Son iki yıl içinde Avrupa ve çevresinde Pekin adına faaliyet yürüttüğü ortaya çıkarılan en az 30 ajan tespit edildi.
Avrupa Birliği ve komşu ülkelerdeki Çin casusluğunun boyutu, farklı olaylar bir araya getirildiğinde tüm açıklığıyla ortaya çıkıyor.
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, 20 Mayıs'ta Almanya'da Çin kökenli Alman bir çiftin askeri teknolojiyle ilgili bilgileri üniversitelerden topladıkları gerekçesiyle tutuklanması oldu.
Ancak bu olay, tek başına değerlendirilmemeli. Avrupa Birliği ülkelerinde ve çevre ülkelerde gerçekleşen diğer tutuklamalarla birlikte ele alındığında, Pekin'in koordineli ve geniş ölçekli bir sızma stratejisi yürüttüğünü gösteriyor.
Son iki yıl içinde Avrupa ve yakın çevresinde yaklaşık 30 ajan ve işbirlikçi ortaya çıkarıldı. Bunların bir kısmı tutuklandı, bazıları sınır dışı edildi, diğerleri ise yargılanmayı bekliyor. Çin ise casusluk suçlamalarını geleneksel olarak reddediyor ve bunları "iftira" olarak nitelendiriyor.
Çin'in İstihbarat Stratejisi Daha Profesyonel Hale Geldi
Çin Halk Cumhuriyeti ile İlişkiler Delegasyonu Başkanı ve Avrupa Parlamentosu'nun liberal Renew Europe grubunun üyesi olan Engin Eroglu, Çin'in Avrupa'daki istihbarat stratejisinin son on yılda "çok daha profesyonel, kapsamlı ve çeşitlenmiş" hale geldiğini söylüyor.
Eroglu'ya göre Çin artık yalnızca askeri ve diplomatik sırlarla ilgilenmiyor. Hedefler arasında:
- Teknolojik yenilikler,
- Kritik altyapılar,
- Siyasi karar alma süreçleri,
- Avrupa'daki Çinli muhalif ağları
yer alıyor.
Gizli Çin Polis Karakolları
Mart ayında İtalya hükümeti, Çin diasporasına yönelik takip ve yıldırma faaliyetleri yürüttükleri gerekçesiyle sekiz Çin vatandaşını sınır dışı etti.
Bu tür faaliyetler, Çin'in yurt dışındaki "gizli polis karakolları" uygulamasını yeniden gündeme taşıdı.
2022 yılında Hollanda hükümeti, Amsterdam ve Rotterdam'da faaliyet gösteren iki gizli Çin ofisine karşı harekete geçmişti.
Olayı ortaya çıkaran Safeguard Defenders adlı sivil toplum kuruluşu, Pekin'in 53 ülkede toplam 102 yetkisiz güvenlik ofisi kurduğunu açıklamıştı. Bu ülkeler arasında İspanya da bulunuyordu.
Eroglu, Avrupa'nın "yapısal kırılganlığını" rakamlarla anlatıyor:
"Çin'in güvenlik ve istihbarat personeli sayısının çeşitli tahminlere göre 100 bin ile 800 bin arasında olduğu düşünülüyor. Buna karşılık ABD'nin yaklaşık 30 bin istihbarat görevlisi var. Avrupa Birliği ülkelerinin toplamı ise yaklaşık 35 ila 40 bin arasında."
Almanya Önemli Bir Hedef
Çin'in özellikle:
- Yarı iletken teknolojileri,
- Yapay zekâ,
- İleri araştırma projeleri
gibi geleceğin sektörlerine ilgi gösterdiği belirtiliyor.
Eroglu'ya göre güçlü sanayi ve araştırma altyapısı nedeniyle Almanya hâlâ Pekin'in öncelikli hedeflerinden biri.
Nitekim Nisan 2024'te Almanya'da aşırı sağcı AfD partisinden Avrupa Parlamentosu üyesi Maximilian Krah'ın yardımcısı Jiang G., Çin adına casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
Aynı dönemde Thomas R., Ina R. ve Herwig isimli üç Alman vatandaşının da askeri ve bilimsel teknolojik bilgileri yasa dışı şekilde Çin'e aktardıkları öne sürüldü.
Soruşturmalara göre söz konusu kişiler kamu fonlarıyla desteklenen araştırma projelerini kullanarak Çin'in deniz savaş kapasitesine katkı sağlayabilecek bilgiler topluyordu.
Huawei ve Avrupa Parlamentosu
Gelişmiş teknolojiler aynı zamanda rüşvet ve nüfuz operasyonları için de verimli bir alan oluşturuyor.
Mart 2025'te yaklaşık 100 Belçikalı polis, Çinli teknoloji devi Huawei'nin Brüksel ofislerine ve 20'den fazla lobicinin evine baskın düzenledi.
Belçika'da aralarında Huawei'nin üst düzey bir yöneticisinin de bulunduğu en az sekiz kişi hakkında suçlama yöneltildi.
İddialara göre amaç, Avrupa'da Çin menşeli 5G teknolojisine yönelik olası yasakları engellemekti.
Belçika savcılığı ayrıca beş Avrupa Parlamentosu üyesinin dokunulmazlığının kaldırılmasını talep etti.
Belçika'daki Siyasi Etki Operasyonları
Belçika, Pekin'in Avrupa siyasetindeki nüfuz girişimlerine yabancı değil.
2023 yılında yapılan ortak bir araştırma, aşırı sağcı Flaman partisi Vlaams Belang'ın eski siyasetçisi Frank Creyelman'ın 2019-2022 yılları arasında Çin'den ödeme aldığını ortaya koydu.
İddialara göre Creyelman:
- Uygur Türkleriyle ilgili tartışmalar,
- Hong Kong'daki demokrasi yanlısı protestolar
gibi konularda hem Belçika'yı hem de Avrupa Birliği'ni etkilemeye çalıştı.
Skandalın ardından partiden ihraç edildi.
NATO Güvenlik Yetkili Yunan Albay
Geleneksel casusluk faaliyetleri de sürüyor.
5 Şubat'ta Yunanistan'da Hava Kuvvetleri Albayı Christos Flessas, Çin'e stratejik öneme sahip bilgiler aktardığı suçlamasıyla tutuklandı.
54 yaşındaki subayın üst düzey NATO güvenlik yetkisine sahip olduğu ve son derece hassas bilgilere erişebildiği belirtildi.
Yunan basınına göre ihbar CIA'den geldi.
Yunan İstihbarat Servisi (EYP), aylar süren takibin ardından operasyon düzenledi.
Başlangıçta suçlamaları reddeden Flessas, kendisine Çinli bağlantısı tarafından verilen şifreli telefon bulununca itirafta bulundu.
Soruşturma, Avrupa'daki benzer vakalarda görülen yöntemleri ortaya koydu:
- İlk temas LinkedIn üzerinden kuruluyor,
- Şüpheli Çin'e davet ediliyor,
- Bilgi karşılığında yuan veya kripto para ödeniyor.
Fransa'da Starlink Operasyonu
Aynı gün Fransa'da da dikkat çekici bir operasyon gerçekleştirildi.
Mühendis olarak yasal şekilde ülkeye giriş yapan iki Çinli teknisyen gözaltına alındı.
Fransa'da yaşayan iki Çin kökenli kişi ise lojistik destek sağlamakla suçlandı.
Savcılığa göre amaç:
- Starlink uydu haberleşmesini,
- Askeri veri iletişimini
izlemek ve elde edilen bilgileri Çin'e aktarmaktı.
Şüphelilerin hatası, kiraladıkları evin bahçesine iki metre çapında bir uydu anteni kurmaları oldu.
Anten bölgede internet kesintilerine yol açınca komşular yetkililere haber verdi.
Sanıklar 15 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya.
Polonya'da Çin'e Karşı Sertleşen Tutum
Polonya'da dönüm noktası 2019 yılında yaşandı.
Huawei yöneticisi Wang Weijing ile eski Polonyalı istihbarat görevlisi Piotr Durbajlo casusluk suçlamalarıyla tutuklandı.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra Varşova yönetimi karşı casusluk faaliyetlerini önemli ölçüde artırdı.
Şubat ayında Avrupa tutuklama emri bulunan Karadağ vatandaşı bir kişi Varşova Havalimanı'nda yakalandı.
Şüphelinin Litvanya'dan elde ettiği bilgileri Çin'e aktardığı öne sürüldü.
Polonya ayrıca Çin yapımı araçların askeri tesislere girişini kısıtlayan önlemleri onayladı.
Limanlar ve Elektrikli Araçlar Yeni Endişe Alanları
Washington merkezli düşünce kuruluşu CSIS (Center for Strategic and International Studies) uzmanlarından Henrietta Levin, Avrupa Birliği'nin önceliğinin NATO açısından kritik altyapıları korumak olması gerektiğini söylüyor.
Bu altyapılar arasında:
- Limanlar,
- Su sistemleri,
- Elektrik şebekeleri,
- Haberleşme ağları
bulunuyor.
Çin'in 2016 yılında Yunanistan'ın en büyük limanı olan ve Doğu Avrupa'nın önemli dağıtım merkezlerinden biri sayılan Port of Piraeus'un hisselerinin %67'sini satın alması bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Levin ayrıca elektrikli araçların da güvenlik boyutuyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor:
"Çin'in 2021'de Tesla araçlarının bazı hassas bölgelerde kullanımını kısıtlaması, bu teknolojinin ne kadar stratejik görüldüğünü gösteriyor. Sonuçta bunlar tekerlekler üzerinde hareket eden bilgisayarlar."
Birleşik Krallık'ta Sert Mücadele
Çin'in en yoğun karşı istihbarat baskısıyla karşılaştığı ülkelerden biri de Birleşik Krallık.
Bu ay sonuçlanan bir davada eski bir göçmenlik memuru ile bağlantılı olduğu kişi Çin istihbaratı adına çalışmaktan suçlu bulundu.
İkili, göçmenlik veri tabanlarını kullanarak Hong Konglu demokrasi yanlısı aktivistleri takip etmekle suçlanıyordu.
Mart ayında ise İşçi Partisi milletvekili Joani Reid'in eşi David Taylor da Çin adına casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
2023 yılında Ken McCallum, parlamentoya yaptığı açıklamada yaklaşık 20 bin kişinin Çinli ajanlar tarafından bilgi elde etmek amacıyla çeşitli şekillerde hedef alındığını söylemişti.
İspanya Temkinli Davranıyor
Bazı Avrupa Birliği ülkeleri, Çin bağlantılı casusluk vakalarını kamuoyuna duyurma konusunda daha ihtiyatlı davranıyor.
İspanya'da şu ana kadar Çin adına casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanan herhangi bir kişinin kamuoyuna açıklanmadığı belirtiliyor.
İspanyol istihbarat kaynakları ise Çin destekli gelişmiş siber tehdit gruplarının (APT) Rus ve Kuzey Koreli gruplarla birlikte dünyanın en aktif yapıları arasında yer aldığını kabul ediyor.
Avrupa'nın Önündeki Sınav
Uzmanlara göre Avrupa'nın karşı karşıya olduğu temel mesele artık yalnızca casusları tespit etmek değil.
Asıl sorun, ekonomik ilişkileri sürdürürken:
- egemenliği koruyabilmek,
- kritik altyapıları güvence altına alabilmek,
- ortak bir Avrupa savunma ve karşı istihbarat yaklaşımı geliştirebilmek.
Henrietta Levin'in ifadesiyle:
"Çin, egemenliğini savunmaya istekli olmayan hükümetleri ciddiye almaz."
Bu nedenle Avrupa Birliği'nin önündeki en büyük sınav, ekonomik gücünü zayıflatmadan ortak bir güvenlik kalkanı oluşturabilmek olarak görülüyor.
El Pais