EPP’nin Fransa Cumhurbaşkanı Adayı, AB Yargıçlarını “Gizli Federalizm” Yürütmekle Suçladı
Fransız muhafazakâr siyasetçi, cumhurbaşkanlığı kampanyasının merkezine AB hukukunun üstünlüğüne meydan okumayı yerleştiriyor.
Fransa’da cumhurbaşkanlığına aday olan muhafazakâr siyasetçi Bruno Retailleau, Avrupa Birliği’nin en yüksek mahkemesini “gizli federalizm” yürütmekle suçladı.
Muhafazakâr Cumhuriyetçiler (Les Républicains – LR) partisinin lideri Retailleau, Le Monde gazetesine verdiği röportajda, Avrupa projesinin İkinci Dünya Savaşı sonrasında ulusları uzlaştırmak ve barışı güvence altına almak şeklindeki başlangıçtaki amacından uzaklaştığını savundu.
Retailleau, Avrupa Birliği Adalet Divanını (ABAD) özellikle hedef alarak, “Avrupa’yla ilgili sorun, insanlara demokrasinin etrafından dolaşıldığı izlenimini vermiş olmasıdır” dedi.
Mahkemenin, “gizli federalizm” biçiminde, antlaşmalara “söylemedikleri şeyleri söyletmeye” çalıştığını ileri sürdü.
Retailleau, AB hukukunun üstünlüğüne karşı çıkmayı 2027 cumhurbaşkanlığı kampanyasının temel unsurlarından biri hâline getirdi.
Retailleau, AB hukukunun Fransız mevzuatının üzerinde, ancak Fransa Anayasası’nın altında kalması gerektiğini söyledi. Ayrıca AB hukukunun, ancak anayasa hükümlerine uygun olduğu durumlarda üstün tutulması gerektiğini savundu.
Retailleau, bu hafta Toulouse’da düzenlenen kongrede Avrupa Parlamentosunun en büyük Avrupa çapındaki siyasi partisi olan Avrupa Halk Partisinin (EPP) desteğini aldı. Bu destek, EPP’nin Avrupa yanlısı siyasetiyle görünürde çelişiyor.
Retailleau’nun yaklaşımı, EPP açısından daha geniş bir ikilemi yansıtıyor: Geleneksel olarak güçlü biçimde desteklediği AB’nin hukuki ve kurumsal düzenini zayıflatmadan, ulusal egemenliğe giderek daha fazla vurgu yapan muhafazakâr siyasetçileri nasıl bünyesinde barındıracak?
Fransız siyasetçi, planlarının Marine Le Pen’in aşırı sağcı Ulusal Birlik (Rassemblement National – RN) partisinin yaklaşımıyla karıştırılmaması gerektiğinde ısrar etti. Le Pen’in partisi, AB bütçesine daha az katkıda bulunma tehdidinde bulunmuştu. Retailleau’ya göre bu yaklaşım, “hukuki bir Frexit”, yani Fransa’nın birlikten fiilen ayrılması anlamına geliyor.
Eski içişleri bakanı Retailleau, AB’nin “Yahudi-Hristiyan köklerini” yeniden keşfetmesini, sınırlarını savunmasını ve teknokratik, düzenlemelere dayalı modelden uzaklaşarak sanayi gücüne ve dış rekabete karşı korumaya yönelmesini istiyor.
Retailleau, Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin ilk kamuoyu yoklamalarında öne çıkmakta zorlanıyor. Eski başbakan ve AB yanlısı Édouard Philippe ile aşırı sağcı aday Le Pen arasında sıkışmış durumda.
Retailleau’nun egemenlik ve göç konularındaki daha sert tutumu, bir yandan Le Pen’e yönelen muhafazakâr seçmenleri geri kazanmayı, diğer yandan da kendisini Philippe’ten ayırmayı amaçlıyor gibi görünüyor.
Retailleau, Philippe’i Emmanuel Macron’un teknokratik merkez siyasetinin mirasçısı olarak tanımlıyor ve seçmenlerin kaygılarına yeterince dikkat etmediğini savunuyor.
Retailleau’nun ekibinden bir yetkili, Rapporteur’a yaptığı açıklamada, “Sağ siyaset, artık Fransızların isteklerini yansıtmayan bir tür Avrupa hayranı çizgiyi uzun süre izledi” dedi.
Yetkili, Ortak Tarım Politikası gibi somut faydaların, özellikle göç konusunda algılanan olumsuzluklar karşısında artık “ağırlığını kaybettiğini” savundu.
Yetkili ayrıca Retailleau’nun bu açıdan zaman zaman EPP ana akımından çok İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye yakın hissettiğini belirtti.
EPP, hem Avrupa Komisyonunda hem de Avrupa Parlamentosunda belirleyici konumda bulunuyor. Bununla birlikte yetkili, Retailleau’nun asıl hedefinin Le Pen’e yönelen seçmenleri geri kazanmak olduğunu vurguladı.
Yetkili, “Bu seçmenlerle konuşmamız gerekiyor; çünkü onları geri kazanabilecek siyasi merkezin içindeki tek güç biziz” dedi.
Rapporteur