İngiliz Başbakan Keir Starmer, Çin tarafından "asılsız ithamlarda bulunmakla" suçlandı.
Çin, başbakanın Pekin ile görüşeceğini ancak Çin'in ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğu konusunda uyardığını söylemesinden bir gün sonra Salı günü (2 Aralık) İngiliz Keir Starmer'ı "asılsız ithamlarda bulunmakla" suçladı.
İngiliz hükümetinin dünyanın ikinci büyük ekonomisiyle ilişkileri yeniden tesis etme girişimlerine rağmen, casusluk suçlamaları ve eski bir İngiliz kolonisi olan Hong Kong'un kaderi konusundaki gerginlikler nedeniyle ilişkiler gerginliğini sürdürüyor.
Starmer, Kasım 2024'te altı yıldan uzun bir süre sonra Çin lideri Xi Jinping ile görüşen ilk İngiliz başbakanı oldu ve bu, ilişkilerin düzeldiğinin bir işaretiydi.
Ancak Pazartesi günü düzenlenen yıllık Belediye Başkanı Yemeği'nde konuşan Starmer, Çin'in "gerçek ulusal güvenlik tehditleri oluşturduğunu" söyledi ve Londra'nın Pekin ile insan hakları sorunlarını gündeme getirmeye devam edeceğini belirtti.
Londra'daki Çin Büyükelçiliği, "İngiliz tarafının Çin'i asılsız bir şekilde suçlayan ve Çin'in içişlerine müdahale eden açıklamalarına kesinlikle karşı çıkıyoruz" dedi.
"Çin'in kalkınması hiçbir ulus için tehdit oluşturmuyor" ifadesini kullanan Çinli Hükümet Yetkilileri, Starmer'ın sözlerinin "hatalı" olduğunu da ekledi.
Son birkaç aylık süreçte dengesiz bir biçimde devam eden ilişkiler içerisinde; Starmer Pazartesi günü, ülkesinin Çin politikasının artık "bir yandan kararsız" bir şekilde ilerlemeyeceğine söz vermesiyle başlayan iyileşme eğilimi, Çin ile ilişki kuramamayı "görev ihmali" olarak nitelendiren, "ciddi bir yaklaşım" çağrısında bulunmasıyla olumlu bir yöne evrilmişti.
Bu süreçte Başbakan, "Kendinizi korurken bir ülkeyle çalışabilir ve ticaret yapabilirsiniz" şeklinde görüş belirtmişti.
Çin ile ticaret, nükleer silahların yayılması, yapay zekâ, iklim değişikliği ve diğer konularda etkileşim kurmaya çalışacağını söyleyen Starmer, aynı zamanda güvenlik güçlerine Pekin'in oluşturduğu güvenlik tehdidini caydırmak için güncel yetkiler ve araçlar sağlama sözü de vermişti.
Ancak Kasım ayında İngiltere'nin iç istihbarat teşkilatı, Çinli casusların, insan avcısı kılığında, çevrimiçi olarak parlamenterleri hedef aldığı konusunda uyarıda bulunmasıyla ilişkiler yeniden gerilmişti.
Sürecin bu duruma gelmesinin kronolojik dökümü ise şu şekilde gerçekleşti:
İngiliz savcısının, biri eski parlamento araştırmacısı olan ve Çin adına casusluk yapmakla suçlanan iki kişiye karşı açılan siyasi içerikli ve kamuoyunda yankı uyandıran davayı düşürmesinin ardından geldi.
Çin, her iki durumda da iddiaları reddetti.
Londra'da büyük bir Çin büyükelçiliği açılması önerisi de güvenlik ve insan hakları endişelerini tetikledi.
İngiltere hükümetinin büyükelçilik için izin verip vermeyeceğine 10 Aralık'a kadar karar vermesi bekleniyor.
Starmer ayrıca, İngiltere'nin "Hong Kong'da özgürlüğün kısıtlanması" da dahil olmak üzere insan hakları endişelerini Pekin'e iletmeye devam edeceğini söyledi.
Çin büyükelçiliği Salı günü yaptığı açıklamada, Hong Kong meselelerinin Çin'in "iç işleri" olduğunu söyledi.
Büyükelçilik, "İngiltere'nin asılsız açıklamalar yapma veya uygunsuz müdahalelerde bulunma yetkisi veya hakkı yoktur" dedi.
Channel News Asia