Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkenin en üst düzey askeri komutanının görevden alınmasıyla sonuçlanan son soruşturmaya kamuoyu önünde nadir bir atıfta bulundu.
Şi’nin ordudaki en yakın müttefiki olarak görülen General Zhang Youxia, ocak ayında görevinden alındı.
Zhang, “disiplin ve yasaların ciddi ihlaliyle” suçlandı. Aslında bu ifade genellikle yolsuzluk için kullanılan örtmeceli bir tanım olarak biliniyor.
Salı günü sanal bir konuşma yapan Şi, geçen yılın “olağan dışı ve sıra dışı” olduğunu söyledi ve ordunun “yolsuzlukla mücadelede devrim niteliğinde bir sınavdan geçtiğini” ifade etti.
İktidara geldiğinden bu yana Şi, birçok yolsuzlukla mücadele kampanyası başlattı. Eleştirmenler, bu kampanyaların siyasi rakipleri tasfiye etmek için de kullanıldığını öne sürüyor.
Şi, salı günkü açıklamalarında Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) “çeşitli risk ve zorlukları” etkili biçimde ele aldığını ve ordudaki birçok kişinin “derinlemesine siyasi düzeltme sürecinden” geçtiğini de söyledi.
Şi ayrıca PLA askerlerinin “Parti’ye sadık olduklarını… ve kendilerini yetkin ve güvenilir olarak kanıtladıklarını” belirtti.
Son açıklamalar, Şi’nin PLA’ya yönelik yıllık Çin Yeni Yılı mesajının bir parçası olarak geldi. Bu, 2022’den bu yana yıllık mesajında yolsuzluğa ilk kez değinmesi oldu.
75 yaşındaki Zhang, tasfiye edildiği sırada Şi’nin başkanlık ettiği güçlü Merkez Askeri Komisyonu’nun (CMC) başkan yardımcısıydı. Zhang ile birlikte bir diğer üst düzey subay olan General Liu Zhenli de görevden alındı.
Son tasfiye dalgası, Ekim 2025’te aralarında bazı CMC üyelerinin de bulunduğu dokuz üst düzey generalin görevden alınmasıyla sonuçlanan başka bir soruşturmanın ardından geldi. Yetkililer o dönemde de tasfiyelerin yolsuzlukla mücadele kampanyasının parçası olduğunu açıklamıştı.
Kayıtlar, son üç yılda 14 tam rütbeli generalin görevden alındığını ya da soruşturma altına alındığını gösteriyor.
Son tasfiyeler, yedi üyeli CMC’yi yalnızca iki kişiye düşürdü — bunlardan biri Şi’nin kendisi.
Şi’nin son açıklamaları son derece sıra dışı olarak değerlendiriliyor.
Şi basın toplantıları düzenlemez ya da sıkı denetim altındaki Çin medyasına bile röportaj vermez.
Ancak zaman zaman halka ve özellikle Parti kadrolarına, yaptıklarının bir mantığı olduğunu göstermek zorunda kalıyor.
Tasfiyeler hakkında konuşmasının, özellikle son dalganın ordunun kısa vadede savaşma ve kazanma kapasitesini etkilemiş olabileceği düşünüldüğünde, bir planın yürürlükte olduğuna dair güven vermeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Şi, yolsuzlukla mücadeleyi yönetiminin temel sütunlarından biri haline getirdiği gibi bunu Komünist Parti için “en büyük tehdit” olarak nitelendirerek mücadelenin “ciddi ve karmaşık” olmaya devam ettiğini de belirtiyor.
Singapur Ulusal Üniversitesi’nden Profesör Chong Ja Ian ise bu konuda yaptığı kısa açıklamada şöyle konuştu:
“Tasfiyelerle ilgili kullanılan dil, içeride tam olarak ne olup bittiğine dair fazla ayrıntı sunmuyor; bunun gerçekten yolsuzluk mu, siyasi mücadele mi, açık bir tasfiye mi yoksa başka bir şey mi olduğu belirsiz.”
Chong, “Tasfiyelere ilişkin kamuoyuna yapılan açıklamalar büyük olasılıkla dışarıdan çok Çin Komünist Partisi’nin iç kamuoyuna yönelik bir sinyal niteliğinde.
Bu mesajlar, ister yolsuzluk ister Şi’nin o anki tercihlerini yeterince yakından takip etmemek olsun, ağır sonuçlar doğurabileceğini ima ediyor” dedi.
BBC