GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 43,6681 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.093,19 ₺ BTC: 3.114.223 ₺ 🇺🇸USD: 43,6681 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.093,19 ₺ BTC: 3.114.223 ₺ 🇺🇸USD: 43,6681 ₺ 🇪🇺EUR: 51,5464 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.093,19 ₺ BTC: 3.114.223 ₺
09 Şubat 2026 - 02:15

info@turkglobalmedia.com

Grönland krizi sırasında, ABD ürünlerini boykot etmeye yönelik geliştirilen mobil uygulamalar ilgi görmeye devam ediyor

Grönland krizi sırasında, ABD ürünlerini boykot etmeye yönelik geliştirilen mobil uygulamalar ilgi görmeye devam ediyor

Teknoloji
08.02.2026 16:34
TGM Haber Merkezi

Amerikan mallarını tespit etmeye ve boykot etmeye yardımcı olmak için tasarlanan mobil uygulamaların geliştiricileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerindeki tasarruflarına ilişkin son gerilimlerin ardından Danimarka’da ve başka ülkelerde ilginin arttığını söylediler.

Bu haberi paylaş:

“Made O’Meter” adlı uygulamanın yaratıcısı Ian Rosenfeldt, Ocak ayı sonlarında yaşanan transatlantik diplomatik krizin zirve yaptığı üç gün içinde ücretsiz uygulamanın yaklaşık 30 bin kez indirildiğini söyledi. 

Uygulama, mart ayında piyasaya sürülmesinden bu yana toplamda 100 binden fazla indirildi.

Uygulamalar pratik destek sunuyor

Kopenhag’da yaşayan ve dijital pazarlama alanında çalışan Rosenfeldt, benzer düşüncedeki Danimarkalıların ABD ürünlerini boykot etmeyi umduğu bir Facebook grubuna katıldıktan sonra, bir yıl önce uygulamayı geliştirmeye karar verdiğini söyledi.

53 yaşındaki Rosenfeldt, “Birçok insan hayal kırıklığı içindeydi ve ‘Bunu pratikte nasıl yapabiliriz?’ diye düşünüyordu” diye hatırlattı. 

“Bir barkod tarayıcı kullandığınızda, bir ürünün gerçekten Amerikan mı, Danimarka malı mı olduğunu görmek zor. Bunu bilmiyorsanız, bilinçli bir tercih yapamazsınız.”

“Made O’Meter”ın en son sürümü, yapay zekâ kullanarak aynı anda birden fazla ürünü tanımlıyor ve analiz ediyor, ardından Avrupa’da üretilmiş benzer alternatifleri öneriyor. 

Kullanıcılar “ABD merkezli markalar olmasın” ya da “Sadece AB merkezli markalar” gibi tercihler belirleyebiliyor. Uygulama yüzde 95’in üzerinde doğruluk oranı iddia ediyor.

Rosenfeldt, Kopenhag’daki bir markette yaptığı tanıtım sırasında verdiği demeçte, “Yapay zekâ kullanarak bir ürünün fotoğrafını çekebiliyorsunuz ve bu sistem ürünle ilgili birçok düzeyde doğru bilgiyi bulmak için derinlemesine bir analiz yapıyor” dedi. “Bu sayede, sizin için doğru olduğunu düşündüğünüz kararları alabilmeniz için gerekli bilgiye sahip oluyorsunuz.”

“Bir müttefiki kaybetmek”

Uygulama ilk piyasaya sürüldüğünde indirme sayısında bir artış yaşandı, ancak daha sonra kullanım azaldı. Bu durum, Trump’ın geçen ay Danimarka’ya bağlı yarı özerk, stratejik ve mineral açısından zengin bir Arktik ada olan Grönland’ı ABD’nin elde etmesi gerektiğine dair söylemini sertleştirmesine kadar sürdü.

Kullanım, 23 Ocak’ta zirve yaptı; bir günde yaklaşık 40 bin tarama yapıldı. Geçen yaz bu sayı günlük yaklaşık 500’dü. Kullanım daha sonra yeniden düştü, ancak Rosenfeldt’e göre bu hafta hâlâ günde yaklaşık 5 bin tarama yapılıyor. 

Rosenfeldt, “Made O’Meter”ın Danimarka’da 20 binden fazla kişi tarafından kullanıldığını, ayrıca Almanya, İspanya, İtalya ve hatta Venezuela’daki kullanıcıların da uygulamayı indirdiğini belirtti.

“Bu çok daha kişisel bir hâl aldı” diyen Rosenfeldt, “bir müttefiki ve bir dostu kaybetmekten” söz etti.

Trump, ocak ayında Grönland’ın kontrolüne yönelik çağrılarına karşı çıkan Danimarka ve yedi diğer Avrupa ülkesine yeni gümrük tarifeleri uygulayacağını açıklamıştı. 

Ancak NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin arabuluculuğuyla mineral açısından zengin Grönland’a erişim konusunda bir “çerçeve” anlaşmaya varıldığını söylemesinin ardından tehditlerini aniden geri çekmişti. Bu anlaşmanın ayrıntılarına dair çok az bilgi kamuoyuna yansıdı.

ABD, ocak ayı sonlarında Danimarka ve Grönland ile bir Arktik güvenlik anlaşması hazırlamak üzere teknik görüşmelere başladı. Danimarka ve Grönland, egemenliğin müzakere konusu olmadığını vurguluyor.

Rosenfeldt, bu tür boykotların ABD ekonomisine zarar vermeyeceğinin farkında olduğunu, ancak süpermarketlere bir mesaj göndermeyi ve Avrupalı üreticilere daha fazla bağımlılığı teşvik etmeyi umduğunu söyledi.

“Belki bir sinyal gönderebiliriz, insanlar dinler ve bir değişim yaratabiliriz” diye ekledi.

Protesto büyük ölçüde sembolik olabilir

Bir diğer Danimarka uygulaması olan “NonUSA”, şubat ayı başında 100 bin indirme sayısını aştı. Uygulamanın geliştiricilerinden 21 yaşındaki Jonas Pipper, 21 Ocak’ta 25 binden fazla indirme gerçekleştiğini ve bir noktada dakikada 526 ürün taraması yapıldığını söyledi. Kullanıcıların yaklaşık 46 bini Danimarka’da, yaklaşık 10 bini ise Almanya’da bulunuyor.

Pipper, “Bazı kullanıcıların üzerlerindeki baskının biraz azaldığını hissettiklerini fark ettik” dedi. “Bu durumda gücü bir nebze geri kazandıklarını hissediyorlar.”

Ancak bu tür uygulamaların pratikte ne kadar etkili olacağı tartışmalı.

Kopenhag Üniversitesi’nde ekonomi alanında doçent olan Christina Gravert, Danimarka’daki market raflarında aslında çok az sayıda ABD ürünü bulunduğunu, bunun oranının “yaklaşık yüzde 1 ila 3” olduğunu söyledi. Örneğin kuruyemişler, şaraplar ve şekerlemeler. 

Buna karşılık, Danimarka’da Apple iPhone’lardan Microsoft Office araçlarına kadar Amerikan teknolojisinin yaygın biçimde kullanıldığını belirtti. “Gerçekten bir etki yaratmak istiyorsanız, oradan başlamalısınız” dedi.

Ayrıca “Made O’Meter” ve “NonUSA” uygulamalarının da Apple App Store ve Google Play Store üzerinden indirildiğine dikkat çekti.

Davranışsal ekonomi alanında uzman olan Gravert, bu tür boykot kampanyalarının genellikle kısa ömürlü olduğunu ve gerçek değişimin çoğu zaman bireysel tüketicilerden ziyade örgütlü çabalar gerektirdiğini söyledi.

“Büyük süpermarket zincirleri için ‘Tamam, tüketiciler bu ürünleri almak istemiyor, biz de raflardan kaldırıyoruz’ demek ilginç olabilir” dedi. “Büyük şirketleri düşündüğünüzde, bu durum yaptıkları ithalat üzerinde bir tür etki yaratabilir.”

Yakın zamanda bir sabah, Kopenhag’daki bir marketten çıkan alışverişçilerin görüşleri bölünmüştü.

68 yaşındaki emekli deniz subayı Morten Nielsen, “Boykot ediyoruz ama tüm Amerikan mallarını bilmiyoruz. Bu yüzden daha çok bilinen markaları hedef alıyoruz. Bu kişisel bir his… Bir şey yaptığımızı düşünüyoruz, çok fazla bir şey yapmadığımızı bilsek bile.” diyor.

63 yaşındaki emekli Charlotte Fuglsang ise, “Amerika’yı seviyorum, Amerika’ya seyahat etmeyi seviyorum” dedi. “Bu şekilde protesto etmemiz gerektiğini düşünmüyorum.” şeklinde görüşlerini belirtiyor.

 

 

AP News

Yayınlanma: 08.02.2026 16:34
Ana Sayfaya Dön