36
TGM Haber Merkezi

Avrupa Birliği, pestisitlerin düzenli aralıklarla yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılan mevcut uygulamayı kaldırmaya yönelik kapsamlı bir düzenleyici değişikliği gündemine aldı.

Bu haberi paylaş:

Avrupa Komisyonu, glifosat gibi yaygın kullanılan pestisitlerin her beş ila on yılda bir yeniden incelenmesinin hem yavaş ilerlediğini hem de aşırı derecede siyasallaştığını savunuyor. 

Sağlık ve çevre örgütleri ise bu adımın önemli bir güvenlik mekanizmasını ortadan kaldıracağından endişe ediyor.

Komisyon, mevcut sistemin siyaseti bilimle karşı karşıya getirdiğini ve düzenleyici süreci kilitlediğini belirterek, pestisit onaylarında rutin “son kullanma tarihleri” uygulamasına son vermek istiyor. İlk bakışta bu öneri, yaygın kullanılan ürünlere erişimde belirsizliği azaltacağı gerekçesiyle hem çiftçiler hem de kimya şirketleri açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ancak düzenleme, güvenlik önlemlerinin gevşetildiği gerekçesiyle sert eleştirilere de yol açtı. Sağlık Komiseri Olivér Várhelyi’nin öncülüğünde yürütülen “basitleştirme” gündemi, özellikle çevre ve halk sağlığı örgütlerinin tepkisini çekiyor.

Avrupa Çevre Bürosu’ndan Faustine Bas-Defossez, öneriyi “çiftçilerin sağlığı, çocukların sağlığı ve gıda sistemimizin dayandığı doğa için bir ölüm fermanı” olarak nitelendirdi.

Zamanla sınırlı onaylar, bugüne kadar AB pestisit mevzuatının temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor ve maddelerin sağlık ve çevre üzerindeki etkilerine ilişkin yeni bilimsel bulgular doğrultusunda düzenli olarak yeniden değerlendirilmesini öngörüyordu. Ancak “Gıda ve Yem Güvenliği Basitleştirme Omnibüsü” olarak adlandırılan yeni paket, bu yaklaşımı büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Düzenleme kapsamında, yalnızca yüksek riskli olduğu değerlendirilen sınırlı sayıdaki pestisit yeniden değerlendirmeye tabi tutulacak. Kimyasalların büyük çoğunluğu ise artık zorunlu yenileme süreçlerinden muaf olacak.

Komisyon, mevcut yenileme döngüsünün yavaş, maliyetli ve kaynak tüketici olduğunu, bunun da düzenleyicilerin daha çevreci ve yenilikçi alternatiflere odaklanmasını engellediğini savunuyor. Yetkililere göre bu gecikmeler, “daha sürdürülebilir aktif maddelere geçişi” de sekteye uğratıyor.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ile Avrupa Kimyasallar Ajansı’nın (ECHA) iş yükünün azalmasının, kaynakların gerçekten riskli ürünlere ve alternatif çözümlere yönlendirilmesine imkân tanıyacağı belirtiliyor.

Rud Pedersen Kamu İşleri’nden Adam Sebesta, önerinin Avrupa’nın diğer bölgeler karşısında rekabet gücünü kaybettiğini açıkça kabul ettiğini söyledi. Sebesta, süresiz onaylara dönüşün, “son 20 yıldaki AB pestisit mevzuatındaki en büyük değişikliklerden biri” olacağını ifade etti.

Avusturyalı merkez sağ milletvekili Alexander Bernhuber ise düzenlemenin çiftçilere daha fazla esneklik sağlayacağını savundu. Bernhuber, “AB dışındaki bazı ülkelerde onay süreçleri üç yıl içinde tamamlanırken, bizim çiftçilerimizin yeni ürünler için on yıldan fazla beklemesi kabul edilemez” dedi.

İspat yükü tartışması

Sivil toplum kuruluşları, rutin yenileme başvurularının şirketlerin ürünlerine ilişkin yeni güvenlik verileri sunmak zorunda kaldıkları nadir anlardan biri olduğunu vurguluyor. Bu tarihlerden vazgeçilmesinin, ispat yükünü sanayiden düzenleyicilere, akademisyenlere veya sivil topluma kaydıracağı uyarısında bulunuyorlar.

PAN Europe’da pestisit risk değerlendirme uzmanı olan Salomé Roynel, bu yaklaşımın AB’nin uzun süredir benimsediği ihtiyat ilkesini tersine çevirdiğini savundu. “Bu, sistemin, zararı önceden varsaymak yerine ancak zarar kesin olarak kanıtlandığında harekete geçeceği anlamına geliyor,” dedi.

Komisyon, yılın başlarında kimyasalların basitleştirilmesine yönelik başka bir düzenleme kapsamında, kozmetik ürünlerdeki bazı kanserojen maddeler için benzer bir yaklaşım benimsemişti. Üye ülkelerden gelen tepkiler üzerine bu öneri geri çekilmişti; bu durum, pestisit reformuna verilecek olası siyasi tepkinin de işareti olarak görülüyor.

‘Çevik’ mi, ‘kontrolsüz’ mü?

Brüksel kulislerinde bazı yetkililer sorunun önerinin kendisinden ziyade nasıl kaleme alındığıyla ilgili olduğunu savunuyor. Pestisit mevzuatı üzerinde çalışan bir AB diplomatı, mevcut sistemin sanıldığı kadar etkili olmadığını, uzun inceleme döngülerinin yanlış bir güvenlik hissi yarattığını belirtti.

Diplomat, “Asıl darboğaz periyodik inceleme süreci,” diyerek daha hızlı ve veriye dayalı bir sistemin, düzenleyicilerin on yıl beklemeden tozlayıcılar üzerindeki etkiler veya nörolojik riskler gibi somut endişelere odaklanmasını sağlayabileceğini ifade etti.

Ancak diplomat, reformun ancak Komisyon’un yeni bilimsel kanıtlar ortaya çıktığında harekete geçme yükümlülüğü açıkça tanımlanırsa işe yarayacağı uyarısında bulundu. Mevcut taslakta Komisyon’un bir inceleme programı “oluşturabileceği” belirtiliyor; eleştirmenlere göre bu ifadenin daha bağlayıcı hâle getirilmesi gerekiyor.

“Eğer gerçekten çevik bir sistem istiyorsanız, Komisyon’u bu sistemi kullanmaya zorlayan net kurallar koymalısınız,” değerlendirmesinde bulundu.

Ulusal yetkililer ise öneriye daha temkinli yaklaşıyor. Finlandiya Tarım Bakanlığı’nda gıda güvenliği baş uzmanı olan Tove Jern, rutin yenileme süreçlerinin kaldırılmasının uzun süredir biriken başvuruların azaltılmasına ve potansiyel olarak daha sürdürülebilir ürünlere geçişin teşvik edilmesine katkı sağlayabileceğini söyledi. Ancak Jern, bu sonucun kesin olmadığını vurguladı.

Jern, “Daha sürdürülebilir aktif maddelere ve bitki koruma ürünlerine yönelim elbette memnuniyetle karşılanır,” dedi. 

Sonuç olarak, Komisyon’un önerisi düzenleyici süreci hızlandırma ve yenilikçi ürünlere alan açma potansiyeli taşısa da, güvenlik ve ihtiyat ilkelerinin nasıl korunacağına dair soru işaretleri yaratıyor. 

Üye ülkelerin temkinli yaklaşımı, reformun ancak güçlü denetim mekanizmaları ve açık yükümlülüklerle desteklenmesi hâlinde geniş kabul görebileceğini gösteriyor.

 

Politico

Yayınlanma: 18.12.2025 21:36
Ana Sayfaya Dön